İzmir

Öncelikle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve spor bayramımız kutlu olsun!

Bugün İzmire tekrardan kavuştuğum ilk gün! Sabahın çok erken saatlerinde (5 buçuk gibi) yola çıktık ve Geliboludan hüzünlü bir şekilde ayrıldım. Açıkçası cidden hüzünlüyüm. Çünkü iki yıl boyunca kendime bir şeyler kattığım, kendimle barıştığım, kendimi yeni bir yola soktuğum ve kendimi iyi hissetmek için elimden geleni yaptığım bir yer oldu benim için. Çok şey öğrendim, çok yeni tecrübeler kazandım ve sonuç olarak kendimi çok sevmeyi öğrendim. Zor bir, iki yıldı benim için. Hüzünlü, stresli, bol dilekli ve hayalli, her şey için hayırlısını istediğim zamanlara eşlik etti Gelibolu. Şimdi geriye baktığımda onca uğraştığım şey için iyi ki diyorum. Bir çok insan tanıdım, birbirimizin hayatlarına dokunduk, bir sürü sağlık sorunu yaşadım ama şimdi hepsi geride kaldı ve yeni bir başlangıç filizlendi.

Bugün İzmirdeyim! Ev bulmakla uğraştık. Çok güzel bir daire kiraladık. Ev sahibim emniyet müdürü hahahaha. Neyse harika bir gündü. Ama çok yorucu ve sıcaktı. Gelibolunun serinliğinden sonra İzmir sıcağı tokat gibi çarptı suratıma ve trafik…… Allahım o trafik asla bitmeyecek sandım bir ara. Neyseki ev tutuldu. Yarın su, elektrik, doğalgaz açtırmam gerekiyor. Bir de ikametgah alıp sonrada hastaneye gideceğim ordan akciğer raporu falan almam gerekecek vs. Ama olay şu ki yorgun olsam bile aşırı derecede mutluyum. Yarın ki yolculuğuma kadim dostum Aykut eşlik edecek. Şimdi ise dairede elektrik ve su olmadığı için Gaziemire eski apartmanımıza geldik. Eski komşumuz, aile dostumuzdayız. Ben senelerce oturduğum apartmandan senelerce baktığım manzaraya bakıyorum. Gaziemir seni çok seviyorum! Hava çok ama çok sıcaktı fakat şu an bir serinlik söz konusu, gece rahat rahat uyuyacağımm. Annem ve babamında keyfi yerinde. Eski komşuları teker teker bizimkileri görmeye geldiler, sohbet muhabbet onlarada çok iyi geldi.

Ayy inanılmaz yorgunum. Ama şu huzur bambaşka. Uzun zamandır İzmirde yaşamak isteyip şimdi o hayalini yaşıyor olmak harika! Evim çok güzel 1+1, yeni bina. Yeni mobilyalar ve en önemlisi balkonu var!

Yarın tüm işleri halledip Aykutla gölge bir yerde sohbet falan ederiz herhalde. Bugün görüştük ama her yer kapalı. Uzun zamandır görüşmediğimiz için coşku ile karşıladık birbirimizi. Ama her yer kapalı olduğu için gölge bir yer bulup sohbet muhabbetin dibine vuramadık. Gölge yer okey, sohbet muhabbetin dibine vuramamak okey değil. Neyse ev işi hallolsun evde artık çay, kahve bir sürü imkanımız olacak! Daha Ece ile buluşacağız. Alkış kıyamet bir an olacak onunla kavuşmamız. Sonunda her şey güzel ve dostum dediğim insanlar yanımda! İnanılmaz keyifliyim. Yorgun ama keyifli. Yarında çok yorulacağım ama yarında tatlı telaşlı bir gün olacak benim için. İnterneti bağlatıp, sağlık ve ikametgahı da iş yerine teslim edersem, (öğle vakti) tadından yenmez! Bana evraklar için çok geç haber verdiler o nedenle baya bir sıkıştım. Bir de 19 Mayısa denk geldiğim için resmi kurumlara ulaşamamak baya yıpratıcı oldu ama yarın umarım her şey hallolacak. Umarım kısa zamanda tüm işlerimi hallederim. Umarım her şey çok kolay olur. Gerçekten yardıma, iyi enerjiye ihtiyacım var. Çok fazla stresleniyorum işler üst üste gelince ama halledicem umarım!

Neyse bu da İzmire ayak bastığım günün bir özeti. Evimin, işimin ve ailemin huzurunu içime çektiğim bir gün oldu. Umarım bundan sonrası da daha güzel olmaya devam eder. Eve alışmam yani Bucaya alışmam biraz zaman alacak ama git gel yapıp, bir cesaretle kendimi sokaklara atıp öğreneceğim. Umarım yarın da harika bir gün olur. Umarım yarın her şey kolay bir şekilde hallolur. Annemlerde İzmir’e taşınmayı düşünüyorlar. Serhatın sınavından sonra olay kesinlik kazanacak. Ama onlar gelmese bile kardeşim sanırım benimle kalacak! Bu sene İzmiri kazanırsa beraberiz. Kazanamasada beraberiz. Her haliyle birlikteyiz. O gelince her şey daha da okey olacak benim içinn. Kardeşimsiz yapamam bende böyle bir ablayım…..

Her günümüz daha güzel olsun ve YARIN ÇOK KOLAY VE SORUNSUZ BİR GÜN OLSUN!🌼

Yarın tekrardan durum güncellemesi yapacağım!

Sevgilerimle.

Yıllardır benim olan manzaram!

Sabretmek

Uzun zamandır kendimi motive etmeye çalışıyorum. Hatta bunu tüm kalbimden diliyerek ve isteyerek yapıyorum. Çok da iyi gidiyordum aslında ve içimdeki huzur tamamen beni kaplamaya başlamıştı. Ama stres insanı bulmak isterse buluyor. Sanırım stresi uzaklaştırdıkça onu yanlışlıkla bastırmış olmalıyım. Çünkü stres yaptığım kısacık bir dönemde tamamen beni ele geçirdi. Aslında çok da iyi gidiyordum. Stressiz bir dönem asla olmaz bundan da emindim. Ama öyle bir ağrı ile geldi ki yazacak gücü, kendimi ifade edecek kelimeleri bile bulamadım. Aslında belli etmemek için çok çabalıyorum ama o kadar yorgunum ki.. Yine de çevremdeki kimseye güçsüz görünmek istemiyorum. Güçlü kalabilmeye çalışıyorum. Bundan yaklaşık on gün önce şiddetli mide ağrılarım başladı. Ama ne şiddet! Kıvranıyorsun hatta yerlerde sürünüyorsun ve asla ama asla geçmiyor, gece devam ediyor, sabah ağrı ile yarım yamalak uyuduğun uykundan kalkıyorsun. Oturduğum yer sağlık açısından pek iyi değil ama şansım birazcık yaver gitti. İleri derecede kanamalı ülserim varmış. Azıcık stresli olduğum kendime sıkıntı yaptığım bir dönemde patlak verdi. Aslında azıcık da stresli olduğum söylenemez, kalbimin çok fazla kırılmış olduğu bir ana denk geldi. Endoskopi falan oldum. Hatta kendimi bayılttırmadan oldum uyanamam korkusu yüzünden biliyorum çok saçma ama insan korkuyor yani. Neyse yaralar baya bir fazlaymış. Sonrasında kanamalı kusmalar yaşanmaya başlandı. Doktor tedaviye zaten başlamıştı sonra bir de genel cerrah ile görüştüm günlerdir sürekli acildeyim. Doktor önerisi ile Çanakkale’ye gidip tekrardan endoskopi olmam gerekitiğine karar verildi. Kanama şiddetine göre ilaç tedavisi bu şekilde yanıt vermemeye devam ederse mideye endoskopi ile bir şey takılıyorlarmış anladığım kadarıyla. Doktorlar ilaçlı tedavi zaman alacak dedi ama tekrardan gastroenteroloji ile görüşmekte fayda var dediler. Ama randevular dolu. O nedenle acile gitmeye ve serum yemeye devam edeceğim sanırım. Bugün ultrason çekildim. Karaciğer de ve safra kesesinde çok büyük sorunlar çıkmadı o sevindirici bir haber. Ama stres denilen şey yaklaşık on gündür hayatımı cehenneme çevirdi. Uyuyamıyorum yemek yerken zorlanıyorum ve çok hızlı kilo verdim. Hatta genel cerrah sürekli çok zayıfsın çok zayıfsın diye üzüldü adam baya. Ama biliyorum ki bunu da alnımın akıyla atlatacağım!! Sadece her şeyi oldurmaya çalışırken hayatımı pozitiflik üzerine kurmuşken ve ideallerimin peşinden giderken sırf üzüldüm diye kırıldım diye başıma bunların gelmesi beni baya bir yaraladı. Bugün kendimde yazabilecek gücü buldum ve içimi buraya dökmek istedim. Ülser denilen lanet şey cidden bir belaymış. Mide ağrısı gerçekten diş ağrısını yener bu arada. Çok ama çok kötü bir şey. Ama şanslı olduğum konu şu çok iyi ve anlayışlı, ilgili doktorlara denk geldim. Ailem de her koşulda yanımda oldular. Bir de kan tahlillerimde de ani düşüş yaşandığı için sürekli üşüyorum. Ama verdikleri bir sürü ilaç sanırım derdime derman olacak. Bugün biraz daha ağrı şiddetim bir tık hafifledi. Gerçi sağına soluna belli olmuyor ama rahatça nefes alabilmek cidden çok güzelmiş bunu anladım. Ağrı ile kıvranmak ayy cidden kimsenin başına gelmemeli, lütfen gelmesin! Ama acı eşiğim yüksekmiş sanırım onca yaraya ve kanamaya cidden iyi gidiyordum gerçi ağladığım anlarda oluyor ama stres yasak olduğu için sonra hemen gülmeye başlıyorum. Baya ruhsal açıdan da yaralayıcı bir dönem. Güçsüzüm. Yorgunum. Ama tekrardan kalabileceğimi bildiğim için kendimi rahatlatmaya çalışıyorum. Yoksa mental açıdan aşırı derecede yorgunum. Hatta ne zaman bir şeyleri yoluna soksam aksilikler yaşandığı için çok fazla moral bozukluğu da yaşıyorum. Ama bir tavsiyem var. Stresi cidden dozunda yaşayın. Biliyorum kimsenin elinde değil ama bu yazımı okursanız lütfen aklınıza gelsin bu yazdıklarım. Kimse canı yansın istemez. Kimse yataklara düşsün de istemez. Hatta beterin beteri bile var. Stres hepsine öncülük ediyor çünkü, o nedenle canımızın kıymetini bilelim. Ben bundan sonra daha fazla bileceğim çünkü. Kendime çok acımasızca davrandığım zamanlar oldu. İnsanlarında bana acımasızca davranmasına çok izin verdim. E noldu şimdi? Böyle hastane köşelerinde sürünmek daha mı iyi? Kimseye kendinizi ezdirmeyin, size zarar vermelerine izin vermeyin. Kendinize çok yüklenmeyin. İnsan kendini çok ama çok sevip önemsemeli. Çünkü kendine değer vermeyen insanın sağlığı bir türlü toparlanamıyor. Kendimden biliyorum. Neyseki bir tane bile epilepsi atağı geçirmedim. Bu da bir gelişme! Umarım güzel sonuçlarla gelirim! Buna çok ihtiyacım var. Biliyorum ki tekrardan kaldığım yerden devam edeceğim. Benim de böyle bir hikayem var çünkü. Umarım sonuda mutlu sonla biterrr. Şimdi toparlanmaya ve kuvetlenmeye çalışıyorum. Bir de yeme düzenim tamamen değişti ona uyum sağlamaya çalışıyorum. Hayatımda yine köklü bir değişikliğe gittik ama iyi ki sigarayı bırakmışımm. O çok büyük bir artı. Bu yazıyı önemli bir Helenistik eser, Louvre başyapıtlarından olan Zafer tanrıçası Nike’nin ”Semadirek Kanatlı Zaferi” ile sonlandırıyorum. Buradan da kendime bir mesaj göndermiş oluyorum böyleceeee.

Canınızın kıymetini bildiğiniz ve stresin hakkından başarı ile geldiğiniz günler diliyorum!

Sevgilerimle.