Her şey geçiyor

Her şeyin zamanla geçip gittiğine şahit olduğum bir dönem içerisindeyim. Her şey geçiyor. Hiç bir şey ölümcül acısı ile birlikte benimle beraber kalmıyor. Zaman… Sanırım senin yardımın çok büyük bu konu hakkında. Hayatım devrildi ve ben onu toparlıyorum. Her şey yavaş yavaş geçiyor ama tekrardan her şeyi düzeltmek aşırı yorabiliyor. Yorgunum. Bir şeyleri oldurduktan sonra her şeyin devrilmesi ve onu yine oldurtmaya çalışmak bu hayattaki en büyük görevim. Anka kuşu gibi sürekli küllerimden doğuyorum. Olanı biteni anlatmak bir yandan istiyorum diğer yandan bir tarafım anlatırsan kabullenmiş olacaksın diyor. Sahi neden kabullenemiyorum? Olan oldu zaten. Her şey değişti. Bambaşka bir düzen başladı. Neden hala kabullenemiyorsun burcu?

Bahsettiğim konuların aşk vs ile ilgisi yok. Bahsettiğim konun ana, temel taşı hayatımdaki her şeyin kısa sürede bambaşka bir hal alması ve benim bunu kabul edemeyişim. Çooookkkkk isyan edesim var. Halil sezai gibi hissediyorum kendimi. Ama şöyle de bir şey var ben kabul etsem de etmesem de her şey geçiyor. Bitmiyor ama geçiyor. Alışacağım. Başka çarem yok. Şu noktada cidden başka çarem yok. Sadece sağlığımı düşünüyorum. Ses tellerimde sorun var. Bir de boğazımda sürekli yara çıkıyor bademcik ameliyatı olmam lazımmış. Epilepsi de bir ara vurdu geçti yine. Uyku eegsi falan derken yeni bir ilaca başladık. Hayatımdaki en kara leke, sağlığımın düzene giremeyişi. Sağlık bir yerinde olsa, her şey yerli yerinde olacak gibi. Ama maalesef yine toparlama dönemindeyim.

Bir kaç gündür doğa gezisi yapıyorum. Dağ bayır geziyorum ve kendimi çok ama çok iyi hissediyorum bunları yaparken. Hava tatlı tatlı esiyor. Sıcaktan bir nebze olsun uzak hissediyorum kendimi. Yazı çok seviyorum fakat sıcak bana yaramıyor. Özellikle de astım hayatıma girince sıcak cidden daha çekilmez hale geldi. O yüzden yürümek doğa ile bütünleşmek baya iyi geliyor bana. Bugün ayçiçekleri ile fotoğraf çekildim. Çok seviyorum ayçiçeğini. Çok fazla güzeller.

Mutluluğum sahici bir mutluluk 🌻🌻

Bir şekilde kendimi de yola sokacağım. İlaçlar fazlalaştığından beri sadece boş boş bakıyorum. Ne mutlu ne mutsuzum. Zaten hiç bir şey düşünmediğimi fark ettim. Cidden düşünemiyorum. Boş boş bakıyorum. Kafam da hiç bir ses yok. Sabah çok akşam çok bid torba ilaç kullanıyorum. Sanırım beynim uyuştu en sonunda. Hiç bir şeye odaklanmamak çok garipmiş. Her gece varoluşsal sancılar yaşayan ben şimdi yastığa kafamı koyuyorum ve çat diye uyuyorum. Ne hayal kurmak ne de şöyle olsa nasıl olurdu diye düşünmek var. Doktoruma söyledim ilaçlar dolayısı ile bu oluyor dedi. Çok fazla ilaç kullandığım için mal gibi oldum gerçekten. Ailem durgunsun diyor. Boş boş bakıyorum ama mutsuzum da denilemez. Mutlu da değilim. Nötr bir durumdayım. Hissizim. Hayat damarlarından bazılarında kopukluk var. Ama her şey geçecek. Bundan eminim. Uzun zamandır yazmamamın sebebi kendimde güç kuvvet bulamamaktı. Kitap bile okumuyorum. Ama yarın bir kitap bitirmek gibi bir niyetim var. Duvarlara mal mal bakarak zaman geçirmek istemiyorum artık.

Öyle işte içimi dökmüş oldum yine kendime. Her şeyin güzel olmasını hem kendim hem de sizler için diliyorum. Hayatta güzel nedenler ve sonuçlar bizimle olsun!

Sevgilerimle.

Sessiz bir gece

Her şeyin nasıl da değiştiğini düşünüyorum. Kendi kabuğumda, depresyonun kucağında ağlayarak ya da tutunacak dallarımı budayanlara sessizce baktığım, o sessiz sakin ve duygu yüklü günleri hatırlıyorum bu gece. Şimdi kendi evim, kendi hayatım, hayatımın içinde kendi dünyam ile başbaşayken yazıyorum bu satırları. Her şey bambaşka bir güzelliğe evrildi. Hayata göz kırpa kırpa bir şeyleri oldurabildim. Bugün balkonumda gökyüzüne baktım doyasıya ve içimin huzurla doluşuna bir kahve yapıp her şeyin güzel olmasına şükrettim. İş hayatıma odaklanmış, yeni arkadaşlarımla ve eski dostlarımla birlikte dolu dolu günler geçiriyorum. Tek sorun ben yalnızlığa baya alışmışım ya! Bazen kalabalıkta başım dönüyor. Bazen bir ortamda sessizlik arıyorum, o an kimse bana dokunmasın istiyorum. Sonra bir sigara yakasım geliyor. Çok zor tutuyorum kendimi bir sigara yakmamak için. Bu savaşı sanırım yakın zamanda sonlandıracağım. Bir yanım içme diyor bir yanım sürekli arıyor. Nedeni de keyifli olmam ahahahha. Sohbet esnasınsa falan sürekli elim arıyor. Bazen işte o sessizlik aradığım anlarda da. Ama dayanabildiğim yere kadar dayanacağım. Çünkü kendime bu konu hakkında en iyisini yapacağıma dair söz verdim.

Günlerim gerçekten çok güzel geçiyor. Yeni arkadaşlarım, eski dostlarım hep birlikte dopdolu günler geçiriyoruz. İzmire gerçekten kavuştum. Duvarlara yaza yaza, hayatımı kuracağım diye diye kurdum sonunda kendi hayatımı. Geliboluyu özlüyor muyum peki? Valla hiç özlemiyorum. Tek özlediğim ailem. Onları aşırı özlüyorum ama üç hafta sonra kavuşuyoruz!!!! Serhat da benimle kalacakk. O nedenle bu da mükemmel olmam için bir neden daha işte! Kardeşimin benimle kalması müthiş olacak. Onu aşırı aşırı ve aşırı özledim.

Salı günü için iş arkadaşlarımla plan yaptık. İş çıkışı kendimize bir gelelim istedik. Valla süper olacak diye düşünüyorum. Hepsi hem eğlenceli hem de süper komik ve tatlı insanlar. Cuma günü buluştuk inanılmaz keyifli geçti. Kahkaha atmaktan, dertleşmekten çenem ağrıdı ya. Başıma gelen talihsiz aşk serüvenlerinden bahsettim ahahahaa. İnanılmaz komik bir ortamdı. Anlatırken o kadar çok eğlendim ki oysa yaşarken ne kadar zordu. Şimdi kahkaha atarak anlatıyorsun. O zaman kalbin falan ağrıyor şimdi ise bir feminist edasıyla anlatıyorum her şeyi. Kızlar flört et insanlarla falan diyor ama ben kim flört etmek kim ya. Ay valla içim almıyor. Birine kendimi anlatamam ve onun anlatmalarını da dinleyemem. Yemin ederim dünyanın en yorucu olayı olabilir benim için. İş erkek arkadaş, flört mevzusu falansa ben yokum. Kızlar ise, zaman geçer falan diyor. Ay valla benim zamanım çok kaliteli geçiyor. Bu kaliteli ortamı salağın biri yüzünden bozamam. Bu zamana kadar destek ol, yanında ol, adam et falan filan derken ne oldu??? Kocaman bir hiç. Sadece yoruldum. Sadece nefessiz kaldım, ilişkinin bokluğu yüzünden. Şimdi ise kendimden, hayatımından, her şeyden ama her şeyden çok memnunum. Bir gün belki bu zamanlardan bıkar ve duygusal bir şeyler ararsam onu o zaman düşünürüz. Ama şu an, duygusal bir olay, duygusuz bir olay, ilişki anlamında hiç bir olay istemiyorum.

Beni bu hale getirenler utanır mı bilmem ama zaten utansalar da utanmasalar da umrumda değil. Sadece midemi ağrıtıyorlar. Bulanıyor diyesim geldi ama ahahha neysee. Başıma ağrılar giriyor. Bir de dırdırları düşünsene burcum ayhhh anksiyete nedeni erkek milleti.

Odamdayım, peri ışıklarım, tütsüm ve kahvemle yarın için kendime iş anlamında full enerji diliyorum. Sonra Hasanağa Bahçesi, yürüyüş ve bol bol temiz hava benimle olacak. En güzel dinçlik Hazirandadır. Haziranı her zaman çok sevmişimdir. Yazın en güzel ayı. Ne çok sıcak ne de çok sıcak. Tam ayarında. Geceleri serin serin uyuyorum ya. Gündüzleri ise duş sonrası kendi kendine saçlarım kuruyor. Mükemmel bir yaz ayısın Haziran! Beni çok ama çok mutlu eden bir yaz mevsimi geçiriyorum. Kulağımda sevdiğim bir melodi ayaklarımı uzatmışım pencereye doğru off inanılmaz güzel her şey! Her gece bu anlar için şükredip uyuyorum. Dahası için çabalayacağımı kendime söyleyerek uyuyorum geceleri. Maaşımı aldığım gün kendimi ödüllendirip güzel bir gün yaşayacağım. Kiramı ödeyeceğim ya ahahahha. Of süper valla fatura mı ödeyeceksin sen burcuuuu… Ahahahha ayy hala eve ne alırsam alayım aşırı mutlu oluyorum. Kitaplarımı da yerleştirdim falan, eve zaten ilk girdiğim andan itibaren ısınmıştım, şimdi ise her şey mükemmelinde ötesinde benim için! Türkçe rap dinliyorum aralıksız hahahaha of sabah mod yükseltiyor cidden. Açıyorum son ses koyuyorum kahve suyunu. Kahvem olana kadar evde bir dans ediyorum. Sonra modum aşırı iş için yüksek oluyor. Valla mod yükseltmek için Türkçe rap birebir. Dans ede ede hazırlanıyorum. Yarın sabah yine oynayacağım hahahaah. Kızlarla salı günü bornovaya gideceğiz yolda da ruhum oynar artık doyasıya ahahahaha. Bir de kısa zamanda ehliyet almaya karar verdim. Yani yaz sonuna kadar bu planı hayata geçirmeyi düşünüyorum. Araba alma planım var çünkü. Biraz uğraştırcak beni ama hallederiz diyor babam. Neyse ya ben süremezsem Serhata şoförlük yaptırırım. Çareler tükenmez!!! Alacağım arabayı!

Öyle işte göründüğü üzere bazen kalabalıklarda kaybolsamda kendimi buluyorum her yerde ve her zaman. Gözlerimde artık buz parçaları yok. Gözyaşım gözümün kenarında durmuyor artık, ya da burnum sızlamıyor. Bu başarıdır benim için! Bu hayatın evet sen de buradasın deme şeklidir!!! Hayat sanırım ikimizde birbirimizi seviyoruz. Bu anları yaşamama yardımı dokunan her olaya teşekkür ediyorum!!

Asla vazgeçmemek budur işte! Asla vazgeçmemek mutluluk üstüne bahis yapmamaktır. Sevgiden yana gasp edilmemektir. Dönüşü olanları ya da gidişi olanları savunmamaktır asla vazgeçmemek. Asla vazgeçmemek kendine bir şans vermek, taşlaşmış kalbine en sevdiğin şarkıyı dinletmektir. Asla vazgeçmeyin ki hayatınızın bir şarkısı olsun!! Doyasıya dans edebileceğiniz bir şarkı!

Sevgilerimle.

Gözlerimin etrafındaki çizgiler, hayata tutunduğum günlerin en güzel hatıraları sanırım! Her zaman gülümse burcum!

Çevir sayfayı

Kendime pek fazla zaman ayıramadığım bir süreçten geçiyorum. Yorucu ama tatlı yorgunluklar. Kendimi işime adadığım bir de biraz işi öğrenmeye çalıştığım zamanlar. Çok fazla şey var işle ilgili o nedenle biraz kendimi attım kenara. Sabahları erken kalkmaya alıştım en azından onda sorun yok. Hafta sonu tatilimde bile erken uyandım. Şimdi de uzandım koltuğuma Guns n roses dinleyip birazcık bir şeyler yazayım dedim. Hayat sessiz sakin akıp gidiyor ve ben her gün sayfaları çeviriyorum. Erken uyanıyorum çalışıyorum ve yorulup yatıyorum. Hafta sonu için arkadaşlarımla bir kaç plan yaptık bu hafta sonu yasaklar kalkacağı için sosyalleşme kararı aldım. Yarın Aykut gelecek işten sonra onunla da sohbet muhabbet falan derken yarını da bitirmiş olurum.

Hasanağa bahçesi var burda. Oraya çok yakın oturuyorum. Cuma günü birazcık dolaşayım dedim. Yemyeşil alanda serin bir hava alayım dedim, böyle bir kalabalık yok! Kalabalığı görür görmez bir u dönüşü yapıp evime doğru yürüdüm hahahaha. Bir tek ben evde duruyorum galiba. Herkes mi dışarıda olur ya! Adım atacak alan yoktu. Ben o kadar kalabalığı iki sene önce falan gördüm sanırım. Gelibolu nun nüfusu kadar insan vardı ahahahah. Beynim döndü ve eve gelip hemen kahve yapıp, hayatımın ne kadar ıssız ve sakin olduğunu düşündüm…. Sonra bunu sevdiğimi fark edip bir kahve daha yaptım… Kahveyi inanılmaz derecede arttırdım. O konuda biraz kendimi tutmam gerekiyor ama bunu yapamıyorum. Sabah dinç olayım diye bir başlıyorum sonra tutamıyorum kendimi. Bir mide sorunu daha yaşayana kadar da tutamayacağım galiba kendimi… İnsanın kendini tanıması ne kadar güzel bir şey ahahahaha.

Bu dinginlik sonrası yasaklar kalkınca biraz daha sosyal olacağım gerçi. Hafta sonu Aykut un doğum günü. Ece ve erkek arkadaşı hep birlikte biraz kendimize geliriz ya. Ece bende kalmaya da geliyor. Günlerim en yakın dostlarımla geçiyor. İzmirin en güzel tarafı da bu oldu zatennn. Kendime geldim gerçekten. Dinç, mutlu, enerjik ve eskisi gibi hissediyorum! Eskisi gibi derken baya eskisi. Çok çok eskisi. Yaşlı olan ruhumu çocuksu sevinçlerle doldurdum baya. Evime tabak, bardak falan alıyorum çıldırıyorum sevinçten hahahhahaha. Ay bir de iş arkadaşlarım mükemmel ya. Bir kaç kızla tanıştım. İnanılmaz tatlılar. Yardımsever ve kibarlar, aynı zamanda da komikler. Bu çok önemli…. Çok eğleniyoruz o nedenle her şey cidden inanılmaz iyi gidiyor. Geceleri huzurla uyuyup, huzurlu ve şişmiş gözlerle uyanıyorum ahahaha. Sıcaktan gözlerim çok şişiyor ya iş sonrası buz tutuyorum sürekli. Bir de yine kilo verdim. Sıcaktan sanırım. İzmir gündüzleri inanılmaz sıcak oluyor. Ama şu an çok tatlı bir serinlik var. Ayaklarımı da balkon kapısına doğru uzattım tatlı tatlı keyif yapıyorum.

Özetle bu şekilde geçiyor günler. Bu sessiz, sakin, iş dolu, arada arkadaşlarla zaman geçirdiğim günlerde sayfaları çeviriyorum yavaş yavaş. Ece ise yalnız olmama takık olduğu için keşke bir erkek arkadaşın olsa diye darlıyor beni ahaahahah. Bazen hayatımda biri olmalı mı diye düşünüyorum. Çok nadir. Arada bir yani. Ama o kadar saçma olaylar geldi ki başıma, inanılmaz soğudum bu aşk olaylarından. Bazı en sevdiğim şarkılara küstüm. Bazı anlara bir şişe şarap açıp peynir yer gibi yedim o anları, anıları. Valla yüreğim el vermiyor bir aşk macerasına kapılmayı. Bir de çok alıştım böyle yalnız olmaya. Bir erkek arkadaş edinip huzurumun içine edemeyeceğim. Ece saçmalama hepsi aynı değil falan diyor ama valla hepsi aynı. Hepsi daraltıyor beni. Hepsi aynı şekilde soğutuyor kendinden. Bir sevgilim olsa hızlı hızlı çevireceğimden eminin o sayfaları. Hemen en sona gelmek için can atacağımdan eminim. Son. Ayrılık. Bir daha birbirimizi görmeyelimli bir son. Hepsi aynı. Hepsine bakış açım da aynı. Hepsinden fayda yok bana. Benden de onlara da fayda yok. Bu konuda da yalan söyleyemeyeceğim. Bir insanla tanışıp sayfaları hızla çevirip bir elveda metni yazmayacağım. Çünkü biliyorum elveda metni hemen yazılsın diye uğraşacağım.

Öyle işte. Yalnızlık ve ben birbirimizin en yakını olduk sanırım. Yalnızlık derken işte sevgili meselesi yalnızlığı çok da önemli bir şey değil yani. Yoksa onun haricinde dostlarım, ailem asla ve asla bir an bile olsun yalnızlık hissettirmiyorlar. Kendimi gerçekten dopdolu hissediyorum. Yeni bir şeyler için çabalıyorum. İzmirin daha önce pek de bilmediğim bir semtini öğreniyorum, evimin ihtiyaçları için uğraşıyorum, bugün hatta sınavlarıma girdim, bir okul daha bitirmek için çabalıyorum ve inanılmaz derecede kitap okuyorummm. Hayatımın güzel bir konumundayım. Her gün cidden 100 sayfadan fazla kitap okuyorum. Aldığım ve okumadığım kitapların hepsini buraya getirdim. Hepsi bana arkadaşlık ediyor. Felsefe, mitoloji, tarih ve bilim kurgu. En en ama en sevdiklerim. Eve bir de kitaplık sipariş ettim onun gelmesini bekliyorum. Geldiği zaman hafta sonu kurulumunu yapacağım. Yaparım herhalde ahhaaha. Çok beceriksizim bu konularda ama kendim yapmak istiyorum. Bu evde her şeyi kendim yapmam lazım. Ev sahibimle konuştum, bir duvarı farklı bir renge boyamak istiyorum. O kadar tatlı biri ki hemen izin verdi. Ev seninmiş gibi nasıl istiyorsan onu yap dedi. Hahaha yaaa inanılmaz şanslıyım cidden! Renge daha tam karar veremedim ama canlı bir renk istiyorum. İçim gönlüm açılsın! Bir de yarın tesisatçı gelecek muslukların bazılarında sorun var iş sonrası ona koşturacağımmm. Ama tamir edilmesi cidden gerekli bir durum. Patlaya Patlaya açılıyor ve yanlardan su fışkırtıyor mutfak musluğu ahahhaha. Bir de banyo fiskiyesine el atılıp onun da musluğu tamir edilecek. Başka da bir mevzu yok. Sonra sohbet muhabbete devammmm. Bir de eve biraz abur cubur alayım sohbetin yanında yeriz. Aykut hayvan gibi yiyor çünkü hahahaaha.

İşte hayatım böyle bir yöne girdi. O ağır ağır çevirdiğim sayfalar böyle bir öykünün başkahramanı yaptı beni. Bu öykü için evrene ve hayata çok minnettarım. İyi şeyler benimle olduğu için çok ama çok minnettarım! Hayat bazen hiç beklemediğiniz bir şekilde geliyor size ve siz şok üstüne şok yaşayarak kitabınızın en güzel sayfasına geliyorsunuz. Her öykünün hem iç bunaltıcı hem de evet işte dönüm noktası bu dediğiniz sayfaları vardır. İşte sanırım ben o ballandıra ballandıra anlatılan dönüm noktası kısmındayım ve kişisel gelişim notları yazıyorum ahahahaha. MEDİTASYONU YAŞA MOTİVASYONU BIRAKMA!!

Umarım hepimiz için güzel bir hafta olurrr. Daha sık yazıp içimi buraya dökmeye ve kendimin güzel tınılı sesi olmaya devam edeceğim! Yazı yazmayı aşırı derece de özlemişim!

Şimdi dondurma yiyip uyku zamanımı bekleyeceğim. İlaçlarımı içtim, birazdan baygınlık geçiririm kesin hahahahaha. Eveeeeettt hepinize mükemmel bir hafta diliyor ve mutlu haberlerin, mutlu anların size koşarak gelmesini diliyorum!

Sevgilerimle!

Hasanağa bahçesinden beklediğim performans……

Sonunda evimdeyim!

Öncelikle bir daha taşınır mıyım sanmam…. Bu evde 7855588 sene yaşarım. Devlet dairesi işi çok zormuş ya! Su açtır, elektrik açtır, doğalgaz açtır… Bayram sonrası ve araya 19 mayıs girdiği için randevulu çalışanlar mı dersin, sıra beklememe olayı mı dersin.. Devlet daireleri ömrümden 10 yıl çaldı. Ama ev sahibim sağ olsun tanıdıkları sayesinde bana çok yardım etti ve dün evime taşındım! Elektriğim var suyum var ama doğalgaz hala yok o da salı günü olacakmış sanırım. Bugün piknik tüpünde yumurta kırdık sabah ahaahhaha. Ya ama o kadar güzel ki her şey, piknik tüpü hiç sorun değil.

Dün akşam 6 da Gaziemirden Bucaya geldik. Sonra annemle temizlik yaptık. Bugün ev tertemiz ve ben aşırı memnunum bu durumdan. Şimdi evimin koltuğuna yayıldım ve oradan yazıyorum bu yazıyı. Pazartesi günüde işe gidip bilgisayarı mı alacağım. Mailler için vs gerekli olacak. İş konusu içime acayip siniyor. Salı günüde çalışmaya başlıyorum!

Dün su açılmış olabilir mi diye eve geldik bakmaya. Biz geldikten beş dakika sonra İnternet için geldiler. Onuda hallettik. Her şey olmayacak gibi gelmişti bir an ama sonra tüm olaylar teker teker, güzel güzel gerçekleşmeye başladı. İş yerimi de gördüm. Çok güzel ve aşırı memnunum. Evrakları da yetişirdim. Kalbim ağzımda attı sürekli, ya olmazsa ya ertelenirse ya su elektrik açılmazsa diye. Ama o kadar dilemenin istemenin sonucunda iyi dileklerin sonucunda şükürler olsun ki her şey yapıldı. Gerçekten ama gerçekten şu an hem mutlu hem de minnettarım. İyi enerji denilen bir gerçek var!!

Şimdi evimde yayılmış canım bloguma başardığım, hallettiğim şeyleri yazıyorum. Çektiğim onca zorluklu günler. İçimi yakıp kavuran sağlık problemleri vs falan derken kendi evimde birazdan demlediğim çayımı içeceğim! Aykut gelecek hafta içi. Ece de gelecek, işten sonra full onlarlayım. Aykut içinde çok dilek diledim ve bugün onunda işi yolunda gitti bugün onun içinde süper mutlu bir gün! Ay inanılmaz mutluyum ya ailem mutlu, arkadaşlarım mutlu, ben iyiyim daha ne olsun!

Şimdi çayımı yudumlayıp balkondan dışarıyı falan seyredeceğim. Tek sorun hafta sonu yasağının olması. Evde bir çok eksik var, malzemeler bakımından, o nedenle çıkıp alamıyorsun ama onuda yavaş yavaş halledeceğimi düşünüyorum. Zaten her şey birden olmaz yavaş yavaş olacak. Bir ay sonrada kardeşime kavuşacağım! Bugün görüntülü aradım paşada yanındaydı sesimi duyduğunda telefona bir koşuşu vardı… 🙁 inanılmazdı ya.

Sadece kesin ve net olarak şunu söyleyebilirim. İstemek çok önemli. İnanmak çok önemli. Elinden geleni yapmak ve iyiyi çağırmak çok önemli. Hayatımdaki onca negatifliğe ve negatif insana rağmen çok yol katettim. Öncelikle negatif kişileri uzaklaştırdım hayatımdan. Sonra negatif olmamak için çok uğraştım. Hep iyiyi dilemek için çabaladım. Her yazımın sonunda motivasyondan bahsettim. Kendi hayatınız için daima iyiyi dileyip, kötüyü çağırmamalısınız. Umarım çok ama çok mutlu olursunuz.

Bugün şöyle bir düşünüp geriye baktığım zaman içim hem hüzünlü hem mutlu oluyor. En önemlisi kendime iyi ki varsın diyorum. Umarım hayatta bir çok başarım olur. Bir hafta sonra son sınavlarım var onuda halledip bir bölüm daha okuyacağıma kesin karar verdim! Hangisi olur bilmiyorum ama okumak istediğim bir gerçek. Gelsin üçüncü üniversite, kafamız dağılsın… Hayatım için elimden gelenin en iyisini yapıp, hayatımda bana zarar verecek insanların olmaması için çok uğraşacağım. Bir de sanırım kimsenin kahrınıda çekemem artık. Bu kahır meselesi karşı cinsle alakalı… Sütten ağzı yanan yoğurdu bir daha yemesin lütfen.

Hepinize mutlu huzurlu ve en en en güzel hafta sonları diliyorum. En güzelleri sizinle olsun! Şimdi çayımı içip kitap okumaya karar verdim onu yapacağım. Hem cidden dinlenmeye de ihtiyacım var. Biraz dinlenip keyif yapmanın zamanı geldi!

Sevgilerimle.

Mahallemi turladım bugün!!!!! 🐼

Uğultulu Tepeler

Adım adım

Bugün yeni başlayacağım hayatımın ilk günü. Sessiz sakin bir gündü bugün. Kafamda sürekli götüreceklerimi falan ayarlıyorum. İzmir olayı beni heyecandan bitiriyor resmenn. Babamın arkadaşı bana şu an ev bakıyor. Aralarından birini seçip 25inde tamamen her şeyi oturtmuş olacağım. 25i ilk iş günüm!

Her şey aşırı derece de güzel gidiyor. Evime gideceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum. Her şey harika olacak! Hissediyorum bunu. Sadece giderken adeta taşınıp gideceğim için ne lazım, ne lazım olur vs kafam da sürekli onların planını yapıyorum. Anneme kalsa gitme yanımda kal diyor… Ama canım annem sana da yeni bir ev çıktı ya fena mııı!! Ayrılacağız diye bende üzülüyorum baya. Annemle arkadaş gibiyizdir o nedenle en yakın arkadaşımı köyümde bırakacağım.. Ama sanırım ilk yerleşme serüvenimde bana eşlik edecek. Beraber bir kaç gün kalırız diye düşünüyorum. O telaşlanıyor, çünkü az badire atlatmadım. Hasta olmamdan korkuyor biraz. Ama sanırım bunun üstesinden harika bir şekilde geleceğim! Eski yorgun, hasta burcu yok arrtııkk!! Sağlıklı beslenenen yogaya başlayacak olan ve uyku düzeni harika olan bir burcu var! İlk üç ayım eğitim ayım. O nedenle daha az yoğun olacağım. Sonrasında zaten hesap kitap olayları..

Bugün aşırı derecede heyecanlı olduğum için tekrardan Uğultulu Tepeler okumaya başladım. Hayata farklı şekilde bakmamı sağlayan bu klasik eser benim vazgeçilmezim oldu hep. Sanırım evet hatta sanırım bile değil tartışmasız en sevdiğim roman. Beni aldı ve kendi dünyasına götürdü. Çoğunuz biliyorsunuzdur bu romanı ama bilmeyenler acil okumalı! O dünya da varolduğunuzu hissedeceksiniz. Hayatıma dokunmuş olan en ama en çok sevdiğim roman! Lord of the rings üçlemesi geliyor sonrasında zaten ahahah. Lotr olmadan asla elbette!

Bahar alerjim son gaz devam ediyor. Burnum kaşınmaktan öldü bugün. Gözlerimde sürekli ağlamaklı. Neyseki nefes darlığı çekmiyorum. Ay canım o da eksik kalsın. Zaten astım fıs fısını her gün fıslatıyorum… Onun içinde tekrar doktora gitmem gerekiyor ama artık İzmir de giderim. Bundan sonra daima orada olacağım zatennnn! Ayyy söylerken bile sevinçten uçasım geliyor. İnanamıyorum hala, iş yerinden arayacaklar evraklar için onu bekliyorum. Evrakları da toparlarsam diyeceğim ki evet Burcu yolcusun!!

Aslında yolculukları pek sevmiyorum ama bu sefer araba ile annem babam ve ben yolculuğa çıkacağız. O nedenle baya güzel olacak. Babam ve annem ev işinde yardımcı olacaklar. Bir sürü malzeme götüreceğim için beni tek bırakmaya gönülleri razı olmadı. Zaten yalnız olsaydım yüksek ihtimal her şeyi birbirine katardım. Sakarlığım sağ olsun hastayımdır bir şeyleri devirmeye. O değilde zamanında kendi başıma çooook yurt odası değiştirdim. Asansör falan bozulmuştu iki apartman arası koşuştura koşuştura oda değiştirmiştim. Tabi sakarlığım daima devredeydi ve baya bir yerlerimi sakatlamıştım hahahaha tatlı bir anı cidden.

Annem biraz benimle kaldıktan sonra kardeşim Serhat gelecek ev arkadaşım olmaya. Bir müddet onunla olacağız. Hayalimiz hep birlikte eve çıkmaktı. Bu hayali odama çizip asmıştım. Sonra sinir krizi geçirdiğim bir anda yırtıp attım. Ama resimde ben iş için İzmire gidiyorum hatta bavulları falan çizmiştim. Sonra, hatta öncesinde, anneme babama haber veriyorum hopluyorum zıplıyorum onu bile çizmiştim ahahaha. Sonra ben gidiyorum bir bakıyorum Serhat İzmiri kazanmış ve yanıma gelmiş!!!! Şimdi yine bu hayalin bir kısmı gerçek oluyor. Serhatla bir müddet ev arkadaşı olacağız! Umarım bu sene sınavı iyi geçer ve temelli yanıma taşınır. İki kardeş İzmir macerası. İnanılmaz. Uzun seneler İzmirde yaşadık ama Serhat hep küçüktü o nedenle birlikte keyfini çıkaramadık. Ama şimdi 19 yaşında ve inanılmaz eğleneceğimizi biliyorum! İnsanın kardeşinin olması mükemmel ya! Serhatla aramız hiç kötü olmadı bir kere bile kavga etmedik kardeşime kurban olurum tarzında bir ablayım. Onu yerim!

Bir de kedi sahiplenmeyi düşünüyorum. Ufff kendi evim ve minnoş bir kediiii. İllaki benim onu, onun beni bulacağı bir an olcak ve hep yanyana olacağız! Bir de İzmir de her yer sokak kedisi kaynıyor. Her ay maaşımla mama alıp çılgınlar gibi kedi beslemek istiyorum. Uzun zaman önce İzmir de yaşarken bu depresyon olayımın ilk zamanlarıydı o zamanlar parka giderdim buz gibi havada ve sadece oturup kedilere bakardım. Sonra babam mama almıştı. Her gittiğim de yanımda götürüp onlara bakmaya devam ederdim. Sonra kucağıma çıkar teşekkür olarak patileri ile masaj yaparlardı. Yaaa inanılmaz tatlı bir anı! Sonucuda çok tatlı. Uyuz olmuştum ahahahhah. Doktor doktor gezmiştik. Önce bahar alerjim yüzünden oldu sanmıştı doktorun biri sonra yaşlı tonton bir doktor sen uyuz olmuşsun demişti. Annemin bir bakışı vardı ki ahahahaha inanılmazdı ya. Neyse sonra tedavi olduk çöpe giden bir sürü şey oldu ve tüm ev sirke ile temizlendi ahahahah. Peki bu kedilerden uzak durmamı sağladı mı? Asla. Üstüne köpeklere sarılıp yere bakardım hep donuk donuk. Ah ah hayatımın en dibindeki anlarım ve 19 yaşında olan narin beynim. Ne zor zamanlardı ama kediler ve köpekler iyi ki vardı! İyi ki varlar!

Nerdeeeen nereye geldim. Yazdıkça yazasım geliyor ama kitaba geri dönmek istiyorum. Spoiler vermeyeceğim okumadıysanız lütfen okuyun. Hayatınızda bir ışık oluşacak okuduktan sonra. Beyniniz uzun zamanlar boyu iyi ki okudum diyecek. Öyle bir roman işte…

Beni okuduğunuz için gerçekten teşekkür ederim. Burası hayatıma çok şey kattı. Katmaya da devam ediyor. Asla vazgeçme diyerek çıktığım bu yolda bambaşka bir seviyeye ulaştım. İyi ki yazmayı hiç bırakmamışım! Hayatınız güzellikler ile dolup taşsın!

Sevgilerimle💙

Gülüyorum öyleyse varımm

Kar yağmadı. Biraz içim buruk tabi. Ama bugün çok süper bir gün yaşadım. Yayınevi ile konuştum fikirlerimi çok beğendiler. Kitabın gidişatı hızlandı. Acayip motive bir gün oldu benim için. Fikirlerin beğenilmesi kadar motive eden bir durum daha yok! Bugün kendimi işe yaramış hissettim. Çok mutlu ve enerji doluydum. Hala da öyleyim. Dışarı attım kendimi ama bu iyi bir fikir değilmiş. Herkese kar bize kuru soğuk! Kulaklarım ağrıdı soğuktan. En son sweatshirtün kapşonunu geçirdim kafama. Bere almamak büyük hata oldu. Ama soğuğun da insanı kendine getiren bir etkisi var. Zaten burda soğuk bir başladımı bitmek bilmiyor. Yaz da aniden geliyor. Neyse karsız bir kış oldu ama soğuğu ve üşemeyide severim. Güzel bir gün olduğu için bol bol hayatıma teşekkür etmekle günüm geçti. Birazdan ders çalışmaya başlıcam ve aynı enerjiyi orada da bekliyorum kendimden. Dışarda kendime bir de çay aldım. Ama işin komik yanı on saniyede buz gibi oldu… Keşke kar yağsaydı diye düşündüm durmadan. Hava durumuna da bakıyorum kar falan yok. Oysa yağsaydı kumsal tamamen kar ile kaplı olacaktı. Mavilik kendini beyaza bırakacaktı. Ama olamadı malesef. Neyse onun yerine müthiş bir haberle başladım güne. Yeni kitaplar almıştım onlarda geldi. Bol bol felsefe ve ikinci dünya savaşı kitapları aldım. Aşırı ilgim olduğu için bu konular hakkında bilgi küpü gibi gezmek istiyorum. Bugün tüm gün güldüğüm ve gülmeyi bırakmadığım için hayata işte bende burdayım etkisi yolladım bol bol. Gülüyorum öyleyse varım! Bazen mutsuz olduğum zaman da kendimi gülmeye zorluyorum. Ağlıyorsam aynaya bakıp hadi artık gülme zamanı diye kendimi zorluyorum. Çünkü biliyorum güldüğüm zaman devamı gelecek. O nedenle gülmenin ruh sağlığı için çok güçlü bir ilaç olduğuna inananlardanım. O nedenle somurtmayı kesiyoruz ve bol bol gülüyoruz!! Hayata bende burdayım demenin en eğlenceli hali bu çünkü.

Gülüyorum öyleyse varım! Size de bulaşsssın!!

Hayatla dalga geçmenin hatta dimdik durabilmenin kuralıdır gülmek. Ne kadar düşsekte ağlayarak değil gülerek kalkmamız gerektiğini daha çocukken aa hiç bir şeyin yok lafları ile öğrendik. O nedenle düşsekte gülerek kalkalım olduğumuz yerden. Her gün mutlu olacak değiliz. İnsanlık hali bazen yataktan kalkasım bile gelmiyor. Ama modum değişsin diye bol bol kedi videosu izleyip kendimi motive ediyorum. Ya da tom ve jerry açıyorum. Eğlenmeme bakıyorum. Çizgi film hastalığım var zaten ve güne harika bir şekilde devam edebilmek için bir doz almak gerekiyor. Bunu gerçekten tavsiye ediyorum. Hem çizgi film izlemenin yaşı yoktur. Ben şanslıyım kardeşimle birlikte yeni nesil çizgi filmleri de bol bol seyrettim. Ama nedense yine de hala bugs bunny, road runner, tom ve jerry hastasıyım. Asla sıkılmam izlerken. O nedenle kendimizi motive edecek şeylerle başlarsak güne, gün sonunu daha hızlı getirebiliriz. Hatta gülücüklerimiz ile günden keyif dahi alırız! Her şey bizim elimizde o nedenle gülüyorum öyleyse varım demenin tam zamanı!

Umarım süpsüper bir hafta içi yaşarsınız. Bunu canı gönülden diliyorum!

Sevgilerimle.

Sen de varsın!

Sebepsiz yere gülümse

Bugün yine sıradan bir pazar günüydü. Aile kahvaltısı yapıldı. Balkonda kahve keyfi yapılıp sohbetler edildi. Yasak olduğu için deniz kenarına gidemedim ama bugün kargom geldii. Pazar günleri kargo çalışmıyor diye biliyordum. Ama kolyem geldiği için acayip sevindim. Rohan kolyesi almıştım kendime. Severek takacağımdan bahsetmiştim Rohan adlı yazımda. Hemen paketini açtım dünyalar benim oldu.

Elf gözlerin neler görüyor Legolasssss

Bazen küçücük şeyler bizi dünyalar kadar mutlu edebilir. Bazen kendimize sevdiğimiz bir şeyler alıp kendimizi şımartabiliriz bence. Kolyemi taktıktan sonra şu an da dahil olmak üzere sebepsizce gülmeye başladım. Pazar gününün o sendromu kalktı gitti üzerimden. Her işi sevinçle yapmaya başladım. 50 sayfa yazı yazmışım bugün kitabım için. Hepsi bir kolye ile gelen sevinçle oldu. Bazen yazarken çok sıkılıyorum sıkılınca da devam etmiyorum yazım kötü olmasın diye. Ama bugün doyasıya yazdım. Hayal gücüm coştu adeta. Sevinmek için çok büyük şeylere gerek yok bence. Kendimizi şımartabiliriz arada. Sevdiğimiz şeylerin ardına takılıp kaçabiliriz günün kara büyüsünden. Sebepsiz yere gülümseyip tüm gülümsemelerimizi bulaştırabiliriz etrafımıza. Keyifli olmak için ütopik şeylere gerek yok bence. HAYAT SENİ SEVİYORUM SENDE BENİ SEV dememiz yeterli. Hala ilkokul çağındaki çocuklar kadar şen durumdayım. Kendime aldığım küçücük hediye bana bir hafta yeter gibi. Bundan önce bir de bana Arwen kolyesi alındığında böyle olmuştum. Ama kendisi kötü sözleri işitmemin ardından bu evden gönderildi. Ayrılık denen şey böyle işte. Aslında böyle de olmaması lazım ama bana böylesi denk geldi. Neyse kendime tekrardan aynısını alacağım. Aragorn ve Arwen için. Onların aşkını sevdiğim için.

Bu aralar durgun ama mutluyum. Huzurlu bir durgunluk ele geçirdi beni. Kendime daha yakın hissediyorum kendimi. Kendime ne iyi gelecekse onu yapıyorum. Yarında gülen suratlı kurabiyeler yapacağım. Daha önce kurabiye çok yaptım ama hiç süslememiştim. Ama gülmek bulaşıcı olsun diye böyle bir fikir geldi aklıma. Artık yerken ben ve ev halkı bol bol gülümserizzzz. Paşa adlı bir muhabbet kuşum var bugün beni sev demeye tekrardan başladı. Uzun zamandır beni sev demiyordu. Şimdi dizimde uyuyor. Keşke daha büyük olsada ısırıp ısırıp öpsem. Ama beni sev diye evin içinde gezinmesi güne olan puanımı arttırdı. Yarın kardeşimle kumsala atacağız kendimizi. Şu an üniversite sınavına çalışan dertli bir çocuk. Bugün geleceğe dair hayallerinden bahsettiği bir deneme yazdık. Açıkçası yazarken çok zorlandı hiç hayali yokmuş gibi hissediyormuş. Hemen en sevdiği şarkıyı açıp düşün dedim ve bekledim başında. Sonra bir sürü şey yazmaya başladı. Sultan papağanı istiyormuş. Bu eve yeni bir üye şart oldu. Paşa sana arkadaş geliyor!! İyi bir şarkı onu iyi hissettirdi. Sonra bol bol gülerek hayallerini yazdık. Sebepsizce mutlu olduk sonrasında. Hayallerimizi yazmak kendimizi orada hayal etmek dünyanın en bedava ama en mutlu eden olayı!!

Cicikuşların uyku zamanııı

Bugün de böyle bir gündü işte. Şimdi somurtarak beni okuyorsan bol bol sırıtmaya başla. Günü somurtmuş bir suratla bitirme. Hemen en sevdiğin şarkıyı aç ve hayallerini düşün. Hayat sebepsizce gülümsediğimizde daha kolayyyy.

Umarım daha çok güleceğimiz günlerimiz bol bol olacak. Çünkü asla vazgeçmiyoruz! Rohan kolyem ve ben size mutlu mu mutlu bir akşam diliyoruzzzz.

Sevgilerimle.