Depresyon

Bu konu hakkında uzun zamandır yazmak istiyordum ama düşüncelerimi toparlayamadım. Bir de o anları hatırlamak bana korkutucu geldi. Ama şu an hazırım. Depresyon dönemim hayatımda her şeyin normal gittiği bir an da yakaladı beni. Sorunum yoktu. Şimdikinden daha gençtim. Üniversiteyi kazanmışım. Yeni bir hayat vardı önümde. Ailemle biraz aramız bozuktu. Özellikle babamla aram pek iyi değildi. Ama şu an hepsinin gençlikten kaynaklandığını düşünüyorum. Her şey normal bir şekilde ilerlerken kendimi çok yalnız hissetmeye başladım. Ama ne yalnızlık. Hiç bir şeyden tat almamaya başladım. Geceleri uyuyamamaya başladım. Okula gitmemeye başladım. Arkadaşlarımla buluşmamaya başladım. Hatta odamdan çıkmamaya başladım. Her şeyden nefret edecek duruma gelmiştim. En önemlisi kendimden nefret ediyordum. Nefes almamdan, yaşamamdan. Sürekli sessiz kalmak istiyordum. İletişimimi kesmek istiyordum hayatla. Sanırım bunu denemek en çok istediğim şeydi. Ölmeyi denemek. Aklımda sürekli bu vardı. Arkadaşlarım da hal böyle olunca teker teker arkasını döndü bana. Ben bu şekilde yapmazdım ama yapmalarını da anlıyorum. Şen, şakrak insan gidince bu halime katlanamadılar. Neyse olsun deyip unutmak istedim çekip gidişlerini ama koyuyor insana. Sanırım daha 19 yaşındaydım. Tek bir arkadaşım kalmamıştı yanımda. Sonra insanlardan nefret etmeye başladım. Hepsinden uzak olmak istedim. Doktora gidiyoruz dünya kadar ilaç veriyor ve uyutuyordu hepsi beni. Sürekli titriyordum çok iyi hatırlıyorum. Yer ayağımın altından sürekli kayıyordu. Sonra felaketler ardı ardına gelmeye başladı önce vertigo oldum. Vertigo şiddetli baş dönmesi demek. Kulaktan kaynaklanıyor. Sonrada epilepsi hastası oldum. Yolda yürürken atak geçirmeler mi dersiniz yere baktım diye düşmeler mi. Okula doğru düzgün gidemedim. Ama niyetim hep vardı. Depresyon tüm hücrelerime işlemişti. Sürekli atak ve baş dönmesine maruz kaldığım için daha da kapandım içime. Sabahları uyanmamak için yalvardığımı hatırlıyorum. Bu arada çok şey vardır anlatacağım ama ilaçlar çoğunu unuturmuş. Günde 18 ilaç kullanıyordum. Vitaminler, demir hapları, vertigo ilaçları, depresyon ilaçları ve epilepsi ilaçları. Hal böyle olunca ilaçlardan da aşırı tiksinmiştim. Bu dönem yani depresyon dönemi bir yıldan uzun sürdü. Yanımda sadece ailemin desteğini gördüm. O zamandan beri insanlardan uzak durmaya başladım. Pek arkadaşım olmaz çünkü en sahtelerine denk geldim. Anlayacağınız yeni biriyle tanışsam bile berlin duvarı olan duvarımı hep ördüm ve örüyorum. Sanırım kendimi koruyorum. Bir gün annem yanıma geldi ve benim için toparla diye beynime girmeye çalıştı. İkimizde hüngür hüngür ağladık bunu hatırlıyorum. Sonra babamla aramız düzeldi. O zamandan beri de asla bozulmadı. Çok zor zamanlardı. Yemek yemememe rağmen ilaçlar yüzünden 10 kilo almıştım. Kafam kocaman olmuştu. Aynaya bakmıyordum. Gözaltlarım mosmor ellerim sürekli titriyor. Bir gün okula gitmiştim kızın biri madde bağımlısı mısın demişti gülerek bana. Güldüğümü ve sadece hayır dediğimi hatırlıyorum. Şimdi olsa kesin yerin dibine sokardım onu. İnsanlar çok sert. İnsanlar acımasız. Bunu anladım en dibi gördüğüm o dönemde. Sonra elimi eteğimi çektim çoğu şeyden, içinde insan olan çoğu şeyden. Ailem için ayakta dimdik kalmaya gayret gösterdim ve kendim için. Olduğum insan için. Okulda çok atak geçirdim çok rahatsızlandım ama dayandım. Dayanmam lazımdı, çünkü zaten ölmüyordum. Sonuç olarak o karanlıktan çıktım ama bir yıldan uzun sürdü. Beni benden aldı ama en sonunda kendimi ondan aldım. Şimdi o karanlıktan çıksam da siyahı hala seviyorum. Hayatı, ailemi ve iyi olan tüm her şeyi seviyorum. Kendim gibi birini görünce ona elimden gelen yardımı yapmak istiyorum. Hem nörolojik hem de psikolojik her rahatsızlık kanını emiyor insanın. Bunu çok iyi biliyorum. Daha çok şey yazabilirim ama sanırım özeti bu şekilde. Ailem ve kendim için o çukurdan çıkma kararı aldım. Kendi bitmiş halime defalarca baktım aynada. Sonra da kendim için ayağa kalkmam gerektiğine karar verdim. Çünkü kendimden başka kimseye zararım dokunmadı. O nedenle artık kendime zarar vermek yanlış gelmeye başladı bana. Sonra ailem geldi gözümün önüne. O nedenle pes etmedim. İlaçlara tutundum, hava almaya çıktım. Aileme kocaman sarıldım ve pes etmedim. Siz de karanlıktaysanız asla pes etmeyin. Güçlendikçe hayata karışan bir şiir, bir beste olacaksınız. İnanın bana.

Kendinizi sevin ve asla vazgeçmeyin diye boşuna demiyorum. Sarılın kendinize sımsıkı. Kimse olmasa da yanınızda kendiniz için ayakta kalın. Sonra çok ama çok güçlü olacaksınız. Kefilim buna. Kendimi sevdikçe sevilesi her şey daha çok gözüktü gözüme. Kendinizi hep daha çok sevin. Sizi seven ve her daim yanınızda olanlara sırtınızı çevirmeyin. Göreceksiniz bu hayattaki savaşlarımızda kazanan taraf biz olacağız. Kazanmaya geldik!!

Asla vazgeçmeyin. Güçlendikçe asıl ilaç siz olacaksınız. Belki de bir sürü insanın kalbine dokunacaksınız. Ben dokundum ordan biliyorum.

Sevgilerimle.

Depresyon sonrası bana açılan bir kapı gibi ondan bunu da eklemek istedim buraya

Yazar: Burcunuzbenim

anlatıyorum

“Depresyon” için 2 yorum

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: