Tutunmaya çalışanlar

Hayatım sürekli bir şekilde ayağa kalkmaya çalışmakla geçti. Sürekli devrildim, şiddetli rüzgara maruz kalmış bir ağaç gibi. Oysaki gölgemde dinlenenler olsun istemiştim hep. Ama ne yazık ki devrilişler darbe gibilerdi, 30 sene geriye atan türden. O nedenle sürekli bir şekilde düştüm ama tekrar kalktım. Hep tutunacak bir dal aradım kendime. Evet bu sefer yıkıldın ama ailen var, bu sefer yıkıldın ama seni sevenler var, bu sefer yıkıldın ama hayat devam ediyor, bu sefer yıkıldın ama önemli işlerin var. Var ama sürekli var. Hep başka insanları düşünürken ya da yapılacak işleri düşünürken küllerimden doğdum. Ama çok yanlış yapmışım. Aslında kendim için kalkmam gerekiyormuş. Sanırım hep kendim için ayağa kalkmadım diye çabucak devrildim. Devrilişlerimin ardından, tam da 26 yaşına ulaştığım da farkettim bunu. Son devrilişim devrim oldu hayatımda. Kalktım ve kendime tutundum bu sefer. Çünkü ne zaman başka nedenlere ya da insanlara tutunsan hep yarım kaldım. Ama şundan eminim ki ben kendimi yarı yolda bırakmam. Çünkü kimseye güvenemesem de kendimden eminim. Kendimin farkındayım. O nedenle büyük bir başarıya imza atarak kendime tutunmaya karar verdim. Devrilsem de kendim için kalkacağım ayağa. Küllerimden kendim için doğacağım. Hatta kendimi çok ama çok seveceğim, her zamankinden daha da fazla. Zaten bir kez hayata gelişimizden ötürü bu bedeni layığıyla yaşatmak gerekiyor bence. Öncelikle kendi yaralarımı sarmaya başladım. Kendime sorup da cevabını bulamadığım soruları didiklemeye başladım. Buraya yazmadığım süre boyunca her gece kafa patlattım acaba ne olursa daha iyi olur diye. Günlük hayatın koşturmacasına takılıp nasıl da unutuyoruz kendimizi. Bazen kendimi el kremi reklamlarında kupkurulu olan eller gibi hissediyorum. Garip bir benzetme ama doğru. Gün içerisinde ful ellerimizi kullanıyoruz ama bir krem sürmek çok zor geliyor. Aynı kendimize zaman ayıramadığımız gibi. Peki kendimize zaman ayırmak nedir? Ben ne istiyorum diye sormaktır. Nerede olmak istiyorum? Ne kadar çabalamam lazım? Beni neler mutlu eder? Mesela ben bu süreçte saçlarımı biraz daha kızıl yaptım. Işıldayayım diye. Sonra nerede olmak istediğime ve onun için ne yapmam gerektiğine dair soruların cevabını buldum. Çünkü nereye aitsen, orada sensin. Sonra hastaneye bile gitsem gülümsedim. Sabah erken kalkıyorum diye hayata kan püskürtmedim. Sanırım bir şeyleri değiştirmek istiyorsak en önce kendimizden başlamamız lazım. Kendimizi çok ama çok sevmemiz lazım. Hep diyorum asla vazgeçmeyin diye. Vazgeçmeyelim ama bunun için önce kendimizi dinleyelim. Neye ihtiyacımız var bilelim.

Evet beni okuyan, kendini dinle ve kendin için en güzelini bul. Hayata tutunmak istiyorsan önce kendinden başla. Kendine tutun ve kendin için ayağa kalk. Çok devrileceksin ama kendin için ayağa kalktıkça hayat seni kolayca deviremeyecek. Bundan çok ama çok eminim. Kolay lokma olmaya son!

İyi ki varız!

Sevgilerimle.