Sevince doğru koşanlar

Dün sitem dolu bir yazı paylaşıp, kırılganlığımı falan dile getirmiştim ama sildim o yazıyı. Sitemli olmayı kendime yakıştıramıyorum. Bir de kimsenin düşüncesini değiştirmek zorunda değilim hele ki kendimi ifade etmeyi biliyorsam ve bunu da yapmıssam. Bugün daha güzel şeylerden bahsetmek istiyorum. Ama şunu da eklemek istiyorum ki umarım ölmeden önce umutlarımız hayallerimiz gerçekten bizimle olur!

Bu sabah güzel uyandım. Çay eşliğinde bir yazı yazmak istedim. Sevince doğru koşan asla vazgeçmeyenler derneği başkanı olarak bugün pozitif basacağız bünyeye. Harika bir sabaha uyandım. Tek kötü noktası yirmilik dişim yine şişmiş. Çıkacaksan çık artık, çıkmıyorsan da sal beni gideyim ya. Neyse yine de yıkılmıyoruz, bu arada neden pozitif olmamız gerektiğini anlatıyorum. Her sabah bizi üşütmeyen bir sabaha uyanıyoruz. Kahvaltımızı keyifle yapıyoruz çoğu zaman. Sonra çay faslı, evdekilerle sohbetler falan derken öğlen oluyor zaman. Dün aşırı depresiftim. Ama gece uyurken yarın mükemmel olarak uyanacaksın diye kendimi şartlayarak uyudum. İyi ki de öyle yapmışım. Ne olursa olsun yasaklıyorum kendime mutsuz olmayı. Kim ne düşünüyorsa düşünsün insan kendini ve ne hissettiğini biliyor sonuçta!

Neyse bugün ki planım regl dönemini sağsalim atlattığım için denize girmek. Güneşlenmek. Yani güneşlenmek dediğim güneşleniyor gibi yapmak. Ben gölgede uzanırım genelde. Sonra elime bir mitoloji kitabı alıp yüksek ihtimal iskandinav olanı alırım thor kadar güçlü olmak… Yani o kadar olamam belki ama en üst leveli deneyeceğim kendim için. Sonra akşam işimle ilgilenip uyuyacağım. İzmire gitme planımın olduğunu söylemiştim onu konuşacağım yarın. Umarım yakın zamanda gitmem çünkü hava ateş ediyor. İzmir de yanıyordur. Ay hem daha meltem gelecek bugün 18 ağustos bugün araması lazım beni. Bu arada hafta sonu tatili için Yalovaya gittik gerçi ben sadece devrildim odada güzel oldu dinlenmek. O nedenle memnun kaldım hafta sonu tatilinden. Gerçi ben sürekli dinleniyorum. Ama klima vardı o nedenle baya iyi oldu. Biz sürekli taşındığımız için, baba mesleği dolayısıyla, malesef klima ölmüş. Kırılmış. O nedenle taktıramadık. Zaten bir ayda geldiler takma işlemi için. Neyse bu yazı da böyle yana yana geçirmiş olduk seneye klima alınır diye düşünüyorum. Bir saniye çayımdan bir yurdum alayım… Evet aldım. Ne diyordum pozitife odaklanacağız. Bundan sonra ay travma, ay şu olay beni çok üzdü, ay hayatıma devam edemiyorum, ay bu durumlar beni soğuttu vs vs vs yok. Olay örgülerini silme aşamasına başladık. Siliyoruz travmatik ne kadar olayımız varsa. Zaman alacağı kesin ama bugün sabahın köründe bana dünyanın en güzel uyku ilacını yazan doktoruma mesaj attım. Dedim böyle böyle ben daralıyorum geçmiş yüzünden. Kendimi de suçlamaya başladım anlayamadığım için falan. Konuda özetlersek güven problemi yaşamam ve insan ilişkilerine kendimi uzak tutup içime kapanmam. Bir ilaç önerdi öncelikle onu alacağım bir de yarın gel seninle uzun uzun konusup neler canını sıkıyor bir bakalım dedi. Doktora gitmekten korkmayın. Ben yarın gidip tüm olay örgülerini anlatacağım. Çünkü haketmediğim tonlarca olayın altında sıkışıp kalmaktan çok sıkıldım artık. Doktorum bana hep sen en güçlü kalkan kişi oldun der. Ay ben yine güçlü kalkayım uğur abi ahahha nolur bir güçlü kalkayım da kendime geleyim ya. Neyse işin neresinden başlarsan kar.

Kendim bazı insani problemlerimin altından kalkamadığım için, kendime kızdığım için, gitme kararı aldım. Çünkü kendim çözemiyorum orası belli. Siz de kendiniz çözemiyorsanız yardım almalısınız bu utanılacak bir şey değil. Bence ülke olarak zaten hepimiz gitmeliyiz.

Neyse yarın çanakkaleye gitmek güzel olacak. Ailemle gidince baya güzel oluyor. Yolda baya eğleniyoruz. Bi de ayşegülü çok özledim kısa zamanda da onunla buluşmam lazım. Bugün full keyif bir insan olduğum için umarım sizde full keyif olursunuz. Bugün hotel california şarkısı kadar keyifli bir tondayım. Çok da severim. Hemen dinleyeyim bari. Öyle bir gün batımı şarkısı gibi kızıl ve yeniden doğuşa yaklaşacak bir akşam güneşi gibiyiz! Güneşin ta kendisi biziz hatta!

Umarım güzel bir çarşamba günü geçirirsiniz. Ben bugün birazdan denize koşuyorum ve hepinize boll bolll iyi dilekler diliyorum! Umarım keyfimiz her bozulduğunda da bile bizimle olur!

Sevgilerimle!

Çaresizlikg

Günlerdir ülke durumunun hali beni bitirmiş durumda. Kendi kendime saatlerce meditasyon yaptım bugün. Sürekli iyi dilekler diledim cehennemin ortasında olan insanlar için. Yangınlar hemen dursun diye içimden binlerce iyi dilek geçirdim. Hatta ülkem için 2 sayfa iyi dileklerimi bulunduğu yazı yazdım. Bir de babam yangın eldiveni falan almış, pil, fener vs bir çok önemli ve gereken şey almış yarın onları yollayacağız. İçim alev alev. Orada yaşananları gördükçe, hayatını yitiren canlıları düşündükçe perişan oluyorum. İçim içimi yiyor. Çaresizlik çok kötü bir şey. Tam bir müdahale yok, herkes canını dişine kattı yangınları söndürmek için ama havadan müdahale çok yetersiz. Ülkece çok kötü zamanlardan geçiyoruz. Bir de cinayet haberi görünce daha da çileden çıkıyorum. Ülkece perişan olduk. Umarım yağmur yağar da biraz rahatlama yaşarız ben artık diyecek bir şey bulamıyorum. Keşke biraz utansalar ama utanmazlar sanmam.

Onun yanında kendimi rahatlatmak için doğal taşlarımla meditasyon yaptım bugün. İlaçlar bugün çok fazla aptallaştırmadı beni. Sanırım alışma sürecini atlattım. Zaten nöroloji doktorumla konuştum. Bana biraz kafamı ağırlaştıracağını söyledi. Zaten dediği gibi de oldu. Ama bugün daha iyi kafamın içi. Bir de cumaya yetişecek işimi yarıladım. Her şey şu an stabil geçiyor. Bir tek ülkenin durumu beni çok çaresiz hissettiriyor. Yanan ormanda çığlık seslerini paylaşmışlar ona denk geldim bugün. Abartısız bir saat ona ağladım. Biz ülkece bu kadar kötülüğü yaşayacak ne yapmış olabiliriz? Ben artık kara günlerin son bulmasını diliyorum. Ülke gündemi derken hayatımı bile unuttum. İnsan kendinden geçiyor. Sabah bakıyorum instagrama tek bir iyi haber yok. Uzak kalmaya çalışıyorum telefondan. Belki sonra aniden bakarsam iyi bir habere denk gelirimde sevinirim diye şans oyunları oynuyorum kendi kendime.

Çaresiz hissetmek çok kötü. Çaresiz kalmak çok kötü. İnsan kendi hayatına odaklanamıyor zaten. Hafif bir gülümseme sarsa yüzümü hemen aklıma yangın görüntüleri geliyor. Ne olur bitsin artık. Ne olur bu kötülük son bulsun. Siyasete diyecek tek bir kelimem yok zaten. Midem ağrıyor siyasetçiler aklıma gelince. Sadece son bulsun istiyorum daha fazla can acı çekmesin.

Meditasyonun en iyi tarafı bugün kendimi kocaman ağaçların olduğu bir ormanda düşündüm. Her yerde papatyalar var. Arılar da var ama benim yanıma gelmiyorlar. Sonra bir ışık geliyor üzerime sarı ve parlak. O papatyaların arasında parlıyorum ve ağaçlar daha yeşil oluyorlar toprak kokuyor etraf ve ben sürekli papatyaları ve havayı kokluyorum. Sonra bir ışık daha geliyor ormanın içinden bu sefer masmavi. Hemen ayağa kalkıyorum ve peşinden gidiyorum, papatyalar elbise oluyor üzerime. Sonra kocaman bir nehir beni karşılıyor. Ayaklarımı buz gibi suya sokuyorum sonra dayanamayıp içine atlıyorum. Bir sürü tavşan, kaplumbağa bana bakıyor. Ben sevinçle yüzüyorum sonra çıkıyorum ve papatyadan elbisem tekrardan üzerime geliyor. Tenim aydan daha beyaz. Gözlerimi açtığım anda gözlerim yaşarmıştı. Huzurdan başım bile döndü. Çok ama çok özel hissettim o ormanın içinde. Ormanın kokusu sanki hala burnumun ucunda. Çok farklı bir deneyimdi benim için. O nedenle meditasyondan tam verim aldım bugün. Sizede bahsetmek istedim belki sizde meditasyondan sonra anınızı benimle paylaşırsınız. Hepimizin güzel şeylere ihtiyacı var.

Şimdi uyku vaktim yine gelmek üzere. Umarım yarın sabah biraz erken kalkabilirim. Bu aralar yine çok uyumaya başladım. Bir de boğazım hiç durmuyor. Onun da çaresine bakmam lazım.

Yemyeşil ormanlarla dolu, yangınsız, acısız ve bir sürü bitki ve hayvanın bize yoldaş olduğu günlere uyanalım!

Ve bir de kadın cinayetleri artık son bulsun!

Sevgilerimle.

Fangorn ormanı