Geceyarısı güneşi

Hayata tutunmak… Şu an yukarı doğru çıkıyorum merdiven basamaklarından ve tutunuyorum demirlere. Biraz yorgunum, biraz nefesim kesiliyor ama işin büyüsü de bu. İnerken yorulmazsın da çıkarken nefesin kesilir ya o anı yaşıyorum işte. Şimdi o merdivenleri çıkarken arkamı dönüp yol aldığım mesafeye bakıyorum ve diyorum ki, İyi gidiyorsun burcu bu sefer gerçekten iyi gidiyorsun…

Balkondayım sokak ıssız ve sessiz. Kahve yapıcam birazdan ve gece daha da büyüleyici olacak. Dün gece bir mide sancısı çektim. Onun da nedenini şu an her şeyin güzel gitmesine bağlıyorum. Kıskanıyorsun beni midemmm. Ama uyandığımda gayet iyiydim. Her şey yavaş yavaş düzelmeye başlıyor. Depresifliğin kurumuş gövdesi toprağa karışmaya başladı ve düşen tohumlardan güzel şeyler filizlenecek gibi…

O kadar güzel bir rüya gördüm ki etkisi hala üzerimde. Parıl parıl parıldayan bir rüya. Ee kabusların yerini güzel rüyalar almaya başladıııı. Bu da her şeyin güzel gittiğinin bir habercisi. Bazen hiç kimse yanınızda değilmiş gibi hissedersiniz. Yalnız, korkmuş, karanlıkta kitli kalmış gibi. İşte o dönemin uzun sürdüğü anları çok yaşadım. Korktum evet, baya hemde. Sonra ellerimle duvarları aradım bir ışık yakmak için. Baktım yok olmuyor, mum aradım. O da yok. Sonra kapattım gözlerimi ve dedim ki e şu an da karanlıktayım o zaman hemen güzel bir hayal kurmalıyım.. O anlarda umutlarıma, hayallerime, beni ben yapan güzel şeylere tutundum. Sonra ne mi oldu? Önce hemen aydınlanmadı ortalık ama geceyarısı güneşim umutlarımdı. Sonra bir daha kapattım gözlerimi daha çok hayal kurdum. Olmasını istediğim her şeyi diledim. Tekrar açtım gözümü. Koskoca gökyüzünü aydınlatan dolunay yakamoz yaptı o karanlığıma.

Demek istiyorum ki dileyin ve vazgeçmeyin. İsteyin ve elinizden geleni yapın. Karanlık günler her zaman bizi bulabilir. Her zaman bizim etrafımızı sarabilir. Ama oturup o an ağlarsam daha da hıçkırarak ağlayacağım. Teslim olacağım çünkü. Ama zamanla vazgeçmemek nedir çok iyi anladım. Karanlığa karşı korkusuz olmak ne demekmiş çok iyi biliyorum şimdi.

Çocukken kardeşim yeni doğduğunda onu sürekli biri her gece rüyamda kaçırıyordu. Ben kardeşim olsun diye gece gündüz ağlayıp öğretmenimi darlayan bir çocuktum. Öğretmenimde dayanamamış annemle konuşmuş. Resmen burcuya bir kardeş mi yapsanız acaba? demiş hahahaha. Neyse sonra dileklerim kabul oldu ve bir kardeşim oldu. Ama her gün rüyamda aynı kişi onu kaçırıyor ve adamı tanımıyorum. Neyse o zamanlar ZEYNA vardı, hatırlarsınız belki. Çok güzeldi. Uyumadan önce Zeyna kardeşimi kurtarsın istedim ve ben uyurken rüyamda Zeyna kardeşimi kurtardı… İnanılmaz bir sevinç sardı içimi. Ertesi gün oldu, yine korkuyorum kardeşimi kaçıracak o adam diye. Ama uyudum ve kardeşimi yanımda gördüm. Bir daha da kimse onu kaçırmadı!! İnanılmaz bir sevinçti benim içinn. Yani umut edin bir şeylere tutunun, kendinize, güneşin doğuşuna, tatlı tatlı esen rüzgara, aşkınıza, inançlarınıza, hayallerinize, ümitlerinize… Ama yeterki tutunun ve vazgeçmeyin!

Biliyorum ki hayat gerçekten bir borsa. İniş ve çıkış olayı bakımından. Her düşüşten sonra elbet yükseleceğiz. Önemli olan düşerken kendimize zarar vermememiz…

Yarın hafta içi ve size en güzelinden bir hafta diliyorum! Bu arada bu sıkıntılı dönemde sınavlarım iyi geçtiği için ve artık çoğu şey güzelleştiği için ve yaz geliyor olduğu için aşırı mutluyum ve minnettarım! Güzellikler yakamızı bırakmasın! Ben de buradayım ey hayat! deme zamanıdır!

Sevgilerimle…