Çevir sayfayı

Kendime pek fazla zaman ayıramadığım bir süreçten geçiyorum. Yorucu ama tatlı yorgunluklar. Kendimi işime adadığım bir de biraz işi öğrenmeye çalıştığım zamanlar. Çok fazla şey var işle ilgili o nedenle biraz kendimi attım kenara. Sabahları erken kalkmaya alıştım en azından onda sorun yok. Hafta sonu tatilimde bile erken uyandım. Şimdi de uzandım koltuğuma Guns n roses dinleyip birazcık bir şeyler yazayım dedim. Hayat sessiz sakin akıp gidiyor ve ben her gün sayfaları çeviriyorum. Erken uyanıyorum çalışıyorum ve yorulup yatıyorum. Hafta sonu için arkadaşlarımla bir kaç plan yaptık bu hafta sonu yasaklar kalkacağı için sosyalleşme kararı aldım. Yarın Aykut gelecek işten sonra onunla da sohbet muhabbet falan derken yarını da bitirmiş olurum.

Hasanağa bahçesi var burda. Oraya çok yakın oturuyorum. Cuma günü birazcık dolaşayım dedim. Yemyeşil alanda serin bir hava alayım dedim, böyle bir kalabalık yok! Kalabalığı görür görmez bir u dönüşü yapıp evime doğru yürüdüm hahahaha. Bir tek ben evde duruyorum galiba. Herkes mi dışarıda olur ya! Adım atacak alan yoktu. Ben o kadar kalabalığı iki sene önce falan gördüm sanırım. Gelibolu nun nüfusu kadar insan vardı ahahahah. Beynim döndü ve eve gelip hemen kahve yapıp, hayatımın ne kadar ıssız ve sakin olduğunu düşündüm…. Sonra bunu sevdiğimi fark edip bir kahve daha yaptım… Kahveyi inanılmaz derecede arttırdım. O konuda biraz kendimi tutmam gerekiyor ama bunu yapamıyorum. Sabah dinç olayım diye bir başlıyorum sonra tutamıyorum kendimi. Bir mide sorunu daha yaşayana kadar da tutamayacağım galiba kendimi… İnsanın kendini tanıması ne kadar güzel bir şey ahahahaha.

Bu dinginlik sonrası yasaklar kalkınca biraz daha sosyal olacağım gerçi. Hafta sonu Aykut un doğum günü. Ece ve erkek arkadaşı hep birlikte biraz kendimize geliriz ya. Ece bende kalmaya da geliyor. Günlerim en yakın dostlarımla geçiyor. İzmirin en güzel tarafı da bu oldu zatennn. Kendime geldim gerçekten. Dinç, mutlu, enerjik ve eskisi gibi hissediyorum! Eskisi gibi derken baya eskisi. Çok çok eskisi. Yaşlı olan ruhumu çocuksu sevinçlerle doldurdum baya. Evime tabak, bardak falan alıyorum çıldırıyorum sevinçten hahahhahaha. Ay bir de iş arkadaşlarım mükemmel ya. Bir kaç kızla tanıştım. İnanılmaz tatlılar. Yardımsever ve kibarlar, aynı zamanda da komikler. Bu çok önemli…. Çok eğleniyoruz o nedenle her şey cidden inanılmaz iyi gidiyor. Geceleri huzurla uyuyup, huzurlu ve şişmiş gözlerle uyanıyorum ahahaha. Sıcaktan gözlerim çok şişiyor ya iş sonrası buz tutuyorum sürekli. Bir de yine kilo verdim. Sıcaktan sanırım. İzmir gündüzleri inanılmaz sıcak oluyor. Ama şu an çok tatlı bir serinlik var. Ayaklarımı da balkon kapısına doğru uzattım tatlı tatlı keyif yapıyorum.

Özetle bu şekilde geçiyor günler. Bu sessiz, sakin, iş dolu, arada arkadaşlarla zaman geçirdiğim günlerde sayfaları çeviriyorum yavaş yavaş. Ece ise yalnız olmama takık olduğu için keşke bir erkek arkadaşın olsa diye darlıyor beni ahaahahah. Bazen hayatımda biri olmalı mı diye düşünüyorum. Çok nadir. Arada bir yani. Ama o kadar saçma olaylar geldi ki başıma, inanılmaz soğudum bu aşk olaylarından. Bazı en sevdiğim şarkılara küstüm. Bazı anlara bir şişe şarap açıp peynir yer gibi yedim o anları, anıları. Valla yüreğim el vermiyor bir aşk macerasına kapılmayı. Bir de çok alıştım böyle yalnız olmaya. Bir erkek arkadaş edinip huzurumun içine edemeyeceğim. Ece saçmalama hepsi aynı değil falan diyor ama valla hepsi aynı. Hepsi daraltıyor beni. Hepsi aynı şekilde soğutuyor kendinden. Bir sevgilim olsa hızlı hızlı çevireceğimden eminin o sayfaları. Hemen en sona gelmek için can atacağımdan eminim. Son. Ayrılık. Bir daha birbirimizi görmeyelimli bir son. Hepsi aynı. Hepsine bakış açım da aynı. Hepsinden fayda yok bana. Benden de onlara da fayda yok. Bu konuda da yalan söyleyemeyeceğim. Bir insanla tanışıp sayfaları hızla çevirip bir elveda metni yazmayacağım. Çünkü biliyorum elveda metni hemen yazılsın diye uğraşacağım.

Öyle işte. Yalnızlık ve ben birbirimizin en yakını olduk sanırım. Yalnızlık derken işte sevgili meselesi yalnızlığı çok da önemli bir şey değil yani. Yoksa onun haricinde dostlarım, ailem asla ve asla bir an bile olsun yalnızlık hissettirmiyorlar. Kendimi gerçekten dopdolu hissediyorum. Yeni bir şeyler için çabalıyorum. İzmirin daha önce pek de bilmediğim bir semtini öğreniyorum, evimin ihtiyaçları için uğraşıyorum, bugün hatta sınavlarıma girdim, bir okul daha bitirmek için çabalıyorum ve inanılmaz derecede kitap okuyorummm. Hayatımın güzel bir konumundayım. Her gün cidden 100 sayfadan fazla kitap okuyorum. Aldığım ve okumadığım kitapların hepsini buraya getirdim. Hepsi bana arkadaşlık ediyor. Felsefe, mitoloji, tarih ve bilim kurgu. En en ama en sevdiklerim. Eve bir de kitaplık sipariş ettim onun gelmesini bekliyorum. Geldiği zaman hafta sonu kurulumunu yapacağım. Yaparım herhalde ahhaaha. Çok beceriksizim bu konularda ama kendim yapmak istiyorum. Bu evde her şeyi kendim yapmam lazım. Ev sahibimle konuştum, bir duvarı farklı bir renge boyamak istiyorum. O kadar tatlı biri ki hemen izin verdi. Ev seninmiş gibi nasıl istiyorsan onu yap dedi. Hahaha yaaa inanılmaz şanslıyım cidden! Renge daha tam karar veremedim ama canlı bir renk istiyorum. İçim gönlüm açılsın! Bir de yarın tesisatçı gelecek muslukların bazılarında sorun var iş sonrası ona koşturacağımmm. Ama tamir edilmesi cidden gerekli bir durum. Patlaya Patlaya açılıyor ve yanlardan su fışkırtıyor mutfak musluğu ahahhaha. Bir de banyo fiskiyesine el atılıp onun da musluğu tamir edilecek. Başka da bir mevzu yok. Sonra sohbet muhabbete devammmm. Bir de eve biraz abur cubur alayım sohbetin yanında yeriz. Aykut hayvan gibi yiyor çünkü hahahaaha.

İşte hayatım böyle bir yöne girdi. O ağır ağır çevirdiğim sayfalar böyle bir öykünün başkahramanı yaptı beni. Bu öykü için evrene ve hayata çok minnettarım. İyi şeyler benimle olduğu için çok ama çok minnettarım! Hayat bazen hiç beklemediğiniz bir şekilde geliyor size ve siz şok üstüne şok yaşayarak kitabınızın en güzel sayfasına geliyorsunuz. Her öykünün hem iç bunaltıcı hem de evet işte dönüm noktası bu dediğiniz sayfaları vardır. İşte sanırım ben o ballandıra ballandıra anlatılan dönüm noktası kısmındayım ve kişisel gelişim notları yazıyorum ahahahaha. MEDİTASYONU YAŞA MOTİVASYONU BIRAKMA!!

Umarım hepimiz için güzel bir hafta olurrr. Daha sık yazıp içimi buraya dökmeye ve kendimin güzel tınılı sesi olmaya devam edeceğim! Yazı yazmayı aşırı derece de özlemişim!

Şimdi dondurma yiyip uyku zamanımı bekleyeceğim. İlaçlarımı içtim, birazdan baygınlık geçiririm kesin hahahahaha. Eveeeeettt hepinize mükemmel bir hafta diliyor ve mutlu haberlerin, mutlu anların size koşarak gelmesini diliyorum!

Sevgilerimle!

Hasanağa bahçesinden beklediğim performans……

Uğultulu Tepeler

Adım adım

Bugün yeni başlayacağım hayatımın ilk günü. Sessiz sakin bir gündü bugün. Kafamda sürekli götüreceklerimi falan ayarlıyorum. İzmir olayı beni heyecandan bitiriyor resmenn. Babamın arkadaşı bana şu an ev bakıyor. Aralarından birini seçip 25inde tamamen her şeyi oturtmuş olacağım. 25i ilk iş günüm!

Her şey aşırı derece de güzel gidiyor. Evime gideceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum. Her şey harika olacak! Hissediyorum bunu. Sadece giderken adeta taşınıp gideceğim için ne lazım, ne lazım olur vs kafam da sürekli onların planını yapıyorum. Anneme kalsa gitme yanımda kal diyor… Ama canım annem sana da yeni bir ev çıktı ya fena mııı!! Ayrılacağız diye bende üzülüyorum baya. Annemle arkadaş gibiyizdir o nedenle en yakın arkadaşımı köyümde bırakacağım.. Ama sanırım ilk yerleşme serüvenimde bana eşlik edecek. Beraber bir kaç gün kalırız diye düşünüyorum. O telaşlanıyor, çünkü az badire atlatmadım. Hasta olmamdan korkuyor biraz. Ama sanırım bunun üstesinden harika bir şekilde geleceğim! Eski yorgun, hasta burcu yok arrtııkk!! Sağlıklı beslenenen yogaya başlayacak olan ve uyku düzeni harika olan bir burcu var! İlk üç ayım eğitim ayım. O nedenle daha az yoğun olacağım. Sonrasında zaten hesap kitap olayları..

Bugün aşırı derecede heyecanlı olduğum için tekrardan Uğultulu Tepeler okumaya başladım. Hayata farklı şekilde bakmamı sağlayan bu klasik eser benim vazgeçilmezim oldu hep. Sanırım evet hatta sanırım bile değil tartışmasız en sevdiğim roman. Beni aldı ve kendi dünyasına götürdü. Çoğunuz biliyorsunuzdur bu romanı ama bilmeyenler acil okumalı! O dünya da varolduğunuzu hissedeceksiniz. Hayatıma dokunmuş olan en ama en çok sevdiğim roman! Lord of the rings üçlemesi geliyor sonrasında zaten ahahah. Lotr olmadan asla elbette!

Bahar alerjim son gaz devam ediyor. Burnum kaşınmaktan öldü bugün. Gözlerimde sürekli ağlamaklı. Neyseki nefes darlığı çekmiyorum. Ay canım o da eksik kalsın. Zaten astım fıs fısını her gün fıslatıyorum… Onun içinde tekrar doktora gitmem gerekiyor ama artık İzmir de giderim. Bundan sonra daima orada olacağım zatennnn! Ayyy söylerken bile sevinçten uçasım geliyor. İnanamıyorum hala, iş yerinden arayacaklar evraklar için onu bekliyorum. Evrakları da toparlarsam diyeceğim ki evet Burcu yolcusun!!

Aslında yolculukları pek sevmiyorum ama bu sefer araba ile annem babam ve ben yolculuğa çıkacağız. O nedenle baya güzel olacak. Babam ve annem ev işinde yardımcı olacaklar. Bir sürü malzeme götüreceğim için beni tek bırakmaya gönülleri razı olmadı. Zaten yalnız olsaydım yüksek ihtimal her şeyi birbirine katardım. Sakarlığım sağ olsun hastayımdır bir şeyleri devirmeye. O değilde zamanında kendi başıma çooook yurt odası değiştirdim. Asansör falan bozulmuştu iki apartman arası koşuştura koşuştura oda değiştirmiştim. Tabi sakarlığım daima devredeydi ve baya bir yerlerimi sakatlamıştım hahahaha tatlı bir anı cidden.

Annem biraz benimle kaldıktan sonra kardeşim Serhat gelecek ev arkadaşım olmaya. Bir müddet onunla olacağız. Hayalimiz hep birlikte eve çıkmaktı. Bu hayali odama çizip asmıştım. Sonra sinir krizi geçirdiğim bir anda yırtıp attım. Ama resimde ben iş için İzmire gidiyorum hatta bavulları falan çizmiştim. Sonra, hatta öncesinde, anneme babama haber veriyorum hopluyorum zıplıyorum onu bile çizmiştim ahahaha. Sonra ben gidiyorum bir bakıyorum Serhat İzmiri kazanmış ve yanıma gelmiş!!!! Şimdi yine bu hayalin bir kısmı gerçek oluyor. Serhatla bir müddet ev arkadaşı olacağız! Umarım bu sene sınavı iyi geçer ve temelli yanıma taşınır. İki kardeş İzmir macerası. İnanılmaz. Uzun seneler İzmirde yaşadık ama Serhat hep küçüktü o nedenle birlikte keyfini çıkaramadık. Ama şimdi 19 yaşında ve inanılmaz eğleneceğimizi biliyorum! İnsanın kardeşinin olması mükemmel ya! Serhatla aramız hiç kötü olmadı bir kere bile kavga etmedik kardeşime kurban olurum tarzında bir ablayım. Onu yerim!

Bir de kedi sahiplenmeyi düşünüyorum. Ufff kendi evim ve minnoş bir kediiii. İllaki benim onu, onun beni bulacağı bir an olcak ve hep yanyana olacağız! Bir de İzmir de her yer sokak kedisi kaynıyor. Her ay maaşımla mama alıp çılgınlar gibi kedi beslemek istiyorum. Uzun zaman önce İzmir de yaşarken bu depresyon olayımın ilk zamanlarıydı o zamanlar parka giderdim buz gibi havada ve sadece oturup kedilere bakardım. Sonra babam mama almıştı. Her gittiğim de yanımda götürüp onlara bakmaya devam ederdim. Sonra kucağıma çıkar teşekkür olarak patileri ile masaj yaparlardı. Yaaa inanılmaz tatlı bir anı! Sonucuda çok tatlı. Uyuz olmuştum ahahahhah. Doktor doktor gezmiştik. Önce bahar alerjim yüzünden oldu sanmıştı doktorun biri sonra yaşlı tonton bir doktor sen uyuz olmuşsun demişti. Annemin bir bakışı vardı ki ahahahaha inanılmazdı ya. Neyse sonra tedavi olduk çöpe giden bir sürü şey oldu ve tüm ev sirke ile temizlendi ahahahah. Peki bu kedilerden uzak durmamı sağladı mı? Asla. Üstüne köpeklere sarılıp yere bakardım hep donuk donuk. Ah ah hayatımın en dibindeki anlarım ve 19 yaşında olan narin beynim. Ne zor zamanlardı ama kediler ve köpekler iyi ki vardı! İyi ki varlar!

Nerdeeeen nereye geldim. Yazdıkça yazasım geliyor ama kitaba geri dönmek istiyorum. Spoiler vermeyeceğim okumadıysanız lütfen okuyun. Hayatınızda bir ışık oluşacak okuduktan sonra. Beyniniz uzun zamanlar boyu iyi ki okudum diyecek. Öyle bir roman işte…

Beni okuduğunuz için gerçekten teşekkür ederim. Burası hayatıma çok şey kattı. Katmaya da devam ediyor. Asla vazgeçme diyerek çıktığım bu yolda bambaşka bir seviyeye ulaştım. İyi ki yazmayı hiç bırakmamışım! Hayatınız güzellikler ile dolup taşsın!

Sevgilerimle💙

Yeni Hayat

Bir Orhan Pamuk romanı ismi olması da ayrı bir güzellik.

Sonunda oldu! İçimden onlarca, yüzlerce, binlerce geçirdiğim dileğim gerçekleşti! İzmir’e gidiyorum. Hem de tatile değil! Kendi evime, kendi hayatıma, kendi işime koşuyorum bu sefer! İş görüşmemden olumlu sonuç bugün geldi. Mutluluktan uçtum hatta uçarken bir kuş kadar hafif oldum. Gökyüzünde süzüldüm sanki. Bir iş, yeni bir hayat! Gözlerim dolu dolu oluyor yazarken.

Bunu o kadar bekledim ki. Önce sağlığımı yoluna sokayım istedim. Depresyon dönemleri yaşadım, kalbim kırık gecelerce hayallerime tutunmaya çalıştım. En yakınlarıma tutundum. Depresif dönem iliklerime kadar işlerken hep daha çok dibi görmeye başladım. Üst üste gelen kırıcı olaylar, kötülükler, nefes alamamak, anksiyete krizleri, yataktan asla çıkmak istememek derken hep hayallerimi gördüm tavanın pürüzsüz bir sayfa gibi gözüken haline baktğımda. Hep onlara tutundum. En çok sağlığım yoluna girsin istedim. Buraya yazdım hepsini, epilepsi atakları, astım atakları, ülser tedavisi, depresyon atakları bir türlü neden kurtulursam kurtulayım başkası geldi hep. Sonra hayat enerjisinin ne kadar güçlü olduğunu fark ettim. Dilemenin naifliğini hissettim. Kırıldıysam olsun bunda da bir hayır vardır dedim. Kendi kendime hep iyiyi düşündüm. Kimseyi kırmamaya çalıştım. Üzüldüğüm anlarda kendimi kendim toparladım. Aile kavramının o eşsiz sevgisini her zaman bir dağ gibi hissettim. Böyle bir ailem olduğu için aşırı şanslı olduğumu her zaman durmadan haykırırım. Benim en büyük şansım daima ailem oldu çünkü.

Şimdi yeni hayat kapımı çaldı. Ailemden uzak olacağım. Tek başıma bir yolculuğa çıkıyorum evet ama yakın dostlarımın hayatımda olacağı bir yolculuğa. Hemen haber verdim onlara. O kadar sevindik ki sanırım başımıza gelen en güzel şeylerden biri oldu bu haber. İşimin olması, kendi hayatımın olması derken en büyük dileğim belanın benden uzak durması. Hayatıma yeni insanları sokacağımı sanmıyorum. Yani yakınım olabilecek insanlar olmayacak. Kendi konforumda kalıp tanıdığım insanlara çok güvenmemem gerektiğini öğretti bana hayat. Başıma ne geldiyse sonradan tanıdıklarım yüzünden geldi. O nedenle güven konusu daima yanımda bir kurtarıcı olarak kalacak. İnsanın arkadaşı elbette olur, iş arkadaşı falan filan ama evet güvendim diyebileceğimi sanmıyorum. Bundan sonrası için en büyük dileğim huzur. Huzur yanımda oldukça iş hayatım daima yolunda olacak biliyorum. Çünkü çalışmaya bayılıyorum. İnsan ilişkilerimin iyi olacağını biliyorum. Deli gibi seviyorum bir işimin olmasını ki bu iş de içime çok sinen bir iş.

İşin zor kısmı annemden, babamdan, kardeşimden ve paşadan uzak kalmak olacak. Onlarda sık sık gelir diye düşünüyorum ama 2 senedir beraber yaşadığımız için bu durum bana koyacak biliyorum. Çünkü cidden ailem ile geçirdiğim her anı çok seviyorum. Babam ise İzmir’e biz de belki taşınırız diyor. Ben babamı tanıyorsam kesin gelirler İzmir’e. Çünkü biz babamla bambaşkayız. Ne o yapabilir beni görmeden ne de ben yapabilirim onu görmeden. İllaki taşınacaklar biliyorum!

Evet yeni hayat bana kocaman bir sevinçle geldin. YENİ HAYAT BANA DAİMA HUZURLA GEL, BANA DAİMA MUTLULUK VER, HER ZAMAN SAĞLIKLA GEL LÜTFEN!

Bu evreden sonra dikkat etmem gereken en büyük şey sağlığım. Sağlığım yerinde olmazsa bir sürü bela da peşimden gelecek demektir. O nedenle sağlam bir uyku ve yemek düzeni oluşturup daima sağlıklı olmaya özen göstereceğim! En önemlisi her şeyin üstesinden gelmeyi doyasıya yaşamak için elimden gelenin en iyisini yapacağım!

Dün bir veda günüydü benim için. Kalbimin kırık olduğu bir sabaha uyandım. Bazen olmuyorsa olmuyordur. Bazen olamıyorsa istesen bile yansıyordur hayatına. Duygularını zirvede yaşayan biri oldum hep. Bugün bu haberi ne kadar almış olsam da bir tarafım buruk kaldı itiraf ediyorum. Ama güneşi uğurladım dün gece ve şimdi yeni bir hayatın anahtarını elimde tutuyorum. Sadece bu olayda en hayırlısını diliyorum. Kalbine dokunduysam eğer en hayırlısı olsun isterim çünkü.

Evet beni okuyan değerli insanlar. Sanırım yaklaşık bir yıldır buradayım ve pozitif güç ile dilekler ile dualar ile yaptığım betimlemeler ile size uzun zamandır karşıma çıkan en iyi haberi sonunda veriyorum. Daima isteyin, dileyin ve hep betimleyin! Daima gözünüzün önünde olsun hayalleriniz. Elinizden gelenin en iyisini yapın. İnanıyorum ki hayatımız bize sürprizlerle gelecek ve umarım hayal ettiğiniz her şeye en yakın sürede kavuşursunuz. Bunu tüm kalbimle diliyorum!

Sevgilerimle. 🌼

Durma ve keşfet

Hayat beni ne kadar geriye atarsa atsın, acılı hastalıklar, ölümle karşılaştığım anlar, kaybettiklerim, geride bıraktıklarım, taşınmalarım, elimden kayıp gidenler ve dahası bana her zaman durmamayı hatırlattı. Dursaydım eğer çoğu şeyi de kaçırmış olacaktım. Beklediğim anlar oldu ama onu yaparken bile hiç bir zaman durmadım, kendim için dahasını hedefledim. Herkesin hayatta bir çok dileği ve isteği var. Parmak izleri kadar bambaşka olan hayaller… Ortak bir noktada buluştuğumuz hayallerimizde var ama herkesin kendi hayali kendisi için bambaşka. Çünkü gerçek olduğunda yaşanılan sevinç bambaşka.

Bugün durmamanın ne demek olduğunu daha iyi anlıyorum. Paulo Coelho- Piedra ırmağının kıyısında oturdum ağladım kitabını okumuştum geçen sene. Orda bir paragraf vardı belki karşınıza çıkmıştır. O paragraf ile bir şekilde denk gelmişsinizdir. Şöyle diyordu:

“kendini tehlikeye atmaktan korkan kişiye ne yazık! çünkü o kişi belki de hiç düş kırıklığına uğramayacak ve peşinden koşacak bir düşü olanlar kadar acı çekmeyecek. ama dönüp de arkaya baktığında (çünkü her zaman, sonunda dönüp arkamıza bakarız), yüreğinden şu sözcüklerin döküldüğünü duyacak: “tanrının, yaşadığın her güne ektiği mucize tohumlarını ne yaptın? yaradanın sana bağışladığı yetenekleri ne yaptın? hepsini bir çukura gömdün, çünkü onları yitirmekten korkuyordun. işte, şimdi elinde kalan: yaşamını yitirmiş olmanın kesinliği.”

O kadar çok şey anlatıyor ki… Daima kaybedecek olsanız dahi durmamalısınız, korkmamalısınız. Hayatım sürekli düşüşteydi bir müddet ama daima kendim ile olan savaşımda kendim için elimden geleni yapmak ile meşguldüm. Karalayarak bir şeyler çıkartabildim ortaya, yazarak kelimelerle oynadım. Hayatıma hüzün katanları affedip yolumun güzelliğine odaklanmayı öğrendim. Zihnimin betimleme gücünü keşfettim. Beni bulan sağlık sorunları ile barışıp tek bir vücutta güçlü ve kuvvetli olmak ne demek onu öğretti, bu hayatın her zaman bize sunduğu sabahlar. Her gecenin ardında bir sabah var dedim kendime. Gecelerimi yazarak, çizerek okuyarak doldurdum. Hobilerim olduğunu öğrendim. Bu gün mitolojik bir karakter olan Pandorayı çizmeye başladım mesela. Kendimden bi şeyler katarak çizim yapabildiğimi öğrendim. En önemlisi yaşıyorsam bu hayatta, “yaşamam” gerektiği gerçeğini anladım.

Hayatta beklediğim anlar oldu. Kendim için doğru anı, sağlığımın bana kavuştuğu anı bekledim. Bunları yaparken iyileşmenin şu hayattaki en büyük güç olduğunu öğrendim. Fiziksel iyileşmek kadar, ruhun iyileşmesi ne demek bunun hazzını yaşadım. Şimdi beklediğim bir kaç haber var ve ben yine durmuyorum. Diliyorum, istiyorum, iyi şeylerin beni bulması için kendimce bir çok şey yapıyorum. Hayatıma bir kaç güzellik katmaya çalışıyorum. Asla durmayın, siz durmadıkça keşfedeceğiniz tonlarca şey olacak.

Ben tamamım, ben mükemmelim diyen insanla sohbeti kesmeye gayret ediyorum. Çünkü kimse mükemmel değildir. Karşıma bu tarz insanlar çok çıktı ama muhabbeti uzatmıyorum. Herkesin iyi olduğu konular vardır evet ama kimse mükemmel değildir. O nedenle o kısım için kafanızı asla yormayın. Çenenizi de yormayın. Hiç bir zaman mükemmel olmayacağımı bildiğim için daha fazla öğrenmek daha fazla bir şeylere denk gelmek istiyorum. Şu an bunun için büyük bir özveriyle çalışıyorum ve sonucunda gelen bir haber doğrultusunda hayat için güzel bir şans elde edeceğim. Geriye dönüp baktığımda onca çektiğim üzüntü meyvelerini verdi sonunda diyebileceğim! Evet her gecenin sonunda yine sabah oluyor!

Hayat bize harika bir çok şey sunacak ve biz bunlara tanıklık edeceğiz. Hayat bize mükemmel bir şekilde hoş geldin diyecek ve biz yeni bir serüvene başlayacağız. Şu an tüm her şey için hazır hissediyorum. Kollarımı büyük bir özgüven ile açıyorum çünkü uğraşıyorum. Hayat kimseye altın tepside bir şeyler sunmadığı için durmuyoruz ve keşfediyoruz!

Mutluluğumu burada beni okuyanlar ile paylaştığım da bir çok insana umut olabileceğimi düşünüyorum. Bu zamana kadar acımı da, başarımı da buraya yazdım. Mükemmel şeylere kavuştuğumda da buraya yazıyor olacağım. Güzellikler elinizi tuttuğunda sonunda diyebileceğiniz anlar umarım en yakın zamanda sizinle olur! Sonunda dediğim o an burda mutluluğumu haykıracağım. Asla vazgeçmemenin gücüne şahitlik etmiş olacağız!

Bugün güzel bir gün, bugün dileyin isteyin. Olsun istediğiniz şeyler için asla vazgeçmeyin. Umarım hayat güzellikleri en yakın zamanda bizlere sunar.

Sevgilerimle.