Canim kuş 🐦

Belki de çok uzun bir ömrü olacaktı… İnsanoglu çok korkunç. Bir kuşun üstünden geçip neye naptım demeden çekip gidebiliyor… Ah zavallı yavrum. Seni elime aldığımda sımsıcaktin. Tahminen on dakika sonra buz kesti bedenin. Yerden seni aldığımda son nefeslerini veriyordun sanırım. Göklerde daha hür olmanı isterdim. Ya da daha masum bir ölüm yaşamanı. insanoğlundan uzak… Seni bıraktıktan sonra dakikalarca ağladım. Belki görmedin ama senin için gerçekten üzülen biri oldu bu hayatta. Seni yerde, yolun ortasında bırakmadığım için, içim bir nebze olsun ferah. Dakikalarca döktüğüm gözyaşı senin masum bedenine kıyıp arkasına bile bakmadan giden o vicdansizin kalpsizligi içindi. Bu yazıyı yazıyorum çünkü sen hep üzücü bir an olarak kalacaksın bende… Seni seviyorum güzel kuş. Gittiğin yerde çok mutlu ol. Beni de unutma.

Sevgilerimle.

Aydınlık yarınlar

Bugün kendim için sonunda bir kitabı bitirdim. Yunan ve roma mitolojisini okudum. Mitolojiye kendimi bırakmak iyi geldi. Okumak isterseniz Otto Seemann’nın yazdığı bir kitap kendisi. Güzel duru bir anlatımı var ben sevdim. Onun haricinde bol bol kahve içtim. Sadece bir şeye alerjim var sanırım ama onu bulamadım. Dün denize gittiğimden beri burnum kaşınıyor. Sürekli hapşırıyorum. Onun haricinde dinlendiğim okuduğum bir gündü. Havalar biraz serinledi. Cehennem sıcağına yakın bir sıcaklığa maruz kaldım bu sene, o nedenle serin hava beni biraz mutlu ediyor.

Kaybolma ile savaşım hala devam ediyor. Çok fazla üzerine düşünemiyorum ama yaşıyorum diyelim. Gün sonunda en azından kendimi yorgun hissettiğim an kayboluşun ne kadar keskin olduğunu fark ediyorum. Ama bu sorunu da aşacağım. Ne dertler geldi ve gitti. Her şeyin zaman ile birlikte silindiğine şahit olduğum için çok fazla karamsarlığa bırakmamaya çalışıyorum kendimi.

Neden böyle kaybolduğumun bir kaç nedeni var aslında ama, ne üzerine düşünmek istiyorum ne de kendimi üzmek. Düşünürsem üzüleceğim. O nedenle hiç konusunu açmamak daha faydalı benim için. Çiçeklere su vermek, kitap okumak, sahil kenarında yürüyüş yapmak kumlara oturup scorpions dinlemek… İşte bunların hepsi bana çok iyi geldi. En azından kanayan yarama kabuk bağlaması için yardımcı oluyorum. Hayat böyle işte sizi üzer ve siz üzülmüş yanlarınıza tentürdiyot basarsınız.

Yarın ki planım başka bir kitap bitirip, yazıma devam etmek. Yanında bol kahveli az sigaralı bir keyif günü yaşamak istiyorum. Hava rüzgarlı olmazsa belki kumsala uzanmaya giderim. Denize girmek beni heyecanlandırmıyor artık. En iyisi uzanmak ve denizin kokusuna ve sesine eşlik etmek. Yüzme olayı bana artık cazip gelmiyor. Ama sesi, kokusu, yanında açılan bir şişe şarap falan daha mantıklı benim için. Atacaksın kamp sandalyelerini oturacaksın elinde kadehin izleyeceksin denizi, tatlı sohbeti. (kalabalık olmayan bir yer hayal ediyorum!)

İzmir de her yaz arkadaşlarımla balıklıovaya giderdik. Issız bir koy bulmuştuk. Kimsenin gelmediği. Bizde yüzmeye gitmiyorduk. Kahvaltımızı orada yapıyorduk. Beyaz fırın var bucada. Çok güzel sandviçleri var. Oradan alır, çayımızı termosa koyar, sessizlikte pikniğimizi yapardık. Ayaklarımızı suya sokar, sohbetimizi ederdik. Huzuru doyasıya yaşadığım güzel yaz aylarıydı. O koya gitmeyeli baya oldu. Hatta beyaz fırına da gitmeyeli baya oldu. Sohbetinizin uyuştuğu nadir insanlar bu evrende birer lütuf. Saçma sapan sohbetlere maruz kalınca kendimi kapatma moduna alıp o anın geçmesini beklerim hep. Kötü sohbet baş ağrısı demektir.

Neyse ne diyordum evet denize girmesem de izlemeyi severim. Güneşlenmekle de pek aram yok ama yatarım yani sorun değil. Gerçi yüzmem de lazımmış ama çok da gerekli değil benim için.

İzmiri özledim. Ne kadar kalabalık ve değişmiş olsa da özledim izmiri. İzmiri hep özleyen biri oldum zaten. Ama gidip gelme olayını ayarladığım için kısa zamanda kendisine kavuşacağımmmm.

Her gün bir öncekinden daha güzel olsa.. hayat, hayatımız ne kadar mükemmel olurdu. Şimdi böyle diyince aklıma bülbülü öldürmek kitabı geldi. Neden diye sormayın, okuyun. Hatta izleyedebilirsiniz. Siyah beyaz bir yapım. Hem güzel film hem güzel roman. Kesinlikle okunması gerekiyor. Onun haricinde yeni Paulo Coelho kitapları sipariş ettim. En sevdiğim yazar olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Adama çok içim ısınıyor. Kendimi görüyorum yazdığı her satırda. İyi ki kitaplar var! İpek Ongunla başlayan kitap serüvenim hayatıma kattığım en güzel olaylardan biri.

İlaçlar vurdu ve yatış çanları çalmaya başladı. İç sesim huzur dolu ve ben de huzur dolu ve sakinim. Sakin bir yazı oldu. Duru olan çoğu şey güzeldir. Sigaraya hala devam ediyorum ama o meseleyide halledeceğim. Neyse içip yatayım en azından…

Hepimize güzel bir hafta sonu diliyor ve uyuyorum. Her şey içinizden geçenin de ilerisinde mükemmel olsun!

Sevgilerimle.

Bahsettiğim balıklıova ve sonbahar mevsimindeki ateşimiz güzel zamanlardan bir parça olarak kalsın

Güneşi uğurladım

Gün boyu enerjik olmaya çalıştım. Hayat dolu olmaya özen gösterdim. İki gündür böbreğim feci şekilde ağrıyor ama yakınmamaya özen gösteriyorum. Böbrek ağrısı da çok fenaymış. Midem de bulanıyor. Sanırım üşüttüm. Yarın randevum var ona gideceğim. Umarım sadece üşütmüşümdür yoksa başka bir durum olsun cidden istemiyorum. Neyse sıcak su torbam yanımda ve her şey yolunda!

Hayatıma uzaktan bakıldığında sessiz sakin gibi duruyor olabilir ama beynimde kıyametler kopuyor bazen. Çabaladığım bir şeyler oluyor mesela ve sonrasında bir çaba görememek can sıkıcı olabiliyor. Elinizin bomboş kalması sinirinize dokunabiliyor. Tüm hayat enerjim ile tüm sevgim ile uğraştığım yollardan sonra güneşi tek başıma uğurlayacağım sanırım. Bu konunun beklediğim haberlerle ilgisi yok bu durum içsel bir durum. Güneşi uğurladığım da bana geceyi sunacak. Sanırım en kesin sonuç karanlığa teslim olmak olacak. Hayat enerjiniz bir yerden sonra emiliyorsa geceye teslim olmalısınız. Gecenin karanlığı, o deli haykırışlarınızı bastıran siyahlığı, en güzel son olabiliyor böyle durumlar için.

Kendimi sakinliğe bırakıp sessizliğin güzelliğine aşık olmaya karar verdim bugün. Aşk konusunda yorumlarımı söylemiştim. İnanmıyorum varlığına. Kimse o ütopik anlatımlı aşk olayının varlığını kesin kılamıyor gözümde. Ya ben yanlış insan kurbanıyım ya da kedilerimle huzurlu bir ev çizilmiş ruhuma. İkisi de olabilir bence. Kahvemi yaptım uğurlamayı sindiriyorum içimde.

Yeni bir güne uyandığımda uğurlamanın rahatlığına kavusacağım. Bir günün ardından yeni bir güne uyanmanın enerjisini yakalayacağım. Bazen gerçekten bitmek gerekiyor ya da bitirmek. Bir nokta da tıkanıyorsan sürekli ve çözüm yolu bulunmuyorsa güneşi batırman gerekiyor. Aç ordan bana bir büyük…. Çok dertli yazdım.

Sona yakalanan bünyemi yarın mutfakta tatlı yaparak besleyeceğim. Bazen gitmek kendinle kalmak demektir. Konuştu filozof burcu. Ama doğru konuştum bence.

Kendime söylemek istediğim şu:

Sen ne kadar istesen de bazen güneşi batırman gerekir. Bazen geceye kendini bırakıp sabahın varlığını hissetmen gerekir. Bazen kendin olman ve mutlu olman için vedalar gereklidir. Sen, sen olmaktan çıkıyorsan, bir tane bile umut göremiyorsan, sadece karanlığa bakıyorsa yüzün, yüzünü aydınlığa çevirmen gerekir. Bir bakmışsın güneş almayan tarafların sızlamış sonra.

Güneşi her zaman yakala!

Sevgilerimle.

Cümlelerin sesi

Hayat bazen sürprizler ile gelir bazen ise hüzünlü bir çıtırtıyla. Açıkcası bayadır sürprizler ile geldiği yok ama çıtırtılar da yok. Her şey sanki durmuş gibi. Sanki benim sürekli aynı şeyler yapmam isteniyormuş gibi hissediyorum. Bugün biraz çizim yaptım cadılı falan. Bari çizim ile bir farklılık gelsin hayatıma dedim. Açıkcası güzel oluyor gibi ama ben artık evde değil de bir karalama defteri alıp manzaraya doğru yapmak istiyorum çizimlerimi. Mümkünse o manzara burası olmasın..

Bir ay sonrası için bir İzmir planı yaptım. Sınavlarım bitince iki hafta falan kaçacağım buradan. Belki daha fazla da olabilir. Otobüse binip yola doğru bakınca işte tamam yaaa şimdi yenilenecek hücrelerim şimdi diye haykıracağım içimden.. Açıkcası buradan Geliboludan çok sıkıldım. Yaşadığınız yerden sıkıldığınızda hayat sanki hiç akmıyor gibi oluyor. Tarihleri bile bilmiyorum bugün ayın kaçı ondan bile haberim yok. Bakayım hemen.. Nisan da bitiyormuş oh iyi bari yaz da gelmiş sayılır!

Dün gece akrep dolunayı var diye olumlama yapın demişler. Gözlerimi kapadığım an ışınlandım resmen. Beyaz ışığa gözümü diker dikmez kendimi istediğim yerde buldum. Sanırım buna ihtiyacım varmış.. Neyse tam bir saat hayal etmişim. En ince ayrıntısına kadar hemde. Çok da iyi geldi. Üzerimdeki ölü ruha bir can gelmiş oldu. Neyse zaten akrep dolunayı bana istediklerimi getirecekmiş akrep burcu olduğum için… Açıkcası inanmak istiyorum çünkü aklımda çok güzel şeyler var! Öncelikle burayı terk etmek ile başlayacağım olaya. Babam bir yer açalım diyor. Onu yapma olasılığımız yüksek. Taktı kafaya bir kaç gündür söyleyip duruyor. Bunun ardındaki istek nedeni benim şu an bir şeylerle mücadele etmem aslında. Neyse bende o olur veya olmaz yaz sonrasında İzmir de işe bakmaya başlayacağım. 1+1 ev tutarız sana dediler ben de havada kaptım tabii!

İzmir işi olursa bomba gibi olacak çünkü en sevdiklerim orada. Şehri seviyorum ne kadar değişmiş olsa da. Bir de kendimi hep oraya ait hissediyorum. Ama İzmir işi olmazsa bakacağız durumlara. Ama her şey bu yaz sonrasında belli olacakk. Bankaların birinde çalışmaya başlayıp o arada spk sınavına girerim diye düşünüyorum devlet bankası için. Yani her şey sanırım bu yazdan sonra başlıyor olacak. Üstümdeki ölü ruh dün kurduğum hayaller ile sağ olsun terk etti sonunda beni. Açıkcası uzun zamandır çoğu şeye ilgim yok. Bazen uğraşırsınız güzellikler için ama ben şunu fark ettim, uğraşmadığım an buluyor beni en güzel şeyler. Hayatta ki acı veya tatlı her şey için minnettarım. Hala çok şey öğreniyorum ve de öğreneceğim. Bir de kendimi daha çok ifade edebileceğim ve sesimi duyurabileceğim dileğim de gerçekleşince her şey daha bir güzelleşecek! İnanıyorum çünkü imkansızı dilemiyorum! Herkesin de içinden geçen en güzel şeyler onları bulsun istiyorum, ülkece bir şeylerin güzelleşmesine ihtiyacımız var çünkü…

Yazın alıp başımı gidince sanırım en çok eski yüzleri gördüğüm için coşkulu olacağım. Bir de en sevdiğim yerlere gidince ahh allahım yazarken bile bir şey filizlendi içimde. Eceyi aşırı özledim onu görünce zaten eskisinden daha mutlu bir burcu gelecek dünyaya. Yeniden doğmuşluk bu olsa gerek! Kalacak yeri bile ayarlamış sayılırım. Bostanlıyı görünce iliklerime kadar evet işte istediğim yaz diye canlanacağım. Olduğunuz gibi hissettiğiniz anların alnından öpün. Çünkü bazı anlar da bunu kaybediyor insan.

Şimdi buradan ne kadar sıkılmış olsamda şunu itiraf etmek istiyorum. Her şeyi bu oda da çözdüm. Geceler boyu uyuyamadığım her an kendim için atomları parçaladım. İnsanın kendine döndüğü bir an vardır ya işte onu başarılı bir şekilde tamamladım. Ne istiyorum neleri seviyorum neye ilgim var ya da yeteneğim var burada fark ettim. En acılı dönemlerimi burada gecenin karanlığına gömdüm. Aldığım tüm hasarların yaralarını bu oda da sardım. Göründüğü gibi olmayan herkesi ya da olduğu gibi görünmeyen herkesi burada kazdığım çukura ittim. Sonunda güçlü bir şekilde kalktım ayağa ve daha iyisini dilemeyi ve onun için kendimi sevmeyi ihmal etmedim. Evet bir takım rahatsızlıklarım olsa bile burada kucakladım onları. Her şeyimi etkileyecek olsalar bile herkesin başına gelebilirdi o yüzden durmak yok diye ikna ettim kendimi. Şimdi hala bir sürü hayalim var ve o gücü kendimde görüyorum. Modum sanırım bu yazdan sonra daha da yüksek olacak. Belki bir kafem olacak ya da bir banka da çalışacağım ama en önemlisi başarmanın ne demek olduğunu asla unutmayacağım! Neleri başardın sen balım bunlar ne kiiii!

Cümlelerin sesi şu an kuşlar gibi cıvıldıyor. Yazma hayalim meyve veriyor. Güçlü hissettiğim şu anlar da cümleler evet yaparsın diye haykırıyor. Kendinizden vazgeçemediğiniz her an daha iyisi olacaksınız. Yeter ki istemekten vazgeçmeyin. Dilemenin o şahane ruhuna bırakın kendinizi. Siz yeter ki isteyin!

Sanırım bu içimdeki huzur katlanarak büyümeye devam edecek. Kendimi sevdiğim her an daha da güzelleşeceğimden eminim!

Karanlık dönemde bile gülümsemeniz aydınlatacak çevrenizi. En güzelleri bizimle olsun!

Sevgilerimle.

Akşam vakti

Gece vakitlerine verdiğim değer uyku ilacı ile son bulduğu için akşam vakitlerine daha bir önem vermeye başladım. Uyku ilaçları gece tak diye uyutup bir de bu yetmez gibi öğle saatleride uyumama neden oluyor. Maalesef ki doktorumu dinlemem gerekiyor ve uyumaya tam gaz devam. Zaten vücut alıştıkca normale geçiş süreci başlayacak. Öğlen bayılır gibi uyumalarım azalarak ve bitecek. Şimdi ise bana lazım olan akşam vakitlerini değerli kılmak. O nedenle deli gibi yazıyorum. Buraya, kağıtlara. Dün beynimin içi sürekli konuşuyordu. Çok ama çok fazla bugün ise daha iyiyim. En azından atak falan hiç uğrayacak gibi durmuyor. Huzurlu bir gün. Beynimin içi sustuğu içinde huzurlu bir gün aslında. Şimdi ise kitaplara dalıp hayatlardan hayatlara atlayıp, müzik şöleni yapıp sonra güzel bir dönem filmi izleyip günü tamamlayacağım. Çocukluk arkadasım aradı bugün. Bir saate yakın onunla konuştuk. Aslında çoğu en yakın dostlarım hep uzak şehirlerde. Evleneni var ya da ailesi ile başka şehirde olanlar. O da hayattan çok bezmiş gibiydi. Sanırım kimse iyi değil. Herkesin bir bezmişliği var. Ben hem bezmiş hem de duyguları ile boğuşan bir insanımm. Ama bir şekilde bugünlerin biteceği ve buluşup coşağımız zamanı hayal ettik sanırım tam yarım saat. Çünkü hayal etmek bile huzurun temel taşlarından biri. Umarım hayallerimiz gerçekleşir. Hem korona, hem oturduğum konumun çoğu şeye uzak olması hem de duygu durumu çok zorlasa da sanırım bir şekilde bu durum bitecek. Zaten yaza taşınmayı düşünüyoruz. Kardeşim lise son sınıf olduğu için onu bekliyoruz şu an. Sonra taşınıp hayatı tekrardan inşa etme zamanı. Sanırım ilk kez taşınma fikri beni çok ama çok heyecanlandıyor. Baya sıfırdan bir hayat, yeni başlangıçlar ve tertemiz bir sayfa! İlaçları da düzenli kullanmaya devam edip kendimle olan kavgamı tekrar kontrol altına alırsam benden iyisi yok! Zaten kontrol altına almada çok zorlanmam diye düşünüyorum. Çünkü dilini çözdüm biraz. En kötüsü uyurum ya nolcak sanki! Birde kardeşimle onun sınav sonrasında tatile çıkma kararı aldık. Ya Türkiye içi ya da yurt dışı. O da bende iyi bir tatili hakediyoruz. Tabi bunu pandemi süreci de belirleyecek. Neyseki en azından bir plan yapabildik. Bu da bir gelişmedir. İnsanın ailesi gibi yok cidden. Kardeş sevgisi bambaşka bir durum hatta. Şimdi kahve yapıp (bu üçüncü kahvem) kitaplara dalacağım. Kahveyi evet fazla içiyorum. Mide ağrısı artık son bulduğu için ama korkuyorum da o kabus tekrardan başlar diye. Ama şu durumda cidden kahveyi bırakamam. Kafamın sabit kalması lazım. Sigara da içmiyorum ama üç gündür deli gibi beni iç.. beni iç.. Diyor sanki. Neyse sigara istediği kadar yalvarsın ona dönmeyeceğim.. Ay böyle dedim ya kesin dönerim. Astım hastasısın kızım sen düşünme böyle şeyleri..

Neyse iskandinav mitolojisi eşliğinde pagan folk ve kocaman bir kupa kahve beni bekler. Yakında bira bardağına yapsam kahveyi iyi olacak aslında..

Sevgilerimle.