Oluyor bazen öyle

Dün canım kardeşimi İzmir’e gönderdim. Hem de canım İzmirime. Üniversite konusunda aynı şeyi diyemeyeceğim. Kendisi yaşar üniversitesine gidecek. Yaşar’a olan nefretim uzun yıllar öncesine dayanıyor. Eski tatlı ve sinir bozucu bir anı sanırım. En çok sinir bozucu. Neyse %100 burslu olarak bilgisayar mühendisliğini kazandı. Ama yollamak ölüm gibiydi. Kardeşimle olan ilişkim hep bambaşka olmuştur. O benim en kıymetlim. Canım canım bitanemmm. Kardeşim olsun diye o kadar çok ağlamışım ki İlkokul öğretmenim annemi çağırmış okula. Neşe hanım burcu çok ağlıyor bir kardeş yapmayı düşünüyor musunuz diye. Hahaahh komik ama mükemmel bir anı…

Serhati yolcu ederken uzun zaman sonra ilk defa ağladım. Bugün yine ağladım. Odasında yok, gelip bana laf atmiyor. Üzücü hem de baya üzücü. Ona da zor olmuş baya yanında aglamadim gerçi ama aşırı özledim onu. kardeş gerçekten bambaşka bir olay. Onun özlemi asla geçmez biliyorum. O nedenle cuma gününe bilet aldım yanına gideceğim. Bornovada kalacak yer bile ayarladım. Hatice çalışıyor o ısrar kiyamet bende kal dedi ama o yokken kalmak istemedim. Sonrasında ise tatlı bir otel buldum. Orada kalacağım 5 gün sanırım. Bornova serhatla bir başka güzel olacak. Gecesinde de Hatice ile olacağım. Bir de Vestel den arkadaşım ezgi ile görüşeceğizz. Hayat serhati İzmir’e yolladı. Benim yolum hep izmirle kesişiyor asla kopamiyoruz. Canım kardeşim. Sen hep çok mutlu ol!

Dün serhati yollayıp odama hüngür hüngür ağlamaya giderken onu gönderdiğimi hiç konuşmak istemediğim birine anlatmak istedim. Sanırım bazen olur öyle. Ya da bu bazen hep olacak öyle. Bilmiyorum ama şu an yazarken bile derinlerde bir yerde bı sızı var hissediyorum. Keşke geçse ama sanırım arada olur öyle… Neyse üstüne fazla konuşmamak lazım. İzmirime ve kardeşimin yanına gitmeme az kaldiii. İşlerimi de ona göre ayarlayacagim. Gerçi bilgisayarı götürmem şart. Sıkı çalışıyorum terfi bile aldım. Hayatım pek sosyal geçmiyor ama çalışmayı seviyorum. Bu nedenle sosyal hayatım çok olmasa da olur. Çalışıp en iyisi olacağım. Buna inancım tam. Sonrada kardeşimin yanına ucacagim yazında beraber İrlanda ya uçacağız. Plan şu anlık böyle. Ben İskoçya da istiyorum ohooo yeni Zelanda da istiyorum ahahahha hepsine gideriz eminimmmm buna. Başladık bir yerden.

Kardesimde gidince ruhum çok yalnız kaldı gibi hissediyorum. Ama cuma yola çıkınca hepsi geçecek. Gerçekten kardeşim yaşar da okuyor. Benim için komik bir olay. Buyuk konuşmayacasin burcu……. Bir garip hissediyorum hem de her anlamda. Ama kendimi işe verince iyi geliyor. Yarım saat öncesine kadar çalışıyordum serhat yokken daha çok çalışacağım belli oldu. Neyse o mezun olunca büyük planlarimiz var. Bekleyeceğiz mecbur ben birikim yapmaya devam edeyim hahaahah. Hayat gerçekten inanılmaz. Ama tekrar İzmir’e yakın olduğum için çok mutluyum. Aslında oradan nefret etmem lazım ama bilmiyorum İzmir’i gerçekten seviyorum. Sanırım hep de seveceğim. Yarın yine çok ama çok fazla iş var. Ayrıca kardeşimin yaşardaki İlk günü….. Bakalım nasıl geçecek..

Bu arada bu sene bitmeden kendimi sarışın yapabildim. Bunun için de aşırı mutluyum ahahaha. Hepimiz için mükemmel bir hafta içi olsun. Öyle olsun diye gerçekten kalpten diliyorum ve kafayı yediğimi düşündüğüm bir aktivitemi yapmaya gidiyorum. 7297282. Defa gossip girl izlemeye başladım. Gideyim devam edeyim…..

Evimdeyim

Dün akşam geliboluya dönüş yaptım. İzmirden haticemden ayrılmak çok ama çok zor oldu. Sabah kalktık, kahvaltı yaptık, sonra beni otogara götürdü, sonra da kısa süreli veda vakti…. Her şey çok güzeldi, çok ama çok güzeldi. Kendime geldim. Kim olduğumu hatırladım, ne kadar eğlenceli olduğumu anımsadım ve ne kadar da güçlü olduğumu hissettim. Bu 15 günlük tatil, bana beni geri verdi!

Şimdi odamdayım. Çayımı demledim ve istirahat ediyorum. Çünkü gece hayatı vs derken, ay ben cidden yorulmuşum ya ahahahha. Bu arada hava da buzzz gibi. İzmir bu kadar soğuk değildi. Neyse alışacağız artık… Yine de burada olmaktan mutluyum. Annemi, babamı, kardeşimi ve paşamı cidden çok özlemişim. Ay yarın da çıkıyorum sokaklara, eyşanı bulmam lazımm. Mama alıp sokak sokak gezme zamanı gelmiş bulunmaktadır!

Bileklerim de geçti sayılır. Yanıkmış gibi izi kaldı ama sorun yok. Gözüktüğü zaman fotoğraflarda falan azcık oynama yapıyorum ama oynama yapmasam da olur artık. Zaten yanık gibi duruyor. Çok fazla belli bile olmayacak bu gidişle. Neyse ki burcu bunu da atlattın bebeğimmm. Sen daha neleri başarmazsın ki, heheheeytttt!

Her şey gerçekten huzur dolu. Buraya dönünce biraz çıldırdığım gün geldi aklıma ama dedim ki başarabilirsin kızım, yenebilirsin bu aklındaki korkuyu. O nedenle kendimi üzmüyorum. Ben güçlüyüm diyorum ve o anı tebessüm ile karşılıyorum. Acı çekmek istemiyorum artık. Acı, üzüntü vs hepsini geride bırakmak istiyorum. Yapabileceğimden eminim. Güçlüyüm artık, hem de hiç olmadığım kadar.

İzmire tekrardan gidişim bu kadar uzun zaman sonra olmayacak, bunu biliyorum artık. Şu sağlık meselesini gerçekten ama gerçekten iyi bir şekilde toparlarsam izmire tekrardan taşınmak istiyorum. Tekrardan orada yaşamak istiyorum. Hayat bakalım, bence olmaması gibi bir durum söz konusu değil. Sadece gerçekten ama gerçekten iyi olmam lazım. Bunu da başarabilirim!

Şimdi çay içip kitaplarıma gömülmek istiyorum. Baya ayrı kaldık. Azcık kültürlenelim ahahahaah. Seni seviyorum İzmir! Ve sizi seviyorum canım dostlarım!

Siz ise kendinize çok iyi bakıyor ve mutluluktan çıldırcağınız günlere kucak açıyorsunuz! İyi dileklerim daima sizlerle!

Sevgilerimle…

Böyle karşılıyorum artık hayatı! Hay hay sen de gellll bakışı…..

Çevir sayfayı

Kendime pek fazla zaman ayıramadığım bir süreçten geçiyorum. Yorucu ama tatlı yorgunluklar. Kendimi işime adadığım bir de biraz işi öğrenmeye çalıştığım zamanlar. Çok fazla şey var işle ilgili o nedenle biraz kendimi attım kenara. Sabahları erken kalkmaya alıştım en azından onda sorun yok. Hafta sonu tatilimde bile erken uyandım. Şimdi de uzandım koltuğuma Guns n roses dinleyip birazcık bir şeyler yazayım dedim. Hayat sessiz sakin akıp gidiyor ve ben her gün sayfaları çeviriyorum. Erken uyanıyorum çalışıyorum ve yorulup yatıyorum. Hafta sonu için arkadaşlarımla bir kaç plan yaptık bu hafta sonu yasaklar kalkacağı için sosyalleşme kararı aldım. Yarın Aykut gelecek işten sonra onunla da sohbet muhabbet falan derken yarını da bitirmiş olurum.

Hasanağa bahçesi var burda. Oraya çok yakın oturuyorum. Cuma günü birazcık dolaşayım dedim. Yemyeşil alanda serin bir hava alayım dedim, böyle bir kalabalık yok! Kalabalığı görür görmez bir u dönüşü yapıp evime doğru yürüdüm hahahaha. Bir tek ben evde duruyorum galiba. Herkes mi dışarıda olur ya! Adım atacak alan yoktu. Ben o kadar kalabalığı iki sene önce falan gördüm sanırım. Gelibolu nun nüfusu kadar insan vardı ahahahah. Beynim döndü ve eve gelip hemen kahve yapıp, hayatımın ne kadar ıssız ve sakin olduğunu düşündüm…. Sonra bunu sevdiğimi fark edip bir kahve daha yaptım… Kahveyi inanılmaz derecede arttırdım. O konuda biraz kendimi tutmam gerekiyor ama bunu yapamıyorum. Sabah dinç olayım diye bir başlıyorum sonra tutamıyorum kendimi. Bir mide sorunu daha yaşayana kadar da tutamayacağım galiba kendimi… İnsanın kendini tanıması ne kadar güzel bir şey ahahahaha.

Bu dinginlik sonrası yasaklar kalkınca biraz daha sosyal olacağım gerçi. Hafta sonu Aykut un doğum günü. Ece ve erkek arkadaşı hep birlikte biraz kendimize geliriz ya. Ece bende kalmaya da geliyor. Günlerim en yakın dostlarımla geçiyor. İzmirin en güzel tarafı da bu oldu zatennn. Kendime geldim gerçekten. Dinç, mutlu, enerjik ve eskisi gibi hissediyorum! Eskisi gibi derken baya eskisi. Çok çok eskisi. Yaşlı olan ruhumu çocuksu sevinçlerle doldurdum baya. Evime tabak, bardak falan alıyorum çıldırıyorum sevinçten hahahhahaha. Ay bir de iş arkadaşlarım mükemmel ya. Bir kaç kızla tanıştım. İnanılmaz tatlılar. Yardımsever ve kibarlar, aynı zamanda da komikler. Bu çok önemli…. Çok eğleniyoruz o nedenle her şey cidden inanılmaz iyi gidiyor. Geceleri huzurla uyuyup, huzurlu ve şişmiş gözlerle uyanıyorum ahahaha. Sıcaktan gözlerim çok şişiyor ya iş sonrası buz tutuyorum sürekli. Bir de yine kilo verdim. Sıcaktan sanırım. İzmir gündüzleri inanılmaz sıcak oluyor. Ama şu an çok tatlı bir serinlik var. Ayaklarımı da balkon kapısına doğru uzattım tatlı tatlı keyif yapıyorum.

Özetle bu şekilde geçiyor günler. Bu sessiz, sakin, iş dolu, arada arkadaşlarla zaman geçirdiğim günlerde sayfaları çeviriyorum yavaş yavaş. Ece ise yalnız olmama takık olduğu için keşke bir erkek arkadaşın olsa diye darlıyor beni ahaahahah. Bazen hayatımda biri olmalı mı diye düşünüyorum. Çok nadir. Arada bir yani. Ama o kadar saçma olaylar geldi ki başıma, inanılmaz soğudum bu aşk olaylarından. Bazı en sevdiğim şarkılara küstüm. Bazı anlara bir şişe şarap açıp peynir yer gibi yedim o anları, anıları. Valla yüreğim el vermiyor bir aşk macerasına kapılmayı. Bir de çok alıştım böyle yalnız olmaya. Bir erkek arkadaş edinip huzurumun içine edemeyeceğim. Ece saçmalama hepsi aynı değil falan diyor ama valla hepsi aynı. Hepsi daraltıyor beni. Hepsi aynı şekilde soğutuyor kendinden. Bir sevgilim olsa hızlı hızlı çevireceğimden eminin o sayfaları. Hemen en sona gelmek için can atacağımdan eminim. Son. Ayrılık. Bir daha birbirimizi görmeyelimli bir son. Hepsi aynı. Hepsine bakış açım da aynı. Hepsinden fayda yok bana. Benden de onlara da fayda yok. Bu konuda da yalan söyleyemeyeceğim. Bir insanla tanışıp sayfaları hızla çevirip bir elveda metni yazmayacağım. Çünkü biliyorum elveda metni hemen yazılsın diye uğraşacağım.

Öyle işte. Yalnızlık ve ben birbirimizin en yakını olduk sanırım. Yalnızlık derken işte sevgili meselesi yalnızlığı çok da önemli bir şey değil yani. Yoksa onun haricinde dostlarım, ailem asla ve asla bir an bile olsun yalnızlık hissettirmiyorlar. Kendimi gerçekten dopdolu hissediyorum. Yeni bir şeyler için çabalıyorum. İzmirin daha önce pek de bilmediğim bir semtini öğreniyorum, evimin ihtiyaçları için uğraşıyorum, bugün hatta sınavlarıma girdim, bir okul daha bitirmek için çabalıyorum ve inanılmaz derecede kitap okuyorummm. Hayatımın güzel bir konumundayım. Her gün cidden 100 sayfadan fazla kitap okuyorum. Aldığım ve okumadığım kitapların hepsini buraya getirdim. Hepsi bana arkadaşlık ediyor. Felsefe, mitoloji, tarih ve bilim kurgu. En en ama en sevdiklerim. Eve bir de kitaplık sipariş ettim onun gelmesini bekliyorum. Geldiği zaman hafta sonu kurulumunu yapacağım. Yaparım herhalde ahhaaha. Çok beceriksizim bu konularda ama kendim yapmak istiyorum. Bu evde her şeyi kendim yapmam lazım. Ev sahibimle konuştum, bir duvarı farklı bir renge boyamak istiyorum. O kadar tatlı biri ki hemen izin verdi. Ev seninmiş gibi nasıl istiyorsan onu yap dedi. Hahaha yaaa inanılmaz şanslıyım cidden! Renge daha tam karar veremedim ama canlı bir renk istiyorum. İçim gönlüm açılsın! Bir de yarın tesisatçı gelecek muslukların bazılarında sorun var iş sonrası ona koşturacağımmm. Ama tamir edilmesi cidden gerekli bir durum. Patlaya Patlaya açılıyor ve yanlardan su fışkırtıyor mutfak musluğu ahahhaha. Bir de banyo fiskiyesine el atılıp onun da musluğu tamir edilecek. Başka da bir mevzu yok. Sonra sohbet muhabbete devammmm. Bir de eve biraz abur cubur alayım sohbetin yanında yeriz. Aykut hayvan gibi yiyor çünkü hahahaaha.

İşte hayatım böyle bir yöne girdi. O ağır ağır çevirdiğim sayfalar böyle bir öykünün başkahramanı yaptı beni. Bu öykü için evrene ve hayata çok minnettarım. İyi şeyler benimle olduğu için çok ama çok minnettarım! Hayat bazen hiç beklemediğiniz bir şekilde geliyor size ve siz şok üstüne şok yaşayarak kitabınızın en güzel sayfasına geliyorsunuz. Her öykünün hem iç bunaltıcı hem de evet işte dönüm noktası bu dediğiniz sayfaları vardır. İşte sanırım ben o ballandıra ballandıra anlatılan dönüm noktası kısmındayım ve kişisel gelişim notları yazıyorum ahahahaha. MEDİTASYONU YAŞA MOTİVASYONU BIRAKMA!!

Umarım hepimiz için güzel bir hafta olurrr. Daha sık yazıp içimi buraya dökmeye ve kendimin güzel tınılı sesi olmaya devam edeceğim! Yazı yazmayı aşırı derece de özlemişim!

Şimdi dondurma yiyip uyku zamanımı bekleyeceğim. İlaçlarımı içtim, birazdan baygınlık geçiririm kesin hahahahaha. Eveeeeettt hepinize mükemmel bir hafta diliyor ve mutlu haberlerin, mutlu anların size koşarak gelmesini diliyorum!

Sevgilerimle!

Hasanağa bahçesinden beklediğim performans……

İzmir

Öncelikle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve spor bayramımız kutlu olsun!

Bugün İzmire tekrardan kavuştuğum ilk gün! Sabahın çok erken saatlerinde (5 buçuk gibi) yola çıktık ve Geliboludan hüzünlü bir şekilde ayrıldım. Açıkçası cidden hüzünlüyüm. Çünkü iki yıl boyunca kendime bir şeyler kattığım, kendimle barıştığım, kendimi yeni bir yola soktuğum ve kendimi iyi hissetmek için elimden geleni yaptığım bir yer oldu benim için. Çok şey öğrendim, çok yeni tecrübeler kazandım ve sonuç olarak kendimi çok sevmeyi öğrendim. Zor bir, iki yıldı benim için. Hüzünlü, stresli, bol dilekli ve hayalli, her şey için hayırlısını istediğim zamanlara eşlik etti Gelibolu. Şimdi geriye baktığımda onca uğraştığım şey için iyi ki diyorum. Bir çok insan tanıdım, birbirimizin hayatlarına dokunduk, bir sürü sağlık sorunu yaşadım ama şimdi hepsi geride kaldı ve yeni bir başlangıç filizlendi.

Bugün İzmirdeyim! Ev bulmakla uğraştık. Çok güzel bir daire kiraladık. Ev sahibim emniyet müdürü hahahaha. Neyse harika bir gündü. Ama çok yorucu ve sıcaktı. Gelibolunun serinliğinden sonra İzmir sıcağı tokat gibi çarptı suratıma ve trafik…… Allahım o trafik asla bitmeyecek sandım bir ara. Neyseki ev tutuldu. Yarın su, elektrik, doğalgaz açtırmam gerekiyor. Bir de ikametgah alıp sonrada hastaneye gideceğim ordan akciğer raporu falan almam gerekecek vs. Ama olay şu ki yorgun olsam bile aşırı derecede mutluyum. Yarın ki yolculuğuma kadim dostum Aykut eşlik edecek. Şimdi ise dairede elektrik ve su olmadığı için Gaziemire eski apartmanımıza geldik. Eski komşumuz, aile dostumuzdayız. Ben senelerce oturduğum apartmandan senelerce baktığım manzaraya bakıyorum. Gaziemir seni çok seviyorum! Hava çok ama çok sıcaktı fakat şu an bir serinlik söz konusu, gece rahat rahat uyuyacağımm. Annem ve babamında keyfi yerinde. Eski komşuları teker teker bizimkileri görmeye geldiler, sohbet muhabbet onlarada çok iyi geldi.

Ayy inanılmaz yorgunum. Ama şu huzur bambaşka. Uzun zamandır İzmirde yaşamak isteyip şimdi o hayalini yaşıyor olmak harika! Evim çok güzel 1+1, yeni bina. Yeni mobilyalar ve en önemlisi balkonu var!

Yarın tüm işleri halledip Aykutla gölge bir yerde sohbet falan ederiz herhalde. Bugün görüştük ama her yer kapalı. Uzun zamandır görüşmediğimiz için coşku ile karşıladık birbirimizi. Ama her yer kapalı olduğu için gölge bir yer bulup sohbet muhabbetin dibine vuramadık. Gölge yer okey, sohbet muhabbetin dibine vuramamak okey değil. Neyse ev işi hallolsun evde artık çay, kahve bir sürü imkanımız olacak! Daha Ece ile buluşacağız. Alkış kıyamet bir an olacak onunla kavuşmamız. Sonunda her şey güzel ve dostum dediğim insanlar yanımda! İnanılmaz keyifliyim. Yorgun ama keyifli. Yarında çok yorulacağım ama yarında tatlı telaşlı bir gün olacak benim için. İnterneti bağlatıp, sağlık ve ikametgahı da iş yerine teslim edersem, (öğle vakti) tadından yenmez! Bana evraklar için çok geç haber verdiler o nedenle baya bir sıkıştım. Bir de 19 Mayısa denk geldiğim için resmi kurumlara ulaşamamak baya yıpratıcı oldu ama yarın umarım her şey hallolacak. Umarım kısa zamanda tüm işlerimi hallederim. Umarım her şey çok kolay olur. Gerçekten yardıma, iyi enerjiye ihtiyacım var. Çok fazla stresleniyorum işler üst üste gelince ama halledicem umarım!

Neyse bu da İzmire ayak bastığım günün bir özeti. Evimin, işimin ve ailemin huzurunu içime çektiğim bir gün oldu. Umarım bundan sonrası da daha güzel olmaya devam eder. Eve alışmam yani Bucaya alışmam biraz zaman alacak ama git gel yapıp, bir cesaretle kendimi sokaklara atıp öğreneceğim. Umarım yarın da harika bir gün olur. Umarım yarın her şey kolay bir şekilde hallolur. Annemlerde İzmir’e taşınmayı düşünüyorlar. Serhatın sınavından sonra olay kesinlik kazanacak. Ama onlar gelmese bile kardeşim sanırım benimle kalacak! Bu sene İzmiri kazanırsa beraberiz. Kazanamasada beraberiz. Her haliyle birlikteyiz. O gelince her şey daha da okey olacak benim içinn. Kardeşimsiz yapamam bende böyle bir ablayım…..

Her günümüz daha güzel olsun ve YARIN ÇOK KOLAY VE SORUNSUZ BİR GÜN OLSUN!🌼

Yarın tekrardan durum güncellemesi yapacağım!

Sevgilerimle.

Yıllardır benim olan manzaram!

Deprem

Bulunduğum şehirde de baya sallandık. Bir an hiç durmayacak sandım. Sonra hemen İzmir’e gitti aklım. Sevdiklerime ulaşmaya çalıştım. Hatlarda sorun vardı. O an sanki zaman hiç akmadı. Manisa da okurken bir yaz sürekli deprem oluyordu. 6.5 depreminde yan odada kalan arkadaşımı sakinleştirmeye çalışırken bulmuştum kendimi. 5. kattayız sürekli sallanıyoruz. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Sonra sürekli sallanmaya devam ettik zaten. Manisa da deprem sürekli olmaya devam etti. Yurdun bahçesinde sabahlıyorduk. Deprem hiç küçümsenmemesi gereken bir olay. Şu an yardım bekleyen tüm insanlar için bütün dileklerim. Kalbim onlarla atıyor şu an. Bir insana dua etmek için illa tanımak gerekmiyor. Umarım tüm yardıma ihtiyacı olanlara yardım tez vakitte ulaşır. Sevdiklerim İzmir de aklım hep onlarda. En çok da uzak olmak koyuyor insana. Güzel İzmir’im… Keşke bu deprem hiç olmasaydı fakat elimizden bir şey gelmiyor. Önlemler konusunda sövülmesi gereken çok konu var. Bir de gavur İzmir bu, oh olsun diyenleri gördü gözlerim. Onlara da aşırı derecede sövdüm. Bu kadar mı insan değilsiniz? Bu kadar mı merhamet yoksunusunuz? Dinden, ahlaktan bahsediyorlar bir de. Yazık çok yazık. Tiksiniyorum böyle insanlardan. Midemi bulandırıyorlar. Aynı havayı soluyoruz diye iğreniyorum. Sevdiklerim şu an da güvende. Tabi uzmanlar bir hafta daha tehlikenin süreceğini belirtti. Tanıdığım yahut tanımadığım herkes için sağlık diliyorum. İyi dileklerim yardım bekleyen herkes için. Umarım herkes sevdiklerine sımsıkı sarılır. Geçmiş olsun tüm İzmir’e ve depremi hisseden herkese.