Yaz gibi bir gün

Yazı çok seviyorum. Bana sadece sıcaklık değil de müzikli bir anı, edilen sohbetleri, kahkahaları, iğrenç ama komik espirileri, geç saatleri, sarhoşlukları, kahve kalmadığını hatırlayıp açık tekel aramayı falan hatırlatıyor. Bambaşka bir şey benim için. Sanki her yaz geldiğinde 18 yaşındaymışım gibi hissediyorum. Belkide hala içimde bir yerlerde öyleyimdir. Bugün aslında baya iyi bir gündü. Bir kaç gündür duygularım şaşmıştı kendini. Hatta kötü konuştuğum bir an için suçluluk duygusu bile sarmıştı içimi. Ama sanırım hiç bir şey için kendime kızmamam lazımm. Her şey o kadar net ki. Huzur doluyumm. Sabahtan beri 2000lerin yabancı pop müziklerini dinliyorum. Britney, Beyonce, Shakira, Jlo.. Aslında çok aram yoktu. Eskiden vardı ama uzun zamandır yoktu. Nedense dinlerken o kadar enerji depoladım ki hala efsane enerji doluyumm. Mide ağrısı stabil şekilde devam ediyor. Azalmış stabil ama. Azalması iyi oldu tabi. Onu da kendime bağlıyorum. Açıkcası kendimi çok iyi hissediyorum, aynada bakınca yüzüme sövmüyorum çünkü yüzüm, gözüm toparladı. Gözaltı torbalarım dahi yok oldu! Bugün bir iş teklifi de aldım! Volkswagen de muhasebe dalında çalışmak adına. Baya önceden başvurmuştum bugün aradılar. Ama sağlık açısından pek iyi durumda olmadığımı söyledim ama yine de görüşmeye çağırdılar. Pazartesi günü için randevu ayarladık. Yani sağlığım açısından şu an hiç düşünmüyorum. Ama gidip konuşmak da istiyorum. Bakalım bakalım neler olacak. Olurda çalışmayı kabul edersem bana yine Çanakkale yolları gözükecek. Ev falan filan derken tekrardan oraya taşınmış olacağım. Düşüneceğim ve konuşunca da bir çok şey kafamda daha çok netleşir. Yani açıkcası bu da iyi olmamı etkiledi tabii. İş görüşmelerine gitmeye bayılıyorum çünkü hahaha. Bence baya zevkli. Kendimi takdim etmek hoşuma gidiyor. Neyse bu konu bir yana. Hayatımda netleşen bir konu daha oldu. Açıkcası zaten netleşmişti benim açımdan yani ben kararımı vermiştim. Ama duymak hoşuma gitti. Cesaretli davranışları her zaman sevmişimdir. Biraz zaman aldı duymak ama en azından söylenilebildii. Korkaklık falansa durum o durumları cidden içim almıyor. O yüzden o konuda kapanmış oldu. Açılmamak üzere. Çünkü biraz da benim hatam. İlk defa kapanmış bir mevzuyu açma gereği duydum. Herkesin bir ilki vardır! En azından kendi açımdan hayırlı bir olay olduğunu düşünüyorum. Ne olursa olsun kendimden başka kimseye güvenmiyorum çünkü. O nedenle kaldığım yerden tam gaz ve kafam net olarak devamm. En azından aa şöyle olsa nasıl olurdu demeyeceğim bir daha asla. Gerçi siz benim yerimde olsaydınız onu da demediniz, konuyu kapatıp üstüne toprak atmıştınız çoktan. Ama ben sanırım duygu özürlüsüyüm. Bazen aşırı duygusallığım tutuyor. Ama artık bir zahmet törpülendiğini düşünüyorum. En azından bir daha duygusal anlarımda karar vermek ya da konuşmak gibi eylemler gerçekleştirmeyeceğimm. Duygusal anlarda verilen kararların mantıklı olmadığı kanısına varmış bulunmaktayım. Bir de netlik çok önemli. Net olamayan her olay beni boğuyorr. Olayları ayrıntısıyla anlatmak istemiyorum ama komik bir çok nokta var. Ona da gülüp geçiyorum. Çünkü gerçekten hayatım da sorun istemiyorum. Neyse bomba gibi bir gündüü. Pazartesi de bir iş randevum varrr. Gerçi midem de bağımsızlığını ilan etti….

Şunu diyebilirim ki zaman çok iyi bir ilaç alternatifiiii. Kendimi süper iyi hissediyorum. Bunun nedeninin en önemli kısımlarından birisi de yazın geliyor olmasıııı. Umarım hepimiz içinnn güzel bir hafta sonu olurr. Benim ki şu an cidden iyi gidiyor. İnsanlığımı yaptığım her konu için kendimi tebrik ediyor ve size en bolundan güzellikler diliyorummmmm! Bu arada canım kendim seni çok seviyorummm.

Sevgilerimleee.

Bir yaz günündenn!

Hikayende kaybolmak

Hepimizin şu hayatta kendimize has hikayeleri var. Mutsuzlukla cebelleşen hayatlar, mutluluğu arayanlar, mutluluğu bulanlar, hayattan ümidi kesenler.. Hepimiz bazen kendi hikayemiz de kayboluyoruz. Kendimizi, kendi hikayemizde ararken buluyoruz. Dün sabaha karşı attığım beyin yakan yazımı okudum. Tam bir kalbi kırık insanın yazacağı bir yazı olmuş. Kendimi tebrik ederim. Önceden olsa iki, üç küfür bile sıkıştırırdım araya ama artık ona hakim olabiliyorum. Bu üzüntüm bir nedene bağlı değil aslında. Benim üzüntüm kendimi toparlayıp sonra öylece pervasızca dağılmami görmek. İnsanların narin ve düşünceli olmayışı. Herkes kendini toparlamak için kendi çapında dünya kadar gayret gösteriyor. Bende herkes gibi uğraşıyorum. Senelerdir. Açıkcası beni sağlık sorunlarım da yordu biraz. Kendime vakit ayıramadım çok. Karşımdaki insanlardan çok bir şey beklemedim. Fazlasında gözü olan biri asla değildim. Sadece güven ve sevgi, bunlara değer verdim. Canımı sıkan şey insan ilişkileri de değil. Canımı sıkan şey ben oldurmaya çalıştıkça yani yoluma baktıkça, sessizleştikçe, kendi kabuğuma çekildikçe hayatın bana sürekli sorunlar çıkarması. Gerçekten hayatımda çok insan bile yok. Korkuyorum diye. Kırılıyorum diye. Sürekli iyi niyetim suistimal ediliyor diye. Arkadaşlık ve sevgililik ilişkilerimde her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Sonuç olarak derbeder oldum sanırım. Neyse dur çayımdan bir yudum alayımda sakinleşeyim. Eveet ne diyordum. İnsanlar nankör ise onların kendi problemidir artık. Ben bundan sonra pek fazla kendimi yormamalıyım bundan eminim. Motivasyon yazılarından eser kalmadı farkındayım. Ama durum bu şekilde ve bir şekilde içimi dökmem lazım. Buraya yazmak beni her zaman rahatlattı. O nedenle içimi dökmek ve bir nebze olsun rahatlamak istiyorum. Dün sabaha kadar oturup kendime biraz çeki düzen vermekle uğraştım. Bu sene üzülmek asla yok demiştim. Kimse de beni asla üzemeyecek. Sonuç ne olursa olsun güçlü olmaya devam edeceğim. Bundan eminim. İyi niyetli olmak biraz sıkıntılı. Bu neden oluyor anlamıyorum ama iyi niyetli olmak hiç iyi sonuçlar doğurmuyor. Ama hala iyi niyet savunucusuyum. Ha bu güçsüz olduğunuz için yaptığınız bir durum değil, iyi niyetlilik güçsüzlük demek değildir. Bu karakter meselesi. İnsanları kendi problemleri ile başbaşa bırakıyorum artık. Zamansa zaman. Çünkü yoruldum ve cidden hem ağrılar, hem üzülmek.. Sınanıyormuş gibi hissediyorum. Hala sinirliyim ama eski halimin binde biri bile değilim. Bu halimi sakinlikle çözmek istiyorum. Yanımda olmak isteyen insana kapım açık olacak. Yanımda olmak istemeyen insana ise mordorun kapısı gibi bir kapım var artık. Anca açılır o kapı. Aragorn falan olmak lazım. Hayat beni cidden yordu. Bunu kabul ediyorum. Senelerdir yok sağlık yok değişik insanlar. Cidden kendimi kaybettim. Tam buldum diyorum o da olmuyor. Tam evet bu diyorum her şey okey diyorum doğru gidiyoruz diyorum. Çat! Bomba gibi bir aksilik. Bunları aşmaya çalışmaktan aşırı yoruldum. Senelerdir tam her şey yolunda diyorum ve dertlerin altında ezilecek duruma geliyorum. Hayatımın her alanında zorluklar peşimi bırakmamaya başlıyor. Aylarca kendime gelmem zor oluyor. O yüzden kimse canımı acıtamaz artık. Kimse zarar veremez. Üzülsemde gecenin kucağında da sansam kendimi, karanlığı severim ben zaten diyip dimdik durmasını bilirim. Herkes kendi derdini en büyüğü sanarmış. Biraz da ben öyle zannedeyim. Belki derdime kıymet verirsem, derdimle de arayı düzeltmiş olurum. Bu da değişik bir stratejii. İlişkilerde insanlar ya siyah olmalı ya da beyaz bu hikayede ders alınacak nokta da bu oldu. Sabredeceğim. Sanırım sabretmek bana iyi gelecek. Zaman nasıl bir şekilde yardımcı olacak bilmiyorum. Ne şekilde sonuçlanacak emin değilim. Kırıldığımı biliyorum ve bu ilk kırılışım da değil. Sonda olmayacak belki ama hasar oranım azaldı sanırım. Kendimi çökmüş bir vaziyette görmüyorum şu an. Ama madem zaman gerekiyor bekleyeceğim. Hayat ne olur artık karşıma kötü sürprizlerle çıkma! Cidden zorlamanın sırası değil en azından bir süre zorluk çıkarma. Sağlık sorunlarına bile alıştım. Ama mutlu olma yolunda karşıma çıkan engellere hala alışamadım. Ne diyebilirim ki. Sanırım akışına bırakıp kendime değer verme zamanı. Kendimin bir nebze farkında olduğum bir sabaha uyandım. Sanırım cidden çok daha iyisini yapabilirim kendim için. Sadece biraz toparlanmaya ihtiyacım var. Bir kaç gün dinlenmem yetecektir sanırım. Mide ağrısı olayına gelirsek. Kanamam durdu, bulantı ve kusma devam ediyor. İlaçlar bitmişti yenisini yazdırdım. Ama ilaç tedavisi sonuç vermeye başladı. O yüzden gastroenterolojiye tekrar gideceğim ama tekrar endoskopi olmama gerek kalmayacak sanırım. Stres hayatımdan uzak durmalı ama şu an stresin ta kendisiyim. Neyse bu durumuda halledeceğim. Bu ay ki şansımı tamamen doktorlardan yana kullandım. İyi insanlar iyi ki var! Umarım daima da olurlar!

Sevgilerimle

Eksik bir şeyler var

Mide ağrımı bir kenara atıp beynimi susturmanın derdine düştüm. Açıkcası midem ölüyor dahi olsa umurumda değil şu an. Çünkü beynimin acilen susması lazım. Kafamın içinde sürekli bir şeyler yankılanıyor. Sürekli düşünüyorum neden böyle oldu ve oluyor diye. Bir yerde hatalarım olmuş demek ki diye yine kendimde kabahat arıyorum. Ben iflah olmam sanırım. Bu zamana kadar mutluluk harici bir şeyde gözüm olmadı. Mutluluğu doyasıya tatmak istedim hep. Ama olmayınca olmuyor sanırım. Kafam sürekli bana “asla da olmayacak” demeye başladı. Sanırım pozitif düşünce yine beni terketti. Nasıl terketmesin ki? Önce mide ağrısı şimdi de kalp ve ruh ağrısı. Ruhum bedenimden çıkıyor sonra tekrardan geri giriyor. Pek iyi değilim. Hatta hiç iyi değilim ama çok güzel iyi numarası yaparım. Hatta bazen kendim bile buna inanıyorum. Sabah olacak ve uyku düzenim hala berbat durumda. Hatta aştı kendini baya. Geceler dostum mu düşmanım mı emin değilim. Onu da sorgulamak istemiyorum şu an. Tek istediğim şey huzur. Gerçekten artık kimseden bir şey beklemiyorum. Elimden gelenin en iyisini yapıp gece şu yatağa bomboş dönmekten sıkıldım artık. Mide ağrısı elbet geçecek hatta azalma bile gösterdi. Dün ve bugün biraz sancılıydı ama onuda kendi ruh halime bağlıyorum. O yüzden mide ağrısı geçecek ama ruh sıkıntısı biraz uzun sürecek gibi. Ağlamaklıyım ama kendimi deli gibi sıkıyorum. Ağlamak istemiyorum. Bana verilen şu yük ne zaman son bulacak acaba diye düşüncelere dalıyorum. Bir kaç gün daha kendimi dinlendirip ders çalışmaya başlamam lazım. İşin kötü yanı eksik bir şeyler var ama hayat devam ediyor. Sanırım “hüzün” benim kendimle olan savaşım. Kalpsiz olmam lazım sanırım. Kalpsiz kimseye yardımcı olmayan kimseyi sevmeyen kimseye yardım etmeyen bir domuz olmam gerekiyor galiba. Ama en ufak bir video da bile hüngür hüngür ağlıyorum. Kendimle ilgili olan bu savaşta bir çıkış yolu bulacağım. Güçlü bir insan olduğumu biliyorum. Hatta çok güzel dayandığımdan bile eminim. O nedenle hala kendimi ve başkalarını kırmamak için çaba sarfediyorum. Çünkü gerçek güçlü insanlar bunu yapmalı. Acımasız olmayı denediğim anlar da oldu. Ama sadece denemekle yetindim. İnsanlar ise tam tersi, ne zaman savunmasız olsam ordan basıyorlar yaraya. Sürüm sürüm süründüren kıymetli oluyor. Oysa ben iyilik kurtaracak diye düşünüyorum bizi. Bu kalp ve ruh meselesinde sabrı ve sinirleri güçlü bir insan olmak istiyorum. Ayrıca eksik bir şeyler var ve sanırım eksik tarafa da alışmam gerekiyor.

Sevgilerimle.

Some memories never leave

Gökyüzünü saatlerce seyrettim bugün. Bulutların hızlı hızlı şekil almasını, ara sıra kendini gösteren güneşi. Zamanın hızla akmasını seyretti gözlerim. Bazen zaman hiç ilerlemiyor gibi gelir ya aslında deli gibi akıp gidiyor zaman. Bugün daha da iyi anladım bunu. Google fotoğraflarda saatlerce dolaştım. Öğrenciyken yurtta kaldığım zamanların tüm fotoğraflarına göz attım. Hatta Ece diye çok ama çok sevdiğim bir arkadaşım var kız kardeşim gibi. Ona attım komik olan tüm fotoğrafları. Fotoğraflar komikti ama biz baya ağlaştık. Duygu seli yaşadık. Ben Manisa’yı hiç sevmezdim ama Ece ile olan tüm anılar çok güzeldi. Çok eğlenirdik dört duvar arasında. Şimdi o İzmir de ben ise buradayım. Bazen İzmir de olmak o kadar çok istiyorum ki hüzün kaplıyor içimi. Öğrenciyken de Manisa-İzmir arası yol yapardım sürekli. Çok ama çok güzel zamanlardı. Sevdiğim tonlarca şey vardı. Sevildiğim çok güzel anılarım geldi aklıma. Sevmek sevilmek ne demek öğrenciyken doyasıya anlamıştım. Dostluk ne demek iliklerime kadar hissetmiştim. Çok zor zamanlarım da olmuştu maddi ve manevi ama hep kahkahalarımı hatırlıyorum. Öğrenciyken evden para istemek ölüm gibi gelirdi bana. İsteyemezdim anca çok zora düşünce arar isterdim. Çok sıkıntı yaşasam da Ece ile hep kahkaha atarak yemek yerdik. Kahvaltılarımız saatler sürerdi. Cidden iç ısıtan anılar. Kız kardeşim olsun çok isterdim o da benim için kız kardeş olmuştu. Seneler geçti üstünden hala doyasıya kahkaha atıp doyasıya o anları yaşarız. Sanırım bazı anılar hiç solmuyor. Güzel günleri hatırladıkça, zamanın su gibi akıp gittiği dehşetini anımsadıkça içim bir kötü oldu. Ama bu sene hayatı dopdolu yaşamak adına çok adım attım. Hatta aöf derslerimin hepsini vermişim!!! Evde sevinç çığlıkları attım tam bir saat boyunca. Evdekilerde benimle sevindi. Hatta babamın gözleri doldu hahaaha yerim onuuu. Duygu yüklü ve komik bir akşam yaşadım. Sonra kulağımdaki piercing şişmiş onun şokunu yaşadım… Kırk yılın başında bir değişiklik olsun diye deldirdiğim kulağım tam 3 aydır iyileşmedi. Ama ben kazanacağım bu savaşı!!! Takılı kalacak ve benimle olacak!! İnat ettim ama cidden o kadar ızdırap çekince kenara atamıyor insan. Bir de onunla uğraştım bugün, antibiyotikli krem sürdüm. Sanırım yarına bir şeyi kalmaz. Hah bir de bugün uyku düzenimi adam etmek adına sabahlayacağım. Öğlen 12.30-13.00 gibi uyanıyorum. Ama sabahı doyasıya yaşamak istiyorum. Çünkü bir de ingilizce çalışıyorum deli gibi, bazen 24 saate sığamıyorum. Dedim ya bu sene aldığım radikal kararlardan biri kendimi doyasıya geliştirmek ve ah keşke şunuda yapsaydım diye üzülmemek. 26 yaşına geldim bunlar kafama daha yeni dank ediyor. Keşke zamanında kendim için daha fazla yatırım yapsaydım. Ama ah gençlik… Herkesin derdini kendi dersim gibi sahiplenip bazen kendi hayatımı unuturdum. Saf ama yatırımsız zamanlar… Olsun ne olursa olsun geç değil. Hatta hayat bundan sonra başlıyor. Yaza bir de kitabımı çıkarırsam tadından yenmez. Çocuğum olmuş kadar sevineceğim. Anılarımın hepsini belgelemiş biraz da hayal gücümü serpiştirmiş olacağım!! Çok güzel zamanlar yaşadım. Çok değerli insanlar kaldı hayatımda ah anılar iyi ki varsınız!! Duygu seli, saat 23.45 ama hala devam ediyor. Hala aşırı duygusal ve kulağı şişik bir insanım…. Hayat sen cidden hem mutlu edici hem de şakacısın…

Anıların derinliği beni bugün kapkara bir yolda çızır çızır öten sokak lambası gibi şoktan şoka soktu. Bir aydınlandım bir karardım. Bir özlem duydum bir kahkaha attım. Ama şu an tüm fotoğraflar için minnet duyuyorum. Şu telefonların en güzel yanı bu sanırım. Cebinde anılarla dolaşabiliyorsun. Cebine sığıyor o hızlı hızlı, dolu dolu akıp giden yıllar. Yanımda kalanlar ise en değerli hazinem. Sevgim hiç solmayacak bir bahçe gibi ve misss gibi kokular saçıyor. Konudan konuya atlıcam ama sigarayı bırakalı bir kaç ay oldu. Bir süre sonra saymayı bıraktığım için hatırlamıyorum. Ama tertemiz kokma hissi harika bir duygu. Hatta ciğerlerimden ses çıkmıyor diye aşırı mutluyum. Sırt üstü yatabilmek büyük lüksmüş. Astım bayadır uğramıyor bana. Epilepsi de moralim 10/10 olduğu için yüz bulup beni rahatsız edemiyor. Modum bir düşük olsa düşene bir de o tekme atardı. Ama sırf hayatımda beyin hücrelerim artık fazla zarar görmesin diye evrene pozitif enerji saçıp kendime sürekli yaparsın Burcu! gazı veriyorum. Hayat sanırım seninle vals yapıyorum ama kusura bakmazsın artık!

Anıların kıymetini bileceğiniz anılara daha güzel anlar ekleyeceğiniz zamanlar diliyorum sizin için! Yaşam enerjimiz musmutlu günlere kapıyı aralasın ve içeri hücum edelim!!

Sevgilerimle.

Bana buradayım de!

Hayatım stabil bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Açıkcası sınavlarımın oluşu da beni bu stabil duruma iten etkenlerden, bazen ne gerek vardı ikinci üniversiteye diyorum ama okurkende çok şey öğreniyorum. Sosyolojiye ilgim arttı. İktisat konusunda çok bilgi sahibi oldum ve en önemlisi siyaset bilimi dersi çok eğlenceli. Bir sürü iktisatçı bir sürü filozof tanıma şansım oldu. Bunlara yönelik kitaplar aldım. Henüz gelmedi ama kendimi geliştirmem konusunda yardımcı olacağından eminim. Zaten ders çalışmayı etkinlik haline getirdiğim için çalışmadığım ya da okumadığım zaman kendimi boşlukta hissediyorum. Ders konuları bir yana hayatıma renk gelsin çok istiyorum. Bir sihirli değnek dokunsun hayatıma ve bana buradayım diyen güzellikler çıksın karşıma! Evde oturmak birazcık sıkmaya başladı. Kendimi sürekli dışarı atıyorum ama farklı koylar farklı kumsallar görmek istiyorum. Gezmek istiyorum deniz gören köşeleri. Bir ateş yakıp başında oturmak istiyorum, denizin kıyısında. Odunları çıtırdayan sesi eşliğinde şarabımı yudumlamak denizin sakin ama sesli sakinliğini dinlemek istiyorum. Açıkcası hayata dokunmayı çok özledim. Hayata izler bırakmayı çok ama çok özledim. Şimdi şu korona olmasa gerçekten sınav bitiminde bir program yapıp kafama göre takılmak çok isterdim. Kimseyede ihtiyacım yok. Kafa dinlemenin en güzel özelliğini keşfettim zaten uzun zaman önce. Kendimle başbaşa eğlenebilmeyi öğrendim. İnsanlar tek başına yemek yemekten bile hoşlanmaz ama ben onu çok iyi başarıyorum. Sanırım eğlenceli bir insanım….. Bir de bir kaç plan var kafam da ama gerçekleşmeden anlatmak istemiyorum. Büyüsü bozulsun istemem. Ama gerçekleşince doya doya yazıcam buraya. Hayat bana nasıl sürprizler sunacak bilmiyorum ama artık lütfen bana buradayım de! Güzel günlere kapımı açtım ve hiç kapatmadım. Gelecek güzel zamanları kırmızı halı eşliğinde karşılayacağım hatta bunun olacağını gerçekten biliyorum. Borsa gibi olan hayatımda yükseliş evresine çok az kaldı bundan eminim. Gökyüzüne baktığım da işte bu bulutlar benim huzurlu hayatımı inşa etti diyeceğim. Çünkü hep bulutlara bakıp kurdum hayallerimi. Onlar bozuldukça ah işte gerçek oldu diye sevindim hep. Güzel zamanlarımı doyasıya yaşayacağım. Hatta öyle bir yaşayacağım ki sanki hiç güzel zamanım olamamış gibi. Açıkcası çok heyecanlı ve zinde hissediyorum ama evde olmak.. Ah işte evde olmak şu an beni durduran en büyük etken. Ama bununda çaresine bakacağım. Hayat biraz olsun normalleşmeye başlayınca bende kendim için gelen güzelliklere izin vereceğim. En azından depresif hiç bir şey yok hayatımda. Ya da toksik insan varlığından arındırıldım. Biliyorum hayat bana bende buradayım diyeceksin! Ve seni doyasıya yaşamak için elimden gelenin fazlasını yapacağım!!

Yine sokağa çıkma yasağı var ve hava çok güzel. Balkona çıkıp güneşlenmek ve notlarımı okumak dışında pek bir aktivitem yok şu an. Kahvemi de içtim. Spora da ara verdim. Bacak ağrım yüzünden sınavlarım bitsin devam edeceğim. Yani stabil hayata devam ediyorum, güzel günlerin yakın olduğuna emin olarak. Siz de hayal kurup gerçekleşmesini bekleyin benim gibi. Hayallerin gerçekleştiğini gören ben, buna kefilim. İsteyip, elinden geleni yapıp, hayata bırakma zamanı!! İnanmak gerçekten çok önemli ve ben hiç olmadığı kadar çok inanıyorum. Sadece kısa bir bekleme evresindeyim o kadar. Hayallerimiz güneşli zamanlara gebe! Beni okuyan kişi kur hayallerini yaz bir kağıda. Umarım en güzelleri senin olurrr.

Sevgilerimle.

⛅⛅⛅⛅

Gülüyorum öyleyse varımm

Kar yağmadı. Biraz içim buruk tabi. Ama bugün çok süper bir gün yaşadım. Yayınevi ile konuştum fikirlerimi çok beğendiler. Kitabın gidişatı hızlandı. Acayip motive bir gün oldu benim için. Fikirlerin beğenilmesi kadar motive eden bir durum daha yok! Bugün kendimi işe yaramış hissettim. Çok mutlu ve enerji doluydum. Hala da öyleyim. Dışarı attım kendimi ama bu iyi bir fikir değilmiş. Herkese kar bize kuru soğuk! Kulaklarım ağrıdı soğuktan. En son sweatshirtün kapşonunu geçirdim kafama. Bere almamak büyük hata oldu. Ama soğuğun da insanı kendine getiren bir etkisi var. Zaten burda soğuk bir başladımı bitmek bilmiyor. Yaz da aniden geliyor. Neyse karsız bir kış oldu ama soğuğu ve üşemeyide severim. Güzel bir gün olduğu için bol bol hayatıma teşekkür etmekle günüm geçti. Birazdan ders çalışmaya başlıcam ve aynı enerjiyi orada da bekliyorum kendimden. Dışarda kendime bir de çay aldım. Ama işin komik yanı on saniyede buz gibi oldu… Keşke kar yağsaydı diye düşündüm durmadan. Hava durumuna da bakıyorum kar falan yok. Oysa yağsaydı kumsal tamamen kar ile kaplı olacaktı. Mavilik kendini beyaza bırakacaktı. Ama olamadı malesef. Neyse onun yerine müthiş bir haberle başladım güne. Yeni kitaplar almıştım onlarda geldi. Bol bol felsefe ve ikinci dünya savaşı kitapları aldım. Aşırı ilgim olduğu için bu konular hakkında bilgi küpü gibi gezmek istiyorum. Bugün tüm gün güldüğüm ve gülmeyi bırakmadığım için hayata işte bende burdayım etkisi yolladım bol bol. Gülüyorum öyleyse varım! Bazen mutsuz olduğum zaman da kendimi gülmeye zorluyorum. Ağlıyorsam aynaya bakıp hadi artık gülme zamanı diye kendimi zorluyorum. Çünkü biliyorum güldüğüm zaman devamı gelecek. O nedenle gülmenin ruh sağlığı için çok güçlü bir ilaç olduğuna inananlardanım. O nedenle somurtmayı kesiyoruz ve bol bol gülüyoruz!! Hayata bende burdayım demenin en eğlenceli hali bu çünkü.

Gülüyorum öyleyse varım! Size de bulaşsssın!!

Hayatla dalga geçmenin hatta dimdik durabilmenin kuralıdır gülmek. Ne kadar düşsekte ağlayarak değil gülerek kalkmamız gerektiğini daha çocukken aa hiç bir şeyin yok lafları ile öğrendik. O nedenle düşsekte gülerek kalkalım olduğumuz yerden. Her gün mutlu olacak değiliz. İnsanlık hali bazen yataktan kalkasım bile gelmiyor. Ama modum değişsin diye bol bol kedi videosu izleyip kendimi motive ediyorum. Ya da tom ve jerry açıyorum. Eğlenmeme bakıyorum. Çizgi film hastalığım var zaten ve güne harika bir şekilde devam edebilmek için bir doz almak gerekiyor. Bunu gerçekten tavsiye ediyorum. Hem çizgi film izlemenin yaşı yoktur. Ben şanslıyım kardeşimle birlikte yeni nesil çizgi filmleri de bol bol seyrettim. Ama nedense yine de hala bugs bunny, road runner, tom ve jerry hastasıyım. Asla sıkılmam izlerken. O nedenle kendimizi motive edecek şeylerle başlarsak güne, gün sonunu daha hızlı getirebiliriz. Hatta gülücüklerimiz ile günden keyif dahi alırız! Her şey bizim elimizde o nedenle gülüyorum öyleyse varım demenin tam zamanı!

Umarım süpsüper bir hafta içi yaşarsınız. Bunu canı gönülden diliyorum!

Sevgilerimle.

Sen de varsın!

Bazen hemen gün bitsin istersin / kabuslar

Bugün çok kötü bir kabusla uyandım. İzmir de ki evimizdeymişiz. Karşıda da on katlı bir apartman varmış. Kadının üç çocuğu vardı. Onuncu katta oturuyordu. İki çocuğu oyun oynuyordu kadın da bebek arabasındaki çocuğu balkondan aşağı atacaktı. Çocuklar bağırdı ben gördüm bağırdım ve nefes nefese uyandım. Kalp atışım hiç normale dönmeyecek sandım. Hala etkisinden çıkabilmiş değilim. Normalde çok kabus görmem ama bu beni baya hırpaladı. Rüyalar hakkında çok belgesel izledim. Kesin olmamakla birlikte çözmeye çalışan çok insan var. Bir kadın sürekli rüyasında öldüğünü görüyormuş. O nedenle sürekli tüm günü kötü geçiyormuş. Psikiyatra gözüküyor. Psikoterapi yapılmasını uygun görüyorlar. Önce iyi gelmiş fakat sonrasında tekrarlamaya başlamış yeniden. Açıkcası her gün kabusla güne başlamak korkunç olsa gerek. Uzmanlar üzerinde çok çalışmalarına rağmen kesin net bir sonuç bulamıyorlar. Çoğu insanın çocukluğundan itibaren yaşadığı travmalara göz atılıyor. Ama hartılamadıkları fakat bilinçaltına işlediği olaylar için pek bir şey yapılması söz konusu değil. Psikanaliz üzerine Sigmund Freud’un bir çok kitabını okudum. Baya merak salmıştım bi ara. Açıkcası bilinçaltı çok karmaşık bir mevzu. Okudukça bambaşka bir dünyadaymışsın gibi geliyor. Rüyamın anlamını tam olarak bilmiyorum ama kaybetme korkusu yaşadığımdan eminim. Belki de her şey bu kadar normal giderken birden her şeyin olumsuz olmasından korkuyorumdur. Hayatımda çok mutlu olduğum aşırı sevindiğim anlar yaşadım. Fakat çoğunu kaybettim. Şimdide sanırım tekrar mutluluğumu ve huzurumu kaybetmekten korkuyorum. Elimden uçup giden güzelliklerin ardından baka kalmak istemiyorum. Mutluluğun yarım kalması insanı çok ama çok hırpalayan kasvetli bir konu. Artık mutluluğum yarım kalsın istemiyorum. Hayatıma sakinlik hakkı tanıdım. Gelen tüm güzelliklere kapımı açtım. Gitmekte olan her şeyide güzellikle uğurladım. Her şey tam da olması gerektiği gibi. Ama ya yine tüm dünyam başıma yıkılırsa diye korkmuyor değilim. Bunu sürekli yaşadığım için kendi lanetimmiş gibi baktığım zamanlar oldu. Ama negatif düşünüp bunu kendime çekmek istemiyorum. Gün keşke hemen bitse de neşe dolu bir rüya karşılasa beni. Tekrardan kendime geleceğimden eminim. Umarım bu gece iyi bir rüya bana göz kırpar. İnsan bazen bir işaret gelsin falan istiyor. İşaretin anlamıda “evet her şey yolunda ve yolunda olacak” demek olsun istiyor. Negatif bir gün bugün, ama pozitife dönsün diye elimden geleni yapacağım. Sınavımda mükemmel ötesi geçti. Tökezlesem bile yıkılmamak benim olayım. Hani diyorum dünyam hep başıma yıkıldı diye. Ama zümrüdü anka kuşu gibi hep küllerimden tekrardan doğdum. Benim de hayattaki en iyi başarım bu sanırım. Sürekli sıfırdan başladım ve güçlü olarak kalktım ayağa. Bu sefer kül olmamak için elimden gelenin en iyisini yapacağım. Asla vazgeçmemek boynumun borcudur…

Gününüz kötü ya da stabil gidiyorsa birlikte kahvemizi alalım ve huzura kucak açalım ben şimdi gidip kahvemi yapacağım. Hem de zift gibi olanlarındann. Durmak yokk!! Başaracağız şu mutluluk denilen olayı!!

Sevgilerimle

Ocak

Bugün kar yağacak umuduyla fırladım yataktan. Günlerdir hava durumuna bakıyorum bugün kar bekleniyordu. Ama yağmur yağıyor deli gibi. Açıkçası biraz moralim bozuldu ama gün daha bitmiş değil. Uzun zamandır kar görmüyorum. En son çalıştığım zaman yağmıştı onda da işe gidip gelmekten keyfini çıkaramamıştım. Yollar buz tutmuştu gelen geçen kayıyordu. Ama şu an deli gibi pamuk pamuk yağan kar görmek istiyorum. Kahvemi alayım elime, izleyeyim soluksuz. Doğu da görev yaptığımız zamanlar kar öyle bir yağardı ki dizimize kadar batardık. Kendimi bir yerden diğer yere fırlatırdım. Hazirana kadar kakmazdı. Yerler vıcık vıcık olurdu hep. Lojmanda herkesin bahçesinde bir kardan adam olurdu. Eski zamanlar çocukluğum baya güzeldi. Lojmanda tüm çocuklar bayram ederdik. Ellerimiz mosmor olana kadar oynardık. Güzel zamanlardı. Bugün de aklıma hep o eski Ocak zamanları geldi. Kara doymuş, çocukluğuma doymuş hallerimi hatırladım. İnsan büyüdükçe dünyası küçülüyormuş meğer onu benimsedim bugün. Oysa çocukken ne kadar da geniş, hayal dolu dünyalarımız vardı. Şimdi basitleşmiş hayallerin peşinden sürükleniyoruz. Neyse yinede kahvemi yapacağım birazdan ve balkonda bir kar tanesi görmek için bekleyeceğim. Ocak bu sene bana çok iyi sürprizlerle geldi. Açıkcası tükendiğim anları geride bıraktım. Epilepsi durumu da baya iyi gidiyor. Ataklarım beni sonunda terk etti galiba. Dün dişim için doktora gittim. Çok sıkıyorum diye. Bir de çürük vardı ona dolgu yaptık. Şu an baya iyi durumda ama kanal tedavisi yapılabilirmiş. Umarım gerek kalmaz çünkü dişciye gitmek benim için baya zor bir aktivite. Korkmuyorum desem yalan olur. Sınavlarım başladı. Bugün bir tanesine girdim. Hepsinin çok iyi geçmesi lazım baya heyecanlıyım. Umarım çok iyi geçerde haziranda bunun da diplomasını alırım. Sonra bir bölüm daha okumak istiyorum. Okumanın yaşı yok. Oku Burcu devammm. Kitap okumaya ara verdim. Şu sınavları bitirdikten sonra izleyecek iki dizim ve okuyacak kitaplarım var. Felsefe üzerine yoğunlaşıp hayatı ve evreni sorgulamak istiyor canım. Kitabımı da yazmaya ara verdim. Sınavlar her şeyi böldü sağ olsun. Ama diplomayı alınca baya güzel olacak benim için. İş konusunda da kendimi sıkmıyorum. O da olacağına varacak. Şu an zaten pandemi yüzünden piyasada deli gibi bir durgunluk var o nedenle acele etmiyorum. Memurluk için başvurulara devam edeceğimm. Hayat çok stabil ve sakin gidiyor. Her gün yine kendimi sokaklara atıyorum ve bunun bana iyi geldiği kesin. Kendimi iyi hissettiğim bir dönemden geçiyorum. Kendime yatırım yaptığım ve ne istediğimi bildiğim bir dönem. Açıkcası kendimi artık tanıdığım için mutluyum. Ne iyi geliyor ne yapmalıyım hepsini artık net bir şekilde söyleyebiliyorum. Aralık ayı gibi kendimi kaybetmişliğim yok. Aksine kendime serenatlar yapıyorum. Ocak soğuğu ile beni diriltti resmen. Havada güneş görmeyeli baya uzun zaman oldu. Bu yaz içinde baya büyük umutlarım var. Sanırım her zamankinden daha başka bir yaz mevsimi yaşayacağım. Evrene açtım kollarımı ve bana yolla güzellikleri diye bağırıyorum her gün. Pozitif düşündükçe her şeyin pozitif oluşu beni aşırı derecede mutlu ediyor. Kötü her şeyi uzaklaştırdım kendimden. Düşüncelerimi klorak ile yıkadım adeta. Tertemiz bir gelecek var önümde. Geçmişi kenara atıp affedince hayata yeniden gelmiş gibi oluyormuşuz. Kinci bir insandım ama affetmenin ne demek olduğunu görünce hayatıma pozitiflik girmeye başladı. Deli gibi seviniyorum bu duruma. Kinci olmak dünyanın en berbat olayı. Sürekli beyninde intikam planları kuruyosun. Hiç bir şeye tam olarak odaklanamıyorsun. Cidden baya yoran bir şey. Ama bunu aştığımdan beri yüzümde gülücükler açıyor. Kıştan tek beklentim bu şekilde gitmesi ve bana kar yollamasıııı. Umarım kışla beraber yüreklerimiz, hayatlarımız da bembeyaz olurr. Güzellikler o bembeyazlıkta deli gibi parıldarrrr. Bunu çok içtenlikle diliyorumm. Evren yapacağın işi biliyorsunnnn. Devam kardeşim!!

Herkese güzel bir karantinalı hafta sonu diliyorumm. Umarım hafta sonunuz çok süper geçer!

Hayatı tam gaz yaşamaya devammm!

Sevgilerimle.

BEMBEYAZ HAYALLERRR

Yaşamak

Hayatın yükü altında ne kadar ezilmiş olsak da yaşadığımızı tüm hücrelerimizde hissettik her zaman. Yaşamak… Zor ama bi o kadar da kolay bizim için. Hayatı dolu dolu yaşamaya karar verdim en sonunda. Sanki hiç ölmeyecek gibi. Ardımda bir şey bırakma falan da derdim değil. Sadece yaşamak istiyorum bu hayatı tüm zerremde hissetmek için. Hayatıma çok radikal şekilde yön verdim şu bir kaç haftadır. Bana kötü gelen her şeyi uzaklaştırıp yeni bir yaşam yolu çizdim kendime. Doyasıya gülmeye başladım. Hatta güldükçe daha da gülebildiğimi keşfettim. Kendimi kapalı bir kutuda hissetmiyorum artık. Aksine özgür ve sevinçliyim. Hayatın her sürprizine merakla bakıyorum. Yağmur yağdı bugün çok, balkonda kahvemi içtim. Görsel bir şölen izledim resmen. Doğa ne kadar da görkemli. Onu fark ettim. Kendimi sokaklara atıp deliler gibi kumlarda oturduğumdan beri daha da hissettim yaşadığımı. Sanırım toprak tüm kötü enerjimi yedi yuttu. Yaşamanın ne kadar da keyifli olduğunu hatırlattı bana. Kendime zaman ayırdıkça sevdiğim şeyleri yaptıkça daha da mutlu daha da sevecen olduğumu fark ettim. Coursera da makro ekonomi kursu almaya başladım. Sanki Türkçesi yetmiyor gibi İngilizcesine de başlayayım dedim. Hem dil konusuna da artık el atmam lazımdı. Bu bitince başka başka kurslara başlayacağım. Onun haricinde felsefe kitapları aldım yeni. Onlara kafa patlamayı düşünüyorum. Yeni şeylere açtım kendimi. Olduğum yer de saymak istemiyorum. Öğrendikçe daha da öğrenmek istiyor insan. Sanırım hayatın büyüsü bu. Toprak kokusunu bugün ciğerlerime doldurdum. Yarın yeni bir gün ve yeni bir serüven benim için. Hayatıma verdiğim yön, kitabıma yazdığım satırlar, beni daha da bağladı şu yaşam denilen olaya. Kendimi başarılı görmek için elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum. Sevdiklerimle birlikte zafer coşkusu yaşamak en büyük dileklerimden biri. Belki kitabı çıkardığım gün yeniden doğmuşcasına sevineceğim. O anları doyasıya yaşamak için şu an yaşamı dibine kadar yaşıyorum. Ölüm denilen şey hepimizi bulacak dahi olsa da bir kez geliyoruz bu hayata. O nedenle tek hakkı iyi değerlendirmek hepimizin hakkı. Kendimi üzmeden bol bol çalışarak hayatıma yön vermek derdindeyim. Bana iyi gelecek her şeyin peşinden koşmaya başladım. Güzel günler hep var önemli olan onları görebilmek ve farkına varmak. Nazım Hikmet ne demiş 70 e gelsende zeytin dikeceksin. Ölmekten korktuğun halde ölüme inanmıyormuşcasına. Yaşamak güzel şey hepinize çok güzel bir çarşamba günü diliyorum. Beklediğiniz haberler hemen gelir ya da sizi mutlu edecek sürprizler yaşarsınız umarım. Karantina ne kadar bizi bloke etmiş olsa da yaşamaya engel değil! Bunu daima hatırlamak lazım!

Sevgilerimle.

Beklentiler sadece üzmez

Bugün penceremden içeri giren güneş ile uyandım. O kadar güzeldi ki. Burda hava puslu oluyor genelde. Çok serin olmuyor ama güneş pek gözükmüyor. Bugün güneşi görünce sevinçle kalktım yataktan. Erken kalkma üzerine çalışıyorum. Açıkcası 12 de kalkınca güne sığmadığımı fark ettim. Seksen tane alarm kuruyorum. İçtiğim ilaçlar uyku yapan ilaçlar ama seksen tane alarm kurunca yataktan kalkmama gibi bir ihtimalim olmuyor. Gece yatarken de kendimi şartlıyorum. Burcu sen ilim bilim insanısın kalk bir sürü işin var diye. Ders çalışıyorum, kahve keyfi yapıyorum, yürüyüşe çıkıyorum sonra tekrar gel yemek ye yine çalış ve koşu bandına bin derken zaten gün bitiyor. O nedenle erken kalkmak şart! Dışarı kendimi attıkça çok düşünme şansım oluyor. Hayattan bir sürü beklentim var. İşin ilginç yani geçmişte kurduğum hayallerin çoğunu yaşadım. Cidden küçüğünden büyüğüne kadar hepsini yaşadım. Şimdi hayallerim kendimi geliştirmek adına. Kendime bir şeyler katmak adına, kendimi yetiştirmek adına hayaller kuruyorum. O nedenle onların de gerçekleşeceğinden eminim. Çünkü istemek başarmanın yarısıdır. İstiyorum sonra elimden geleni yapıp bekliyorum. Hepsinin bir bir gerçek olacağından eminim. Beklentiler sadece üzmez. Beklentiler ayağımız yerr sağlam bastığı takdirde bizi havalara uçurur. Bizi bir adım öne taşır. Ama önemli olan ayakların yere sağlam basması. Ne istediğimizi, neden istediğimizi bilmemiz lazım. Bu aralar rutin olarak her gece yatmadan önce gün içinde beni mutlu eden şeyleri kağıda yazıyorum. Küçük ya da büyük fark etmez. Sonra bir de ertesi gün için dileklerimi yazıyorum. Acayip derecede işe yaradığını düşünüyorum. Çünkü her gün full enerji ve pozitif olarak devam ediyorum güne. Bir de 2. Sınıftan beri günlük yazan bir insanım. Her gece yatmadan önce bir de günlüğüme yazıyorum. Çok rahatlatıcı bir şey. Bir de uzun süre sonra eskiden yazdıklarını okumak süper eğlenceli bir olay. Beklentilerimi ve olanları görmemi sağlıyor. İyi olduğum takdir de tüm beklentilerime ulaşacağımdan eminim. Sağlığımız iyi olduktan sonra kendimizin farkına vardıktan sonra imkansız diye bir şey yok!!

Beklentilerinizi daima zinde tutun. Ben öyle yapıyorum. Sürekli aklımdan ve kalbimden geçiriyorum. Biliyorum ki çok ama çok güzel günler bizimle olacak. Yeter ki sağlığımız yerinde olsun. Bugün olan güneşli hava için teşekkürlerimi sunuyor ve sahile yürüyüşe çıkmak üzere full enerji ile harekete geçiyorummmm. Umarım hasta sonuna süper bir giriş yaparsınızzzz!

Sevgilerimle.