Doğa eşliğinde bir yazı

Bugün bu yazımı yemyeşilliğin içinden yazıyorum. Bilgisayarımı yanıma alıp Spotifydan lana del rey açarak ilham perilerinin bana uğrayacağını bildiğimden hemen açtım WordPressi.

Güneş tatlı tatlı ısıtıyor, rüzgar ise narin narin esiyor. Bugün ruhumuzu dinlenderelim dedik. Semaverde çay keyfi yapıyoruz ahahha. Keyfine düşkünlük bu oluyor sanırım. Öğlen hava çok sıcaktı o nedenle ağaçların altına gelelim dedik. Çünkü ağaçların olduğu yer daima serinletir!!

Güzeller güzeli bir gün oluyor. Birde bugün mükemmel bir iş teklifi aldım!! Dün zaten bu günün güzel geçeceğinden emindim. Çünkü artık olumlama yaparak ertesi günü bekliyorum. İnanır mısınız gerçekten de güzellikler buluyor beni. Ben önceden nerde hata yaptığımı şimdi daha iyi anlıyorum. Çekmeyeceksin o negatifliği kendine. Olumlu düşünüp, olumluyu yaşayacaksın. İnanacaksın bi kere. İnanıyorsan oluyor çünkü.

Sabahları güneşe selam vererek kalkıyorum yatakta. Çünkü o da selamı hak ediyor bence. Tüm gün gökyüzünde canı sıkılıyordur… Sonra hemen bi ice americano patlatıyorum. Ben bir kahve bağımlısıyım. Günde sanırım 5 adet içiyorum en az hahhahahha. Hilali çok fena kahve çarpıyor. Anksiyetesi var. İnanır mısınız herkesin bir psikolojik rahatsızlığı var artık. Hatta bir ilacımız aynı onunla. Bana mükemmel iyi gelen ilaç zedprex…

İlaçların mükemmel geldiğini söylerek onları korumuyorum. Sadece bazen kullanmanın en doğru seçenek olduğunu unutmamalısınız. Ben kullanmak zorunda olduğumu biliyorum. Ama bir gün hepsine elveda diyeceğim. Bundan da adım kadar eminim.

Temiz hava eşliğinde birazdan toprağa oturup nefesimi kontrol altına alacağım, sonra da bir kaç bardak çay eşlik edecek günüme.

Umarım sizin de gününüz mükemmel geçiyordur. Yarın da loki hakkında bir yazı yazmaya karar verdim. Ben kendisini seviyorum galiba hahahah. Tarafsız bir yazı olacak inşallah!

sevgilerimle.

Huzur

Şu an bu yazımı yeşillik bir alanda ağaçların rüzgar ile hafiften sallandığı, güneşin vedasının ardından gelen o kırmızımsı gökyüzüne bakarak yazıyorum. Tam sanatlık ortam ve tam kendini bulma yolunda bana yardımcı olabilecek bir an. Kardeşimle geldik buraya o şu an video falan izliyor ben ise bana en iyi gelen şeyi yapıyorum. Yazmak… Dile getiremediklerimin kağıda seslenmiş hali. Serhatla bugün baya sohbet ettik. Öncelikle hayat ile ilgili dertlerini paylaştı. Ekonomi, okul, sınav, siyaset… Yeni nesil baya bir şeyin farkında bence. Bilgisayara, telefona gömülü olduğuna bakmayın hepsi zehir gibi. Üniversite sınavından çok güzel bir puan aldı. İstediği mühendisliklere girebiliyor. Ama aklı İstanbul teknik üniversitesitesinde. Belki bir sene daha hazırlanırım diye düşünüyor. Bu sene okul eğitimi hiç görmedi o yüzden tekrar yapıp bolca soru çözüp en iyisini yapmayı planlıyor. Kendisini takdir ediyorum. Sonuna kadar da arkasındayım. En güzelleri onunla olacak biliyorum. Dil sınavından da 80 soruda 2 yanlış yapmış. Ailecek bir de ona sevindik. Kendisiyle baya gurur duyuyorum. Daha güzelleri o ve yaşıtı tüm gençler ile olsun.

Biramızı içtik bir sürü konudan söz ettik sonra ağaçların arasında olan ve güzel esen şu an ki yerimize geldik. Hava misss gibi. Baya güzel. Huzuru hissettiğim güzel bir an yaşıyorum şu an. Her şey muazzam. Sessiz ve sakin. Arkadaslarımla iletişimim harika, ailemle aram gerçekten çok iyi, bir de bunun yanında yaptığım bir işim var. İş olarak da tatmin hissediyorum. Bir de burası var. Daha ne olsun. İçim huzur dolu. İlaçlar da şu anlık iyi gidiyor. Bırakmak elbet istiyorum ama şu an bu huzuru yaşamamın bir sebebi de kafamın net olması. İstemeyerek söylüyorum ama içtiğim epilepsi ve uyku ilaçlarının etkisi büyük. O nedenle doktorumun emeğini de takdir ediyorum. Çünkü o da benimle çok uğraştı.

Şu yemyeşilliğin güzelliğine bakın. Hayranım yeşil ve mavinin her tonuna. Ay kendimi ayrıkvadide gibi hissediyorum. Keşke bir elf olsam da salına salına yürüsem oralarda. Öyle bir hayatım olsun cidden çok isterdim. Filmin inanılmaz güzelliklerindem biri ayrıkvadi.

Her şey bu kadar sakinken güzel şeylerin benimle olmasına, şükrettim defalarca. Güzeller güzeli bir gün yaşadım bugün. Huzur kapımı çaldı bende ona merhaba dedim ve içeri davet ettim. Bazen insan mutsuz olduğunda kapısını çalan huzuru fark edemiyor. Ben iç huzurum için en kötü anımda bile huzuru içeri davet etmeye karar verdim. Çünkü en kötü anınızda bile beyniniz güzel bir an hatırlatır. İşte tam o an ona odaklanmak lazım. Tam o an güzel olan olayın üzerine düşünmek lazım. Depresyonu bu şekilde atlattım. Asla vazgeçme sloganım işte tam bu nedenle yazıldı. Tam umudumu yitirmiş, kapkara gözlerle bakınırken etrafıma neden vazgeçiyorum ki dedim kendime. Yanımda olan aileme baktım ve davet ettim onların huzurla dolmuş yaşlı gözlerini. Sonra zaten hepbirlikte toparladık. En son yaşadığım dönem daha kısa oldu, çünkü bu sefer asla vazgeçme ve yıkılma sen daha iyisini yapabilirsin dedi içimdeki karanlıkta duran huzurum. Sonra onu ellerime aldım ve evet dedim ben devam edeceğim ve sende benimlesin. Şimdi ise o huzuru arttırmak, çoğaltmak istiyorum. Ben kaybolmak istemiyorum. Ben yoluma çıkan engellerde yıkılmak istemiyorum ki yıkılsaydım herhalde geçen ay yıkılırdım. O nedenle kendimi daha iyi daha zinde ve daha huzurlu hissediyorum. İç huzurum için asla vazgeçmiyorum.

Hava hafiften kararmaya başladı. Eve gidip bir duş alıp kahvemi elime aldıktan sonra işim üzerine çalışacağım. Cumaya kadar telsim etmem lazım ama zaten baya ilerledim. İşte bir huzur da bu! Yapacağın işi yetiştirebilmek!

Umarım yarın güzel bir perşembe günü olur. Doğaya sahip çıkalım ve bize verdiği o ağaçların hışırtı sesine huzurla bakalım. Ağaçların gölgesinde huzuru bulalım. Ya da düşen bir yaprakta işte bu dileğim kabul olacakmış falı yapalım. Ben çok yaparım. Bir dilek tutarım şimdi yaprak düşerse kabul olacak derim ve düşerse çılgınlar gibi sevinirim. Ay bu hayatta sevinmek için çok kolay yöntemler var! Hep çile hep çile nereye kadar! Umarım süper bir çarşamba akşamı ve süper bir perşembe günü bizi bekliyordur!

Sevgilerimle.

Yeşille yeşil ol!

Her şey geçiyor

Her şeyin zamanla geçip gittiğine şahit olduğum bir dönem içerisindeyim. Her şey geçiyor. Hiç bir şey ölümcül acısı ile birlikte benimle beraber kalmıyor. Zaman… Sanırım senin yardımın çok büyük bu konu hakkında. Hayatım devrildi ve ben onu toparlıyorum. Her şey yavaş yavaş geçiyor ama tekrardan her şeyi düzeltmek aşırı yorabiliyor. Yorgunum. Bir şeyleri oldurduktan sonra her şeyin devrilmesi ve onu yine oldurtmaya çalışmak bu hayattaki en büyük görevim. Anka kuşu gibi sürekli küllerimden doğuyorum. Olanı biteni anlatmak bir yandan istiyorum diğer yandan bir tarafım anlatırsan kabullenmiş olacaksın diyor. Sahi neden kabullenemiyorum? Olan oldu zaten. Her şey değişti. Bambaşka bir düzen başladı. Neden hala kabullenemiyorsun burcu?

Bahsettiğim konuların aşk vs ile ilgisi yok. Bahsettiğim konun ana, temel taşı hayatımdaki her şeyin kısa sürede bambaşka bir hal alması ve benim bunu kabul edemeyişim. Çooookkkkk isyan edesim var. Halil sezai gibi hissediyorum kendimi. Ama şöyle de bir şey var ben kabul etsem de etmesem de her şey geçiyor. Bitmiyor ama geçiyor. Alışacağım. Başka çarem yok. Şu noktada cidden başka çarem yok. Sadece sağlığımı düşünüyorum. Ses tellerimde sorun var. Bir de boğazımda sürekli yara çıkıyor bademcik ameliyatı olmam lazımmış. Epilepsi de bir ara vurdu geçti yine. Uyku eegsi falan derken yeni bir ilaca başladık. Hayatımdaki en kara leke, sağlığımın düzene giremeyişi. Sağlık bir yerinde olsa, her şey yerli yerinde olacak gibi. Ama maalesef yine toparlama dönemindeyim.

Bir kaç gündür doğa gezisi yapıyorum. Dağ bayır geziyorum ve kendimi çok ama çok iyi hissediyorum bunları yaparken. Hava tatlı tatlı esiyor. Sıcaktan bir nebze olsun uzak hissediyorum kendimi. Yazı çok seviyorum fakat sıcak bana yaramıyor. Özellikle de astım hayatıma girince sıcak cidden daha çekilmez hale geldi. O yüzden yürümek doğa ile bütünleşmek baya iyi geliyor bana. Bugün ayçiçekleri ile fotoğraf çekildim. Çok seviyorum ayçiçeğini. Çok fazla güzeller.

Mutluluğum sahici bir mutluluk 🌻🌻

Bir şekilde kendimi de yola sokacağım. İlaçlar fazlalaştığından beri sadece boş boş bakıyorum. Ne mutlu ne mutsuzum. Zaten hiç bir şey düşünmediğimi fark ettim. Cidden düşünemiyorum. Boş boş bakıyorum. Kafam da hiç bir ses yok. Sabah çok akşam çok bid torba ilaç kullanıyorum. Sanırım beynim uyuştu en sonunda. Hiç bir şeye odaklanmamak çok garipmiş. Her gece varoluşsal sancılar yaşayan ben şimdi yastığa kafamı koyuyorum ve çat diye uyuyorum. Ne hayal kurmak ne de şöyle olsa nasıl olurdu diye düşünmek var. Doktoruma söyledim ilaçlar dolayısı ile bu oluyor dedi. Çok fazla ilaç kullandığım için mal gibi oldum gerçekten. Ailem durgunsun diyor. Boş boş bakıyorum ama mutsuzum da denilemez. Mutlu da değilim. Nötr bir durumdayım. Hissizim. Hayat damarlarından bazılarında kopukluk var. Ama her şey geçecek. Bundan eminim. Uzun zamandır yazmamamın sebebi kendimde güç kuvvet bulamamaktı. Kitap bile okumuyorum. Ama yarın bir kitap bitirmek gibi bir niyetim var. Duvarlara mal mal bakarak zaman geçirmek istemiyorum artık.

Öyle işte içimi dökmüş oldum yine kendime. Her şeyin güzel olmasını hem kendim hem de sizler için diliyorum. Hayatta güzel nedenler ve sonuçlar bizimle olsun!

Sevgilerimle.

Doğa

Bugün denize çok yakın otursam da ayrı kaldığımızı hissettim. Biraz kendimi eve kapadım sanırım. Bu konuda şu hafta sonu yasaklarının da etkisi var. Bugün doktor randevum vardı. Babam ve annemle birlikte yolculuk yaptık yine. Hastane bize uzak. Denizi geçmek gerekiyor. Ama çok keyifli yolculuk yapmak, feribotta dışarı çıkmak, benzinlikten kahveni almak. Çok ama çok keyifli hale geliyor hastane yolculuğu. Bugün kan testi yaptırmak için gittim ama doğanın güzelliklerini çektim içime. Feribotta arabadan inip üst kata çıktım, kimse yoktu. O kadar güzeldi ki. İnsan sesi olmadan sadece martıların sesini dinledim. Çok ama çok keyiflendim. Hava buz gibiydi ama arabaya inmek hiç içimden gelmedi. Rüzgar bana doğru estikçe, serinlik bana çok iyi geliyor gibiydi. Yüzüm falan üşüdü ama üşümeyi özlemişim. Kışı baya seviyorum. Gerçi her mevsim çok güzel. Ama bir de kar yağsa tadından yenmez kış mevsimi. Doğa ile içiçe bir ortamda oturuyorum. Ama uzun zamandır kumsalda yürümediğimi ya da çardaklarda kahvemi içip ağaçların kokusunu içime çekmediğimi fark ettim. Ne kadar oturduğum yer şehir hayatından uzak diye bazen isyan etsem de sanırım burası bana iyi geliyor. Burdan kalabalık bir yere gidince nevrim dönüyor resmen. Tabi şehir hayatı da güzel ama denizle, yemyeşillikle bir arada olmak büyük bir şans bence. Sınavlarımı bitirmenin verdiği bir rahatlık vardı bugün. Kendimi baya özgür hissediyorum ama dönem sonu sınavlarına üç hafta varmış :))) Biri tam bitti diyorsun diğeri başlıyor. Bazen ikinci üniversiteyi seçtim diye isyan ediyorum. Neyse ama diplomasını alınca tadından yenmez. Yarın da kpss açıklancak bugün yolculuk yaparken onu düşündüm. Sanırım olsun ya da olmasın hayatımı seviyorum. Kpss ile atanmasam da iş bulmak konusunda kararlıyım. Gerçi önceliğim sağlığım o da yavaş yavaş yerine gelecek. Doğa çok ilginç bir şey. Rahatlığını ve konforluğunu başka hiç bir yerde bulamazsın. Kafandaki düşünceleri netleştiren bir özelliği falan da var. Sanırım ne zaman karar eşiğinde olsam doğaya bırakmıcam artık kendimi. Doğruları bana fısıldayacağından eminim. Şu korona bittiğinde ailemle bir karar aldık. Kamp yapacağız. Sanırım kendimizi kalabalığa uzun bir süre bırakamayacağız. Şu korona bizim baya hayat akışımızı değiştirdi. Başlarda burada yaşamak bana zor gelirdi. Ama şu an burdan başka yerde olmak kafamda tonlarca soru işaretine neden oluyor. Yazın havası başka, kışın havası bambaşka. Ama sanırım huzur kokuyor buranın her sokağı. Kendimle ve yaşadığım yer ile barıştığımı görmek ve bunu iliklerime kadar hissetmek aşırı derecede huzur verici. Sanırım zaten bir şeyler yapmak istiyorsak sevginin kucağına bırakmalıyız kendimizi. Huzur ve sevgi kokan her şeyi bizi en baştan en sonuna kadar biz yapacak. Korona bir süre daha bizimle. Açıkçası korkmak ve bıkmakta çok haklıyız. Bitmesini o kadar çok istiyorum ki maske takmaktan bıktım. İnsanlar hiç dikkat etmiyor bu konudan da bıktım. Tek istediğim bir an önce bitmesi ve herkesin kendine ne iyi geliyorsa onu korkmadan yapabilmesi. Bir an önce korkusu üzerimizden gitmeli. Depresyon çoğumuzun kapısına gelmiş durumda, ama kovun onu. Onun içeri girmesi demek hayatınıza atılmış bir darbe demek. Kendimize çok iyi bakmamız lazım. Bu acı ve hayatımızı bloke eden olayı en az hasarla atlatmalıyız. Ben şu anlık ilacı doğa da ve kendimde buluyorum. Umarım hepimiz daha iyi hatta çok iyi olacağız. Temennim bu şekilde.

Vazgeçmek ve yıkılmak yokk yaşayacak güzel günlerimiz var derin bir nefes alıp kendimiz ve dünyamız için devam ediyoruzzz. Asla vazgeçmiyoruz! Hayat bize gülsün diye önce biz ona gülelimm.