Epilepsi

Uzun zamandır boğuştuğum hastalık. Bu aralar ataklarım arttı. Ertesi gün ölü gibi oluyorum, algılama problemi bile yaşıyor insan. Ama dimdik durmayı öğretti bu hastalık bana. Krizden sonra sigara yaktığım zamanlarım oldu. Güçlü durmanın ne demek olduğunu anladım. Sinir, stres, huzursuzluk yaramıyor bu hastalık varken insana. Ama insanoğlusun streslendiğin çok zaman oluyor. Beni kırdığı için bana yalanlar söylediği için çok insana veda ettim. İyiliğin yaramadığı çok insan var hayatta. Siz elinizden geldiğinizce temiz kalpli olun ama vuruyorlar sizi en savunmasız yerinizden. O yüzden az insan bol huzur dedim kendime. Kendimle barıştım, bana her şeyi yapan tüm insanları affettim kafamda. Bana tekrar tekrar zarar vermesinler diye. Epilepsi öyle bir şey ki göreni korkutuyor, yaşayan insanı da sanki çok spor yapmışcasına yoruyor. Tüm kemikleriniz ağrıyor. Aslında kriz çok uzun sürmüyor ama işte beyninizdeki tüm hücrelere zarar vermiş oluyorsunuz. O yüzden kendimle defalarca barıştım. Bu hastalık seni bırakmayacak ama sen dimdik duracaksın dedim kendime. Çok ağladım özellikle atakların çok olduğu zamanlar aşırı derecede ağladım. Çünkü normal hayatına devam edemiyor insan. Ama toparlanmam gerek dedim kendime. Ölmüyorsun sonuçta. O nedenle ilaçlarımı hep düzenli kullandım. Ailem için, canım kardeşim için dimdik durdum ayakta. Sonra bana kattığı şeylere baktım. Daha huzurlu bir hayat ve kendiyle barışmış olan ben. Aslında şu hayat bize ne kadar da şey öğretiyor. Güçlü durdum diye insanlar beni çok kullandı olsun dedim ben yine de güçlü duracağım. Korktuğum çok zaman oldu her atak geçirdikten sonra korkum bir sonraki atak için oldu ama bak şu an buraya yazıyorum. Dimdik ayaktayım diyorum kendime. Serumumu aldım ve bir sonraki krizi erteledim. Sinir, stres, huzursuzluk bunlar aşırı zararlı. O nedenle hep pozitif düşünme kararı aldım. Yazmak bana hep iyi geldi ve yazdım, durmadan yazdım. Hatta belki bir kitap bile çıkaracağım. Bunun yanında bir sürü daha hastalık geldi peşimden ama hepsiyle savaştım, savaşmayada devam edeceğim. Hatta buna zarar veren insanları da teker teker çıkaracağım hayatımdan. Çünkü size zarar veren insanlar size ve kendine büyük saygısızlık yapıyorlar. İyiliğe adadım kendimi. Çocukları sevdim hayvanları öptüm kokladım. Kediler bana çok iyi geldi. Hele ki o mamayı verdikten sonra kucağınıza çıkmaları yok mu! Ah işte bu dünyanın en harika duygusu. Doğaya attım kendimi denize baktım, toprağa bastım. Daha sıkı tutundum hayata. Hiç kimseye tutunamasanız da tutunacak dalım yok benim deseniz de kendinize tutunun. Hayatta size yol gösterecek yolun başına çıkartacak ve sonuna getirecek yine kendinizsiniz. Siz yapacaksınız hepsini. Hastalıklara boyun eğmeyeceksiniz. Her hastalıktan sonra daha sağlam basacak ayaklarınız yere. Diyeceksiniz ki ben buyum ben kökleri sağlam olan bir ağacım. Devirecek olan insanlara rüzgar çarptıracaksınız. Madem bu hayattayız savaşacağız iyi şeyler olsun diye. Biz istiyorsak olur. Sen beni okuyan gerçekten iste ki olsun. O zaman yeşereceksin. O zaman gölgende herkes mutlukla oturacak. Hayat, sen bana çok şey öğrettin sevmeyi, sevilmeyi, dikdik durmayı ve affetmeyi, ve zarar verenleri yollamayı. Sana çok teşekkür ederim. Sen beni okuyan kişi sana da teşekkür ederim. Çünkü bu savaşımda bana vakit ayırdığın için.

Asla vazgeçmeyin. Vazgeçmedikçe çok güçlü olacaksınız. Belki mutluluktan ağlarsınız. İyi dileklerim hep sizinle.

Bu hayatta sevgi ve merhamet kazanacak. Çok yıkan olsa da sizi, kendinizden asla ödün vermeyin. Güçlü kalktıkça daha çok seveceksiniz kendinizi.

Tüm iyilikler ve en önemlisi sağlık bizimle olsun.

Guillamume Seignac-Diana the huntress eseri, bana güçlü bir kadın ilhamı verir hep. Umarım size de ilham olur.

Sevgilerimle.