Haftaya pozitif başlayalım

Bugün hava çok güzel olduğu için çok güzel uyandım. Gerçi vücudum yorgun olduğu için ağrılarım vardı ama banane diyip yataktan fırladım. Çünkü ağrılarınızı ne kadar dinlerseniz o kadar hasta olursunuz. Güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra balkona vuran güneş ışığıyla biraz güneşlendim. Açıkçası hasta olmakmış vs vs hiç umurumda değil ve hepsinin geçeceğini zaten biliyorum o nedenle psikolojimizi sağlam tutalım!!!

Bugün dışarı çıkmama kararı aldım. Evde zaman geçirmek istedim. Bir kaç gündür kendimi sokaklara atıyorum çünkü evde kalıp uzanmak istemedim. Ama bugün kahveyle günümü geçirip sonunda kitap okumak istediğimi fark ettim.. Çarşamba günü çanakkaleye gideceğim. Orkunla plan yaptık gerçi daha çok hilal ile birlikte olacağımm. Gençleşme zamanııııı. Cuma günüde emar çekileceğimmm. Açıkçası kendisi beni hiç korkutmuyor, sadece emarın içinde çok rahatsız oluyorum. Sesi ve uzun süre kalmam beni boğuyor. O nedenle keşke emarsız bakılabilse ya! Neyse ben sonucun tertemiz çıkacağından eminim. Çünkü anlık geldi geçti diye düşünüyorum. Uzun zamandır epilepsi atağı geçirmiyorum. Bu hayat kalitemi arttırdı. O nedenle emar falan filan hiç umurumda değil açıkçası. Hayata pozifif devam ediyoruz! Zor geçirdiğiniz bir andaysanız pozitif düşünün ve güçlü olduğunuzu hissedin. Yoksa ruhunuz çok yara alıyor ve stres daha büyük hastalıklara neden oluyor. O nedenle stresinizi oldukça azaltmak ile uğraşın. Kolay olmuyor biliyorum hatta çok ama çok iyi biliyorum, ama güçlü olduğunuzu ve her şeyin üstesinden gelebileceğinizi unutmayın. Olmuş ve ölmüşün önüne geçilmiyor sadece bu hayatta. Stressiz mükemmel bir hafta geçirelim hep beraber!

Onun haricinde bana iyi gelen şeylere odaklıyım. Arkadaşlarım, ailem ve kitaplarım. Serhata odaklıyım bu aralar. Sınav stresi çok fazla, onunla daha çok vakit geçirmeye çalışıyorum. Başaracak biliyorum! Bir de paşa iyileştiiiiiii. Günün en pozitif haberi de bu olsun! Veterinerden ateş düşürücü, ağrı kesici ve vitamin takviyesi almıştım. Suyuna koydum. Dün ve dünden önce. Hemen toparladı! Ateş düşürücü iyi geldi sanırım. Tüylerini kabartmıyor artık ve eskisi gibi çok hareketli. Tekrardan sağlıklı olduğu için çok mutluyum. O iyi olunca ben de iyi oluyorum, modum düşmüyor. Onu hareketli görünce ben de gülümsüyorum. Hayvanlara kötü hiç bir şey olmasın!

Bugünümü kitaplar eşliğinde geçireceğim için belki büyüler ve cadılar hakkında bir yazı paylaşabilirim. Okuduğum ve araştırdığım çok fazla şey birikti burada da kendisini paylaşmak istiyorum!

Bünyeye pozitif basıyor ve hafta sonumuzu mükemmel geçiriyoruz. Mod düşürmek yok her şey çok ama çok güzel olacak, çünkü biz çooook güzeliz! Her modunuz düştüğünde, zor zamanlarınızın geçebileceğine odaklanın. Psikolojimiz yara almasın, biz her şeyi halledebiliriz!

Sevgilerimle.

Her yerde ve her an da huzur bizimle!

Hallediyoruz bakalım

Bir kaç gündür sağlık sorunları ile uğraşıyorum ama hallediyorummm. Önce grip oldum sonra ilerlemeye başladı. Yine de pcr testine giderken bile güzelce hazırlandım ve negatif çıkacağına inanarak gittimm. Sonuç negatif çıktıı. Antibiyotik kullanamadığım için, alerjim olduğu için biraz fazla ilaç kullanıyorum. Ama sorun değil. Halledeceğizzzz. Sonra dün aniden bir baş ağrısı ile ölüyorum sandım. Beynimin tam ortasına aşırı derecede bir ağrı saplandı. Neyse ağrıdan duramadığım için acile gittik, epilepsi hastası olduğum için nöroloji doktoruna gitmem gerektiğini söyledi doktor yapılan tetkiklerden sonra. Sabah erkenden kalkıp hastaneyi aradım sekreteri öğle arasından sonra doktor sizinle görüşebilir dedi. Sonra annem, babam ve ben çanakkaleye gittik. Yine süper bir şekilde hazırlandım ve hiç bir şey olmadığına inanarak gittimm. Haftaya emar çekileceğimm, ama bir şey olmayacağını biliyorumm. Yani sanmıyorum bir problem olduğunu, içimdeki ses öyle diyor. Ya hem bir sorun olsa da halledemeyeceğim bir şey değil!

İşte böyle bir koşuşturma içerisindeyim. Bu nedenle kedileri de göremiyorum. Bu biraz beni üzüyor. Bir de paşa rahatsız. Nasıl oldu bilmiyorum ama sürekli üşüyor gibi. Kış günü olduğu için her yer kapalı ama sürekli tüylerini kabartıp uyuyor. Her yerde uyuyakalıyor. Kafesine şişede su ısıtıp koyuyorum, hemen yanına gidiyor. Veterinere gideceğim yarın. Paşayı götüremem çünkü zaten hasta, iyice üşütebilir. Yarın gidip durumu anlatacağım. Kendimden çok ona canım sıkılıyor. Umarım hemen toparlar. Çünkü eski neşeli hallerini çok ama çok özledim. Keşke hayvanlara hiç bir şey olmasa, keşke hiç biri hastalanmasa.

Her şey çok ama çok güzel olacak biliyorum. Sadece gerçekten hiç bir hayvan zarar görmese keşke. Bu durum cidden canımı yakıyor. O nedenle gerçekten biraz, hatta baya keyfim yok. Ama paşaya da belli etmiyorum. Kendime de belli etmemeye çalışıyorum. Sürekli gülmeye ve umut dolu olmaya devam ediyorum. İyiyi çağırıp, iyi için savaşacağız!

Kitap okumalarıma da ara vermek zorunda kaldım. Yarın başlayacağım umarımm. Şimdi çayımı yudumlayıp uzanıyorum. Baya bir yorulmuşum galiba. Yani hissetmiyorum ama uzanınca anladım. Bir de çanakkale yolu insanı çok yoruyor. Aaa yaşlandım galiba ahahhha. Neyse hallediyoruz yaaa!! Yaşasın umut dolu olmak!

Hepinize sağlık dolu bir hafta sonu diliyorum. Evcil hayvanınız varsa de hepsini öpüyorum! Hepsi sağlık içinde yaşasın!

Sevgilerimle!

Yeşil

Yeşeren umutlar… Bir ay önce sanırım kendi dönüm noktamı yaşamışım. Her şey şu an çok pozitif, ben pozitifim. Okuduklarım, yaşadıklarım, dostlarım, ailem hep hayalini kurduğum o tatlı mutluluk ve huzur benimle. Kötü olandan kendimi uzak tutuyorum. Daima en güzelini diliyorum. Daha da güzelini, çok güzelini. Çünkü her zaman daha iyisi için uğraşıp, daha iyisini dilemeliyiz.

Arkadaşlarım bana tam destek ve ben de onlara tam desteğim. Bir kaçı gerçekten zor zamanlardan geçiyor ama hepsini birlikte aşacağız.

Ah bi de kediler. Onlara her sabah koştuğumda huzur dolu oluyorum. Uyku düzenim yerine geldi. Güne daha bir dinç daha bir pozitif uyanıyorum. Her sabah onları bulmak ve onları mutlu etmek aşırı hoşuma gidiyor. İyi insanlarla karşılaşıp iyi şeyleri yapabilirsiniz. Ahmet abiden hem hayat dersi öğreniyor hem de kedileri beslemiş oluyorum. Her an bir şekilde bir cana umut olabilirsiniz. Hayattan asla umudu kesmeyin. Ben kesmiştim biliyorsunuz ama bu çare değil bu son. Hayat ise her zaman sonun başlangıcına ait bir döngü. Sürekli başka hayatlara dokunun, sürekli başka insanlara ve hayvanlara umut olun. Mutluluk ve sevgi paylaştıkça çoğalır.

Bu yıldan istediğim umut olmaktı. Şu an umut oluyorum, hatta hayatımdaki her şeye umut oluyorum. Yeni yıl dileklerimden biri erkenden benimle oldu. Şu yaşadığım mutluluğu tarif bile edemem ama umutlarımın yemyeşil olduğunu söylebilirim. Hayatım, hayallerim, umutlarım, umut yolunda olduklarım, umudu paylaştıklarım hepsi yemyeşil.

Asla kendiniz olmaktan vazgeçmeyin. Sizi, siz olarak kabul edenlerle olun. Çünkü hepiniz ışıl ışıl bir ruha sahipsiniz. Hepimiz özeliz. Hayat zor ama hayat sürekli bir şeylerle yolunuza çıkacak. Daima kendiniz olarak karşılayın bunları. İyilikle yaklaştıkça yemyeşil olacağız.

Hepimizin hataları olmuştur, olacak. Ama hepsini düzeltmek için varız. Ben şimdi bu yolda daha iyisini yapacak gücü bularak hareket ediyorum. Ben parlayayım ve etrafıma ışık saçıp onları da parlatayım. Güzellikler bizimle olsun güzel insanlar.

Depresyonu gömdüğüm bu yolda, belki tekrardan hayatıma gireceğini bilerek hareket ediyorum. Majör depresyon terk etmeyecek biliyorum ama onu daha hızlı yok edecek gücü artık kendimde görüyorum. Ben yapabiliyorsam, sizde yapabilirsiniz. Bunu hayatından vazgeçmiş birinden okuyorsunuz. Çünkü biz hayatı yaşamayı ve yaşatmayı hakediyoruz. Hayatı yaşatın!

Sanırım devasa büyüklükte bir motivasyon konuşması oldu ama bunları yazıp sizi de mutlu etmek istedim. Sevgi dolu olmak en çok bize yakışır! Daima güçlü olmanız dileğiyle!

Yarın çok ama çok güzel olsun! Ben yarın sabah kedilerimleyim.. Şimdi sizinle de bir kaç fotoğraf paylaşacağım. Bugün boks eğitimli, herkese yumruk sallayan, yumurcak kedi yeşil göz kucağıma yattı! Belki soğuk olduğu için beni kullanmış olabilir hahahaha ama olsun sonuçta kucağıma yattı!

Kedilerin gur gurlaması tadında bir pazar gününüz olsun!

Sevgilerimle!

Boksör kedi yeşil göz!
Kedi maması seven bir karga!

Acının gerçek kaynağı sen olma

Kendine acı çektirme. Acının gerçek kaynağı sen olursan kendinle kavgaların başlayacaktır. Kendini sevmeyi öğren. Kendini hayatındaki insanlardan daha çok sev. Bu bencillik değil. Kendini seversen karşındaki insalara sevgini vermiş olursun. Huzurluysan huzur yansıtırsın. İşte kendime notlarım.

Hayat ellerimden kayıp gitmesin diye sımsıkı tuttum kavradım onu. Daha yaşayacak çok an var öyle değil mi? Sürekli bana iyi gelecek şeyler yapıyorum. Yazıyorum, yürüyorum, yoga dahi yapıyorum. Okuyorum. Tanışıyorum. Yeni insanların hayatlarını dinliyorum. Kendime bakıyorum en önemlisi ise kırık yanlarımı sarıyorum. Üzüldüğüm yanlarıma sen daha iyisini hakediyorsun diyorum. Çünkü gerçekten daha iyisini hakediyorum. Bu zamana kadar tek sorunum kendimi ikinci plana atıp başkaları için yaşamak oldu. Kendimi o kadar ikinci plana atmışım ki kararmış, kırılmış ve ihmal edilmişim. Şimdi kendim için en güzelini düşünüyorum. Ben, biz şu an ki halimizden daha fazlasıyız. Biz gerçekten güzel şeyleri kucaklayıp işte ben bu güzelliklerin bir parçasıyım demeliyiz.

Kendimi her zamankinden daha güçlü hissediyorum. Ayaklarım yere sapasağlam basıyor. Ne istediğini bilen bir insan haline geldim. Yaşadığım son depresyon bana bunları öğretti. Yaşadığım son depresyon hayata sımsıkı tutunmam gerektiğini öğretti. Çünkü hayatım ellerimden kayıp gidiyordu. Ya bir hastane odasına tıkılıp kalacaktım ya da hayatı yaşamasını öğrenecektim. Önce acılarımı kucakladım. Tüm kin ve nefretimi kustuktan sonra hepsini çok ama çok uzaklara yolladım. Kötü insanları uzaklaştırdım. Hayatımı dibe çekecek insanlara sadece selam verip yürümeye başladım. Keyfimi yerine getirecek aktiviteler yapmaya başladım. Tek sorunum yemek yiyememek. Onu da aşacağıma eminim. Bazen canım tatlı istediğinde doyasıya onu yiyorum. Ama yemeklerle pek aram yok. Kahve ise hayatımın en önemli kısmı hala. Evde sürekli müzik açıp dans ediyorum. Yoga yapıyorum. Kitapları okurken adeta yaşıyorum. Çünkü artık odaklanabiliyorum. Yürüyorum hem de baya çok yürüyorum. Yolda tanımadığım insanlara selam veriyorum bana selam verip gülümsüyorlar. Balık tutanlara iyi dileklerimi hemen bir çırpıda söyleyiveriyorum. Bu onlara da iyi geliyor bundan eminim. Bir sigara yakmışken bana selam veren insanlarla kısa sohbetler ediyorum. Geçen yanıma yüksek ihtimal üniversiteye giden bir kız geldi. Çakmak istedi. Sonra sohbet etmeye başladık giderken bana konuşmak çok iyi geldi samimiyetle söylüyorum iyi ki karşılaşmışız dedi. Bu kısa cümle bana da iyi geldi. Hayatta iyi olmak, mutlu etmek çok zor şeyler değil. Hayatıma mutlu olarak ve bunu yansıtarak devam ediyorum. Yüm kötülükleri ise çook uzaklara yolluyorum. Moralim inanılmaz iyi çünkü ben acılarımın kaynağı değilim. En önemlisi acılarımın esiri değilim.

Oh kahvemden bir yudum alayım. İnanılmaz derecede güçlendiğimi hissediyorum. Eyşanla her gün karşılaşıyoruz bana iyice alıştı. Dün kucağımda baya bir oturdu. Bende malum mıncıkladım baya. Karnını da doyurunca baya mutlu oluyor. Sürekli kuru mama yediği için ona hep yaş mama alıyorum. Bence bana gülümsüyor. Ben öyle görüyorum çünkü. Yolumun üzerinde 5 yavru kedi ile karşılaştım. Anneleri var diye uzaktan sevdim ama aşırı tatlılardı. Onlarada koşarak bir mama bombası aldım. Tekir olanlara aşık olmuş olabilirim. Bir de siyah beyaz vardı şaşkın şaşkın suratıma bakıp durdu ahhaaha inanılmaz güzellerdi. Mutlu olmak istiyorsanız hayvanları mutlu edebilirsiniz. Dünyanın en saf mutluluğu bu olsa gerek!

Anlayacağınız her şey kontrolüm altında, muhteşem gidiyor. Yüzüm gülüyor ve aynadaki halimden aşırı memnunum. Bunları yazıyorum ki belki harekete geçip siz de ipleri ele geçirirsiniz. Bataklıktan çıkan bir insan yazıyor çünkü bunları. O bataklıktaki insan şimdi doyasıya oynuyor ve gülüyor. O bataklıktaki insan hastanenin kıyısından köşesinden döndü. Tam da umut yokken kendine kendi umut oldu. Kendinize umut olun. Acılarımızın kaynağı siz olmayın. Kendinizi doyasıya sevin. En içtenlikle mutluluğu doyasıya yaşamanızı diliyorum. Sizi üzen ne varsa yollayın. Üzen insanları beyninizde öldürün. Aklınıza gelecekler benim de aklıma geliyor. Hemen öldürüyorum. Sonra da çoook uzaklara gönderiyorum. Çünkü hiç bir şey benden önemli değil!

Sevgilerimle!

Doyasıya gülüyoruz!!

Kediler

En çok hangi hayvana hayransın deseler şüphesiz kediler derim. Bugün başımdan bir olay geçti daha tazeyken anlatmak istiyorum.

Balkonda oturuyoruz bir küçük kedi miyavlama sesi duydum. Neyse kafamı uzattım allahım bir güzel bir güzel beyazı çok olan bir tekir kedi yavrusu. Burada da köpek çok kesin kaçmış evden yolunu da kaybetmiş. Neyse köpeğin havlayınca arabanın altına kaçtı sandım. Koşa koşa terliklerimle telefonsuz falan üstümde kapşonlu, ayağımda terlikler yavruyu kurtarmaya indim. Neyse ağaca çıkmış meğer. Çocukluğumdan idmanlı olduğum için ağaca tırmandım. Diyorum ki sen napıyosun annnemmmm, gül gibi evini bırakıp ne maceralara çıktınnnn, şimdi ben seni yemez miyimmm, falan filan. Kardeşim de peşimden geldi. Kurtardım yavruyu aşağıya indim. Serhatta köpekleri kovuyor. Neyse bir baktım tırnakları kesilmiş, tüyleri parlıyor, ağzı mama kokuyor dedim bu kesin yeni kaçmış. Oturduk bir banka seviyoruz ama ne sevme küçücük suratı var zaten. Seviyoruz sürekli o da patileri ile masajlar yapıyor. Ama tam kucak kedisi. Ben yine ben seni yemez miyim, sen küçükcük müsün ay partilerinin altı da pembe aman da aman sen büyüyecek misin modundayım. Eve de çıkarmak istemiyorum çoluk çocuk peşini bırakmayacak dedik zaten kediyi bulduk kucağımıza da aldık biraz gezip hava alalım. Ben tabi hala çılgınlar gibi seviyorum onu derken bi mahalle aşağısında genç bir kız kedi arıyor. Bizimde kucağımızda kedi ben yanına gittim biz de yeni bulduk senin olabilir mi falan bizim ki ona gitmek istiyor ay dedim sen anneni mi buldunnnnn, ay seni tekrar evinemi kavuşturdukkkk. Kız zaten ağlamış perişan ben bulamasaydık eve alacaktım sonrada sahiplendirecektim ama annesine kavuşturmuş olduk. Adı da ninaymış. Ya nina seni varya ısırırım hala gözümün önündesin. Keşke hepsini fotoğraflarla anlatabilsem size ama mahallenin delisi gibi çıktım sokağa ahhahaha. O yavru ile sahibini kavuşturma anını asla unutmayacağım. Uzun süre sonra da yavru kedi sevmiş oldum. Gelibolu fulllll köpek dolu. Gerçi Ayşegül beslemişti yavruları ama kucağıma alamamıştım çok fazla, çünkü mama yiyorlardı. Ama bu gece bana huzuru yaşattı.

Aşırı mutluyum aşırı! Lütfen kedi köpek beslemekten kaçınmayın. Onlara ev olmaktan sakın korkmayın sahibini bulamasak ben evimde olmadığım için kendim sahiplenemezdim belki ama sahiplendirmeden de eve, geliboluya dönmezdim. Yuva olun, mama olun, bir kap su olun. Dünyanın en harika canlıları hayvanlar. Ben bir kuş bir kedi ile evde çok zorluklar çektim ama ikisini de her zaman deli gibi sevdim. Onların şefkate ihtiyacı var. Onların sevgimize, güzel sözlerimize ihtiyacı var. Hayat onlarla güzel. Kuşlarla, kedilerle, köpeklerle güzel. Sevginizi asla esirgemeyin. Sevmekten kaçınmayın. Ben deli gibi kedi köpek sevdiğim bir dönem uyuz olmuştum. İyileştikten sonra bile vay ben uyuz oldum sevemem artık demedim.

Anlayacağınız huzur dolu uyuyacağım. Bir yavruyu sahibinin kucağına bırakmış oldum. Onun ben mama kokan ağzını yerim yer! Umarım bu yazı ile belki birilerine hayvan sevgisi aşılamış olurum. Onlar da bizim gibi. Onlarında her şeye ihtiyacı var. Yarın mama ve su kaplarını tazeliyoruz, yoksa da hemen koyuyoruz!!!!

Bugün yaşadığım huzur kadar huzurlu bir gece diliyorum size. Nina bebeğimsin daima!

Sevgilerimle.

Boş ver, hepsi geçecek

Kendime seslendiğim bir yazı. Her şeyin ne şekilde değiştiğini ve değişebileceğini gösteren..

Ailenin ne kadar değerli olduğunu ergenlik döneminde pek anlamadın. Hareketli hallerin vardı, yaşam enerjisi ile doluydun. Girdiğin her ortamda önce yaşam enerjin fark edilirdi değil mi? Kahkaha atarak, gülümseyerek çok kalabalık olan bir çevreye sahiptin. Hem lise hem aşk olaylarına takıldın o aralar. Ev durumları biraz karışıktı seni hala anlıyorum. O yüzden kanatmayacağım yaralarını.

Bir çevren vardı. İlk defa birine aşık oldun sandın ama olmadı. Yapamadınız. İyi ki de yapamamışsınız. Senin için yanlış seçimdi. Gerçi sonrasında çok yanlış seçimlerin olacak. Olsun. Lise hayatın her şeye rağmen çok sosyal geçti. Dostum dediğin insanlar vardı. Yanlış kişilere dostum demişsin. Biri hariç kimse kalmayacak yanında.

Sanırım içine ata ata kendini hasta ettin. İşin kötü yanı hala içine atıyorsun biliyor musun? İçine attıkların koca bir dağ olacak. Keşke haykırabilseydin o zaman. Gerçi bir ara denemiştin. Bir ara gerçekten bağırmak istemiştin. Olmadı. Şu an ki halimle yanında olsaydım tutardım ellerimden. Kalkmana yardım ederdim. O yıkıklık için elimden geleni yapardım. Etrafındaki insanlar da uzaklaştıkça daha beter bir duruma geldin sanırım. Kimse mutsuz halini çekmez. Çekecek sanıyorsan yanılıyorsun.

Öyle ya da böyle hastalık, hastalıklar ve daha çoğu derken kazandın üniversiteyi. O kadar gururla bakıyorum ki sana gözlerim doluyor. İnanır mısın ailenle aran mükemmel şu an. Hatta onlar da gururla bakıyor sana. Kazandın ve okumaya başladın. Yanlış bir aşk hayatı denk geldi o aralar sana. Çok yoruldun biliyorum. Yanlış biri denk geldi sana. Hiç bir şeyden anladığı da yoktu. Her şey ters gitmeye başladı yine. Hastalıklar arttı daha çok arttı. Ellerin tir tir titreyerek açtın ışıklarını. Karanlıktan nefret ediyorsun biliyorum. Sanırım uyum dengen kaydı hatta tüm dengen.

Aile işleri de bozuldu o aralar. Hatta baban çok uzağa göreve gitti. Sonra her şey daha da berbat oldu. Düştükçe ayağa kalktın. Bir ara okula da gidemedin. Her şey bitmiş gibiydi. Sonra zaten kayış koptu. Yataktan kalkamadığın hallerin moralini bozuyor biliyorum şu an her gün dışarının kokusunu içine çekerek uyanıyorsun. Okula seni zoraki götüren ve yanında olan o arkadaşın hala yanında! Sonra hastalıklar tamamen kapattı görüş alanını. Kocaman bir buçuk sene kaybın oldu. Ama hallettin okul işini. Sonra birini tanıdın. Hayata bağladı gibi geldi seni değil mi sana? Ama sönen yüreğini daha da söndürdü. Yanlış insan. Her şeye rağmen koştunuz, “bir” olmaya düşe kalka. Sonra olmadı. Elindekileri de aldı götürdü. Yine düştün ama kendin kalktın. Her şeyin gitse bile ailen her şeyi ile yanında kaldı. Bir çok işte çalıştın. Haplarla gidilen çoğu işte çok çalıştığını söyleyenler oldu. Yaşam enerjin daima seninle kaldı. Hatta bir reklamda bile oynadın. Şehirler değiştirdin.

Sıfırdan başladın. Korkuyorsun hala kırılmaktan. Kırmalarından. Bazen saçmalıyorsun. Bazen telaşlanıyorsun. Ama sendeki ışığı ben bile görüyorum. Sen ışıl ışıl parlıyorsun. Hala için nefretten ziyade merhamet dolu. Birilerine kedi sevmeyi öğreten, özgüven veren davranışların senin de sevilmeye değer olduğunu biliyor.

Hayat şu an çok normal bir o kadar da zor. Salgına yakalandık. Korona virüsü ile mücadele ediyoruz. Eskisi gibi koşamıyorsun. Astım hastası oldun. Ama eskisi kadar hastaneye de gitmiyorsun. İkinci evin olmuştu. Devasa kilolar aldın hatta çok kilo da verdin. Ailen hep yanında kardeşin tahmin ettiğin gibi en yakın dostun oldu. O kadar yakışıklı ki sen bile hayal edemedin o kadarını. Annen en büyük sırdaşın. Baban gerçekten bir dağ oldu sana.

Kamp yaptın. Muğlayı dolaştın. Konserlere gittin. Şehirler değiştirdin. Sigarayı bıraktın…. Çok yeni sağlam dostların var, uzakta olsalar dahi inan hepsi senin gökyüzün. Hepsi bir kardeş sana. Kitap hayalin ise içine çok sinen bir şey yapıyorsun çok güzel oluyor. Lord of the rings hayatında. Mutlu olsan da mutsuz olsan da onunla rahatlamaya devam ediyorsun. Biraz yalnızlık yaşasanda kendinle geçirdiğin vakit mükemmel. İkinci üniversiteyi okuyorsun. Hatta üçüncüde aklın var. Şu an çalışmıyorsun. Bir müddet daha belki. Belki bir yer açabilirsiniz babanla. Şu an her şey biraz karmaşık çünkü korona var işte.

Heyecanlandıran şeyler var seni. Güzel şeyler var. Bazen ise kalbin sökülüyor gibi hissediyorsun. Ama teşekkür ederim sana sevmek nasıl bir şey senin öğrettiklerin sayende biliyorum. Sevmek konusunda asla yalan söylemedik. Hala söylemiyorum. Odandasın şu an ve ben seni gözüm yaşlı bir şekilde hayal ediyorum. İnan bana en zorları başardın. Kaldıramam sandığın yükleri taşıdı omuzların. Annene anne olduğun, kardeşine her şey olduğun, babanı kucakladığın anlar oldu. Ailecek büyük zorluklar geride kaldı. Belki dahası gelecek ama sen onları da halledeceksin. Halledeceğiz. Hataların oldu, çok büyük bir yanlışın oldu. Ama kendine olan bir yanlıştı. Onun bile üstesinden geldin. Geldik. Bazen hala geliyoruz. Güzel şeyler var dahası da olacak..

İyi ki varsın. İyi ki varız. Geçmişime ve geleceğime selam olsun. Her yanlış şeye doğruyu öğretemezsin ama doğru bildiğinden şaşma. Unutma her şey geçiyor. Sen geçmez sansan bile.

Evrenden mail

Uzanmışım kumsala demek çok isterdim şu an. Ama balkonda oturmuş virüsten önce hayat nasıldı onu düşünüyorum. Sanırım özgür zamanlara ait özlem büyümeye başladı içimde. O zamanların kıymetini çok iyi bildiğim için, kendime şunu da yapsaydın keşke ya diye sitem etmiyorum. Çalıştığım dönemlerde işten çok geç çıkardım ve ne olursa olsun pat diye uyumak istemezdim. 11 de çıkış mı yapıyorum hemen önce bir kahve içerdim en soğuğundan ve sonrada yemek yerdim. Çanakkalenin en güzel kısmı ise denize karşı oturup pizza kemirebiliyorsunuz. Pizzanın lezzeti tartışılır ama manzaram her zaman çok güzeldi. Merkezi çok seviyorum. Gerçekten yaşam çok kolay. İşten çıktın ve deniz kenarında kendini hayal alemine mi atmak istiyorsun? 10 dakika yürüyorsun ve kumsala uzanıyorsun… Hayat işte bu kadar konforlu. O yüzden şu an geçmişe bakarken evet Burcu kendini mutlu edecek şeyler yapabildin diyorum. Şu an bu duraksama döneminde ise evde kalmayı kendime borç bildiğim için bir gün virüs biterse neler yapabileceğimi planlıyorum. O kadar güzel hayaller kurdum ki! Çoğu realist eserler bir kısmı da romantizm akımı etkisinde…

Hayat ne olursa olsun size yaşamaya değer şeyler sunuyor. Yani düşüşte olduğunuz bir dönem içerisindeyseniz yükselişe geçeceğiniz anı bekleyebilirsiniz. Ben düşüş üstüne düşüş yaşadım, en dibi bile görseniz, en tepeye çıkmanız an meselesi, buna inanarak yazıyorum şu an. Önemli olan kim olduğunuzu ve ne olduğunuzu asla unutmamanız.

Şu an hayatımın huzurlu, sevimli, bebeksi, tatlı bir dönemindeyim. Büyüsü beni çok mutlu ediyor. Yazarken de korkmadan yazabiliyorum çünkü evet bunu hak ettim! Hayatta iyi şeyleri hak ettiğinizi bilin, kendinizi önemseyin. İyi şeyleri hak ediyoruz. Önemliyiz. Hassas bir insanım çoğu şeyden kolayca etkilendiğim için bazen en küçük bir şeyde bile çok ama çok hüzün sarabiliyor içimi. Bu beni benden alabiliyor. Ama işin en güzel kısmı güzel şeyleri de dorukta hissedebilmem. Güzel şeyler başınıza geldiğinde kıymetini bilerek yaşayın. Gerçekten işin en güzel kısmı hayatın bize getirdiği güzel şeylerin farkına varıp onları doyasıya yaşamak.

Ne zaman balkona otursam balkon konuşması yapıyorum… Hayırlara vesile olanından… Ama ne yapayım ya insan kendini huzurlu hissettiği an ya da en huzursuz hissettiği an parmakları yazacak bir kağıt ya da yazacak bir telefon, bilgisayar falan arıyor. İçini dökmek gibisi yok. Yaşadıklarımı yazdıkça ve gerçekten en şeffaflığı ile yazdıkça geri dönüp okuduğumda evet ya ne güzel de başarmışsın! Diyorum. Ya da evet bu düşüncelerin esiri bir daha olmamalısın…

Daha içimi dökeceğim ya da mutluluğumu haykıracağım çok anı paylaşacağım ya da yazacağım buraya. Çoğu insan gibi. Kötü bir anı resmetmek her zaman daha buram buram edebiyat kokar gibi gelir insana. Ama başarıyı, mutlu bir anı ölümsüz kılmak da çok ama çok kıymetli. Geri dönüp baktığınız her an Nasıl da başarmışsın ya! Diyorsunuz ve içinizde çiçekler açmaya başlıyor. Kendinize olan inancınız artıyor. Evrenden gelen mail fısıldıyor bunları. Hayatını sevdikçe ya da zorluklarla baş etmesini bildikçe, kırıp dökmedikçe, kendini sevdikçe daha da güzelleri seni bulacak diyor. Zaten en önemlisi de kırıp dökmemek ya da kendine zarar vermemek.

Sağlığımın şu an iyi olduğu bir dönemindeyim. Depresyon etkisini yitirdi ve başarılı bir süreçti. Bir iki kriz yaşandı ama kendimi güçlü tutabildim. Bundan sonrasında da neler yapabileceğimi daha iyi biliyorum. Nasıl güçlü kalınır? Bu sorunun cevabını kendimde buldum. Sonrasında da hayatıma çok güzel yenilikler hücum etti. Huzur dolu ve en güzel olanlarından! Sağlığıma kavuşmam gibi! Epileptik atakların azalması gibi! Ee evrenden gelen mail etkisi diyorum ben buna. Size de her gün bir mail geliyor, önemli olan bunu fark etmeniz. Güzel bir haber, yeni bir yüz, başarma sevinci, göklerde hissedeceğiniz bir sürpriz, sağlığınıza kavuşmanız, kahve içerken birden kendinize olan inancınızın durup dururken yeşermesi, kendinizde yeni bir güzellik farketmeniz, doğanın size fısıldaması, güneşin sizi ısıtması, denize bakarken hayallerinizin parıldaması, evinizde hissettiğiniz muntazam huzur, görmediğiniz birinin aniden size sürpriz yapması, sağlığınızın bir gülümseme ile size göz kırpması vs vs vs. Evrenden gelen maillere açık olun! Görmesini bilin yeter ki!

Güzel bir salı günü diliyor ve kendinize ait umudunuzu asla kaybetmemenizi diliyorum! En önemli şey biziz ve biz her zorlu mücadelenin kahramanı olabiliriz, yeter ki isteyelim!

Sevgilerimle.

Geceyarısı güneşi

Hayata tutunmak… Şu an yukarı doğru çıkıyorum merdiven basamaklarından ve tutunuyorum demirlere. Biraz yorgunum, biraz nefesim kesiliyor ama işin büyüsü de bu. İnerken yorulmazsın da çıkarken nefesin kesilir ya o anı yaşıyorum işte. Şimdi o merdivenleri çıkarken arkamı dönüp yol aldığım mesafeye bakıyorum ve diyorum ki, İyi gidiyorsun burcu bu sefer gerçekten iyi gidiyorsun…

Balkondayım sokak ıssız ve sessiz. Kahve yapıcam birazdan ve gece daha da büyüleyici olacak. Dün gece bir mide sancısı çektim. Onun da nedenini şu an her şeyin güzel gitmesine bağlıyorum. Kıskanıyorsun beni midemmm. Ama uyandığımda gayet iyiydim. Her şey yavaş yavaş düzelmeye başlıyor. Depresifliğin kurumuş gövdesi toprağa karışmaya başladı ve düşen tohumlardan güzel şeyler filizlenecek gibi…

O kadar güzel bir rüya gördüm ki etkisi hala üzerimde. Parıl parıl parıldayan bir rüya. Ee kabusların yerini güzel rüyalar almaya başladıııı. Bu da her şeyin güzel gittiğinin bir habercisi. Bazen hiç kimse yanınızda değilmiş gibi hissedersiniz. Yalnız, korkmuş, karanlıkta kitli kalmış gibi. İşte o dönemin uzun sürdüğü anları çok yaşadım. Korktum evet, baya hemde. Sonra ellerimle duvarları aradım bir ışık yakmak için. Baktım yok olmuyor, mum aradım. O da yok. Sonra kapattım gözlerimi ve dedim ki e şu an da karanlıktayım o zaman hemen güzel bir hayal kurmalıyım.. O anlarda umutlarıma, hayallerime, beni ben yapan güzel şeylere tutundum. Sonra ne mi oldu? Önce hemen aydınlanmadı ortalık ama geceyarısı güneşim umutlarımdı. Sonra bir daha kapattım gözlerimi daha çok hayal kurdum. Olmasını istediğim her şeyi diledim. Tekrar açtım gözümü. Koskoca gökyüzünü aydınlatan dolunay yakamoz yaptı o karanlığıma.

Demek istiyorum ki dileyin ve vazgeçmeyin. İsteyin ve elinizden geleni yapın. Karanlık günler her zaman bizi bulabilir. Her zaman bizim etrafımızı sarabilir. Ama oturup o an ağlarsam daha da hıçkırarak ağlayacağım. Teslim olacağım çünkü. Ama zamanla vazgeçmemek nedir çok iyi anladım. Karanlığa karşı korkusuz olmak ne demekmiş çok iyi biliyorum şimdi.

Çocukken kardeşim yeni doğduğunda onu sürekli biri her gece rüyamda kaçırıyordu. Ben kardeşim olsun diye gece gündüz ağlayıp öğretmenimi darlayan bir çocuktum. Öğretmenimde dayanamamış annemle konuşmuş. Resmen burcuya bir kardeş mi yapsanız acaba? demiş hahahaha. Neyse sonra dileklerim kabul oldu ve bir kardeşim oldu. Ama her gün rüyamda aynı kişi onu kaçırıyor ve adamı tanımıyorum. Neyse o zamanlar ZEYNA vardı, hatırlarsınız belki. Çok güzeldi. Uyumadan önce Zeyna kardeşimi kurtarsın istedim ve ben uyurken rüyamda Zeyna kardeşimi kurtardı… İnanılmaz bir sevinç sardı içimi. Ertesi gün oldu, yine korkuyorum kardeşimi kaçıracak o adam diye. Ama uyudum ve kardeşimi yanımda gördüm. Bir daha da kimse onu kaçırmadı!! İnanılmaz bir sevinçti benim içinn. Yani umut edin bir şeylere tutunun, kendinize, güneşin doğuşuna, tatlı tatlı esen rüzgara, aşkınıza, inançlarınıza, hayallerinize, ümitlerinize… Ama yeterki tutunun ve vazgeçmeyin!

Biliyorum ki hayat gerçekten bir borsa. İniş ve çıkış olayı bakımından. Her düşüşten sonra elbet yükseleceğiz. Önemli olan düşerken kendimize zarar vermememiz…

Yarın hafta içi ve size en güzelinden bir hafta diliyorum! Bu arada bu sıkıntılı dönemde sınavlarım iyi geçtiği için ve artık çoğu şey güzelleştiği için ve yaz geliyor olduğu için aşırı mutluyum ve minnettarım! Güzellikler yakamızı bırakmasın! Ben de buradayım ey hayat! deme zamanıdır!

Sevgilerimle…

Güneşli bir an

Depresyonu yavaş yavaş gömdüğümü hissediyorum. Enerjime kavuştuğumu algılayabiliyorum. Kendimi gerçekten iyi hissetmeye başladım ve evet gerçekten iyisin diyor iç sesim. İç sesimde bana böyle diyorsa evet doğrudur diyebiliyorum. Bana aksini söylese şüpheli bir durum söz konusu olabilirdi. Bugün biraz sosyalleştiğim bir gündü, yakın arkadaşım Ayşegül ile bir Çanakkale turu yaptık, küçük çaplı. Yanında kendiniz gibi hissettiğiniz her insan bu hayatta size verilen kocaman bir armağan. Keyifli bir gündü. Yağmuruda yaşadık bugün güneşide. İlçe değiştirdikçe hava durumu da değişiyor. Feribot yolculuğunu çok seviyorum yorucu ama zevkli. Köprüde çok güzel gözükmeye başlamış…

Şehrimin manzaralarııı

Çanakkale de yaşamak çok güzel bir duygu. Yani İzmir de yaşarken bir daha asla bir yerde mutlu olamam sanıyordum. Ama öyle olmuyormuş. Çanakkale de gerçekten mutluyum. Gelibolu biraz bunaltıyor ama Çanakkale gerçekten çok hoş. Kedileri ile daha da hoş. O kadar çok kedi var ki her sokakta varlar. Kafelerin içinde bileee. Güzel bir gündü. Kahve içip dostunuzla iki kelam etmek gerçekten huzurlu bir an. Ayşegül iyi ki varsın!

Depresyonu (bu sefer) nasıl atlatmaya başladım ondan da bahsedeyim biraz. Öncelikle dönem dönem yaşadığım bu rahatsızlık, yaşadığım çok zor zamanlar ile başlıyor. Geçirdiğim zorlu bir zaman ve mide ağrısı ile girdi hayatıma tekrardan. Kanamalı bir ülser tedavisi yaşadım hatta. Stres odaklı başıma geldi. Neyse geldi ve kabul ettik mecbur kendisini. Çünkü siz kapınızı sımsıkı bile kapasanız onun yedek anahtarı mevcut. Sonra kabul ettik kendisini. Sürekli her şeye ağlamalar, kilo kaybı, üzüntüden uyuyamamak, uykudan tamamen kopmak derken kendisi beni yine ele geçirdi. Ama ben ne yaptım?? Uykusuz gecelerime kitaplar sığdırdım. “Queen Gambit” izlediniz mi bilmiyorum ama tavana bakıp satranç oynadığı sahneler var. Kitaplarımı okurken o kadar canlı okudum işte. Sanki o dünyadaymışım gibi. Üç klasik eser çeşitli mitoloji ve felsefe kitapları derken gecelerim şenlendi. Uykuyu zaten sevmediğim için başta iyi gidiyordu. Sonra kafamın susmadığı anlar başladı. Depresyon hastalığında beyniniz bik bik bik sürekli şunu yapsaydın keşke demeye başlar. Pişmanlık duyun diye. Ya da eskileri pişirip pişirip önünüze koyar. Baktım kafam susmuyor doktoruma koştum hemen. İlaçla beraber onu durdurmayı başardık. Bir gece ansızın o kadar konuştu ki en son karanlık bir oda da kafamı iki elimin arasında sıkıştırıp lütfen sussun artık diye söyleniyordum. O geceyi de atlattıktan sonra ilaç tedavisi ile kafa susmalarına son verdik. Depresyon hastasıyım bahanesinin arkasına sığınmadan, aöf derslerine çalışmaya başladım. Deli gibi iktisat ve muhasebe çalıştım. Uyku düzenim hala pek iyi durumda değil. İlaçlar ilk başta uykunun esiri yapıyor sizi ama şu an benim isteğimle geliyor isteğimle gidiyor. Yarın sınavlarım başlıyor ve ben bu karmaşada ona bile hazırım!

Kahkaha atarken çok içten olduğum zamanlar içerisindeyim. Bunu çevremdeki kişilerden de duyuyorum ve daha da hoşuma gidiyor! Kahveyi biraz fazla içiyorum ama midem, bana lütfen kızma kahveyi çook seviyorum diye mideme yakararak yudumluyorum kahvelerimi. Midemle anlaştığımızı düşünüyorum bana kırılmıyordur umarım….

Yani anlayacağınız depresyonun esiri olmamaya çabalamak lazım. O an zor oluyor hem de çok zor. Yataktan çıkmak istemiyorsunuz. Ders çalışmasam şu an ne olur diye düşünüyorsunuz. Ama yapmak için çabalamalısınız. Pes etmek, vazgeçmek bize göre değil! Elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Ben de elimden gelenin en iyisini yapıyorum. İşte zaten o an mutlu olmak için nedenleriniz artıyor. Hayatımda beni mutlu eden insanlar var ailem, dostlarım… Sokak kedileri.. Hayatınızdaki iyi nedenlere sımsıkı sarılın ve onlara iyi ki varsınız demeyi eksik etmeyin!

Gökyüzüne baktığımda bugün güneş benim için parlıyor kısmındayım şu an. Depresyon yavaş yavaş kayboluyor, güneşim kendisini buharlaştırmaya başladı çünkü. Güneşinize iyi ki varsın demeyi de asla unutmayın. Pes etmeden yaşadığımız her gün kendisi daha da ısıtacak çünkü bizi.

Evet sanırım motivasyon kokan bir yazımın daha sonuna geldim. Buraya yazı yazdığım her an güçlü olmaya daha da devam ediyorum. Hayatımdaki olumsuzlukları, umutları olduğu gibi başka kılıfa sokmadan yansıtmak çok önemli. Zaten sosyal medya sahtelikten ibaret, ama burada kendim olduğum için, kendimi iyi hissediyorum.

Umarım asla vazgeçmeyin dediğim her yazımda birilerine umut olabilirim.. Daha yeni başlıyoruz.. Güzel günler daima bizimle olsun! İyilik daima bizimle olsun ve kararan umutlarımız yeşermeye başlasın! Hayatımda olan ve beni mutlu eden en ufak şeye bile şükrediyorum. Daha da güzelleri bizimle olsun!

Sevgilerimle.

Depresyon ve ben….